yogun-duygular-ruhsal-bir-rahatsizlik-mi

YOĞUN DUYGULAR RUHSAL BİR RAHATSIZLIK MI?

 

 

Psikologların başucu kitabı DSM-5’te, yoğun duygular neredeyse ruhsal bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Kökenleri antikçağa kadar uzanan bir yaklaşım bu.

Duygusal hayatımız yakında “emoji” gönderimiyle mi sınırlanacak? Hani internetin çok sevdiği, ruh halimizi ifade ettiği düşünülen şu küçük suratlar. DSM’nin son edisyonuna göre birkaç haftadan uzun süren bir yas, ağır depresyona işaret edebiliyor. Haftada üç kere öfkelenen bir çocukta “duygudurum düzenleyememe bozukluğu” değerlendirilirken; hasta bir yakını hakkında endişelenenlere gittikçe daha çok sakinleştirici ilaç yazılıyor. Gelgitli ruh halleri bipolar; seslere katlanma zorluğu ve gündelik hayatta agresiflik yüksek duyarlılık olarak teşhis edilebiliyor.

Duygusal hayatın bu şekilde “patolojikleştirilmesi”, çağımıza özgü iyileştirme takıntısına çok uzak değil. Bu durum, günümüzde mutluluğun bir zorunluluk olduğu ve buna karşı duran tüm etkenlerin ortadan kaldırılması inancının muhtemel bir meyvesi. Ancak bu kadarla sınırlı değil. Bize içsel alanlarımızdan şüphelenmeyi ilk öğreten Platon’du. Akıl ve duyguyu karşı karşıya getiriyordu. Ona göre duygu, bedene, şeylerin maddi dünyasına aittir ve bu sebeple karmaşa kaynağıdır. Duygu, acı deneyimiyle; acı çektiren, maruz kalınan, üzüntü kaynağı patolojiyle ilişkilidir.

Platon, cenazelerdeki yüksek sesli ağıtları bile rahatsızlık kaynağı olarak görüp engellemek istiyordu. Sonrasında Batılı filozofların bir kısmı da onu memnuniyetle takip etti: Descartes, duygulara ilişkin her şeyi küçümser çünkü “Meditasyonlar” kitabında öne sürdüğü üzere, hislerin bizi yanılttığını düşünür ve akıl alanında olmayan her şeyi bırakmaya bizi davet eder. Kant’a göre duygular, düşünmeye engel olur.

Filozof Alain, duyguları irade karşıtı olmakla suçlar. Sartre’ın duyguları dünya üzerinde yol almak için bir araç olarak gördüğü teorisi ise duyguları rehabilite etmek için kullanılabilir. Duygular tüm canlılar için ortak bir deneyimdir (hayvanların da duyguları vardır). Şiddetlenmiş ve kontrolden çıkmışsalar, acıya neden olurlar. Bu durumda yatıştırılmaları gerektiği aşikardır. Ancak, anormal duygudurumların kan şekeri veya kolesterol gibi değerlendirilemediğini de unutmamak gerekir.

 

 

Önceki Yazılar

TAM UYKUYA DALACAKKEN OLUŞAN DÜŞME HİSSİNİN NEDENİ

Sonraki Yazılar

44 FAKLI DUYGU