yoga-terapi

ANKSİYETEYE KARŞI YOGA TERAPİ

 

 

Yoga hem fiziksel hem de ruhsal olarak sağladığı faydalarla biliniyor. Yoga terapi ise bu faydalara ek olarak rahatsızlıkların tedavi süreçlerine destek sağlıyor. Yoga terapisti Şebnem Akbulut bu yöntemin anksiyeteye yönelik kullanımını paylaşıyor.

Kısaca nedir? Yoga terapi bütünsel yaklaşımla beden, zihin ve duygular üzerinde çalışır. Kişinin kendisini sürekli olarak tetikte hisseder hali hayatı olumsuz yönde etkiler. Savaş-kaç haline sürekli maruz kalan kişi stres altındadır. Bununla birlikte kortizol ve adrenalin seviyeleri yükselir. Yoga terapi bedenin kimyasını tekrar dengeye getirerek bütünsel bir yaklaşımla çözüm araştırır.

Kimler içindir? Anksiyete teşhisi konmuş, herhangi bir kalp rahatsızlığı olmayan kişilere yöneliktir. Kişinin epilepsi, kalp, hipertansiyon veya omurga problemi varsa, program kişiye özel modifiye edilerek uygulanabilir.

Nasıl uygulanır? Anksiyete için yoga terapi programı; nefes egzersizleri, asana (duruş pratikleri), derin gevşeme ve meditasyon bölümlerinden oluşan bir saatlik bir programdır. Daha önce yoga pratiği yapmamış kişiler de rahatlıkla uygulayabilir.

Neden etkili? Yogik bakış açısıyla anksiyetede görünür bir hız vardır; kişi bunu dışarıya rahatsızlık, huzursuzluk, yerinde duramama hali olarak yansıtır. Depresyonda bu hız görünmezdir. Zihin yine hızlıdır, fakat bu sefer duygusal katmanda hareketlilik vardır. Örneğin bir kaya düşünün, sabit ama içindeki elektronlar gibi hareketlilik var ve kapalı bir kutu gibi. Depresyon da böyledir, hız vardır fakat görünmezdir. Bu sebeple, yoga terapi anksiyeteye ve depresyona farklı yaklaşım sunar.

Anksiyeteye yönelik yoga terapi programı, eklemleri canlandırıcı ve gevşetici döngüsel çalışmalarla başlar. Bu yöntem öncelikle zihindeki döngüsel düşünceler zincirinin önünü keser. Başlangıçta hızlı ve hareketli bir programla zihni sakinleştirir. Sonra daha yavaş, güneşe selam gibi serilere yönelir. Pranayama (nefes) bölümünde ise önce hızlı nefeslerle başlayıp sonra sakinleştirici nefeslere geçişimizin mantığı da aynı şekildedir. Örneğin yaklaşık 20-30 dakikalık önce hızlı, sonra yavaş nefes çalışmaları uygulandığında, endişe halinde döngüsel şekilde takılmış düşüncelerin önüne geçmiş oluruz.

Özetle, hızlı ve ani pratiklerden yavaş ve daha da yavaşlayan pratiklere geçiş zihni sakinleştirirken içsel farkındalığı da geliştirir. Yogada bir deyiş vardır: “Zihnin efendisi olmal.” Bundan yola çıkarak, bu çalışmanın bütünsel yaklaşımı aynı zamanda, “zihnin efendisi olma” yolunda insanı geliştirir. Sistemli bir şekilde pratik edildiğindeyse zihin anksiyete döngüsünden çıkıp yeni bir alışkanlık edinir.

ŞEBNEM AKBULUT (Yoga eğitmeni ve terapisti. SVYASA Üniversitesi’nde yoga terapi üzerine yüksek lisans programını tamamladıktan sonra, Dhramsala’da Dalai Lama’dan eğitim aldı. Kurucusu olduğu stüdyo Yogha’da ve farklı kurumlarda çalışmalarına devam ediyor. )

 

 

Önceki Yazılar

SAKİNLEŞMEK İÇİN 12 İPUCU

Sonraki Yazılar

MEDİTASYON İÇİN ALTERNATİF ÖNERİLER