yıldızlar1

YILDIZLAR SİZE SESLENİYOR!

 

 


Kimim ve hayattan ne bekliyorum? Tam olarak inanıyor olmasak da, birçoğumuzun her gün burç yorumlarınızı okuma telaşına düşmesinin sebebini, bu varoluşsal sorulara cevap bulmak.

Gazetenizi okurken ya da internet sitelerinde gezinirken, sizin de gözünüz geleceğiniz hakkında kehanetlerde bulunan o küçücük kutulara kayıyor değil mi? Bir an için de olsa, yüzlerce ve hatta binlerce insanla tam olarak aynı gün ve saatte doğmuş olduğunuzu unutuyorsunuz. Yıldızların kahini sadece size hitap ediyor. Burç yorumunuzda büyük bir ihtimalle önümüzdeki altı ay boyunca şansın sizin yanınızda olacağını, işinizde başarı elde edeceğinizi ve hatta kendi işinizin patronu olma yolunda adım atmanın tam zamanı olduğunu okuyacaksınız. Birkaç 10 yıllık yaşanmışlıktan sonra, bu öngörülerin birer yanılsama olduğunu deneyimleyebiliyoruz. Tıpkı talihsizce yaşanan romantik ilişki sonrası bir daha asla aynı hataya düşmeyeceğimize yemin ettiğimiz gibi. Ama sonra hemen yine, bugün, bu hafta, bu yıl için yapılan tahminlerde küçük de olsa bir doğruluk payı olmasını ummaya başlıyoruz.

Ruhun pansumanı

Yıldız falını okumak; şanslı gününüzde loto, at yarışı oynamak ya da bir şeye “gerçekten çok güçlü şekilde inanırsak” olacağını düşünmek gibi sıradan “delirme” hallerinden biri. Bize en çok arzuladığımız şeyleri yıldızların getireceğine inanıyoruz: aşk, para, sağlık, tatminkar bir sosyal yaşantı. Her ne kadar çalışmanıza hiç gerek kalmayacak şekilde yakında zengin olacağınızdan bahsetmiyorsa da, yıldız falınızın size her zaman verecek güzel haberleri var. Size asla kanser tehdidi altında olduğunuzu veya partnerinizin sizi terk edeceğini söylemiyor. Yas, boşanma, hastalıklar gibi kasvetli haberlerin o satırlara girmesi yasak. Amerika’daki Wisconsin Üniversitesi’nde görevli Psikolog Margaret Hamilton, “Gazetelerdeki bu bölüm yüzde 70 olumlu bilgi ile doluyken, ortalama bir yazıda bu oranın yüzde 50’yi geçmediğini görüyoruz” diyor. Tamamen aldatılıyor değiliz, konunun oyuncu bir boyutu var.

Ayrıca her zaman kendimizi bize en uygun gelecek tahmini bulacak şekilde ayarlıyoruz. “İyi bir yıldız falı, okuyan kişiye kendisi için  yazılmış izlenimi verir” diyor işin uzmanları. Adeta bir roman ve kurgu krallığıdır burç yorumları. Burçlar alemi rüyalarınkine benzer ve bizi farkında olmadan geçmişe, çocukluğumuzun o değerli anılarına, anne-babamızın bizi uyutmak için prensesler ve yakışıklı prensler hakkında anlattıkları harika hikayelere götürür. Dahası, profesyonel astrologlar dahi günlük burç yorumlarından sakınırlar, çünkü gezegenlerin hareketleri günlük tahminlerde bulunmak için çok yavaştır.

Bir anlam arayışı

Yıldız falımızı okuruz, çünkü ya alık ve umut doluyuzdur ya da tam tersi, sıkıntılara boğulmuş, iş arayışındayızdır. Böyle zor zamanlarda fallar sayesinde kendimizi daha mutlu bir gelecekte hayal ederiz: “Kötüyüm ama Satürn geçtiğinde daha iyi olacağım” O anki zorluklarımız anlam kazanır: “Her şey ters gidiyor, çünkü ben bir balık burcuyum ve balıklar acı çekmeye mahkumdurlar, özellikle üçüncü dekanatdakiler” Ve engelleyen Satürn ve Mars olduğundan, işimizi veya partnerimizi elimizde tutamamak konusunda kendimizi daha az sorumlu hissederiz. “Yıldız falımızı objektif şekilde okuduğumuzu düşünürüz. Gerçekteyse yaşamakta olduğumuz deneyimlere, isteklerimiz veya korkularımız doğrultusunda falları yerleştirir ve yorum katarız” diye doğruluyor Psikoterapist Gerard Morel. “Üstelik okuduğumuz fal bizde bir çağrışım yapmazsa dikkate almıyoruz veya bize daha fazla hitap eden, daha çok beğendiğimiz diğer yorumlara yöneliyoruz” Diğer taraftan, yazılanın akla yatkın olduğunu hissettiğimiz anda oyuna dahil oluyoruz. Öğretmen olan 37 yaşındaki Sibel, “Beş-altı yıl önce, nisan ve haziran ayları arasında kritik bir karşılaşma yaşayacağımı okumuştum. Aynı dönemde Görkem adında biriyle yediğim ilk yemekten itibaren, ilişkiye bütünüyle kendimi verdim. Kendimi evli gibi görüyordum. Aslında o kadar işgalci davrandım ki dayanamayıp kaçtı” diye anlatıyor yaşadıklarını. Gerard Morel’e göre günlük burcumuzu okumak, özellikle “başkası“nın bizi düşündüğünü hayal etmemiz açısından tatmin edici. “Giderek daha materyalist ve bireyselleşen bir dünyada, kaygıya karşı bir sığınak” açıklamasında bulunuyor Morel. Eski uygarlıklar yıldız falını; zamanı yıllara, aylara, saatlere bölmek için kullanırlardı. Etimolojik olarak da horoskop kelimesi “saate bir bakış” anlamına geliyor. Yıldızlara savaşıp savaşmamaları gerektiğini, rekoltenin bereketli olup olmayacağımı sorarlardı. Ama o eski zamanlarda gökyüzü kendisi ile ilgili bilgileri krallara ve papazlara verir, sıradan vatandaşlara vermezdi. Yıldız haritası ancak 19. yüzyılda halkın egosuyla ilişkiye geçmeye başladı.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardındansa burçların dili popüler basın ve kadın dergileri arasında artarak yer bulmaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri’ni ele geçirdikten sonra Avrupa’yı baştan çıkarmaya başladı. Bireyselliğimiz ve narsist eğilimlerimiz geliştikçe, kehanetlere daha aç hale geldik. Gerçek şu ki “iyi” yıldız falı bizden yana olan, bize moral veren ve bizi yeniden inançla doldurup taşıran oluyor.

Bana benden bahset

Güven vermek, aynı zamanda kim olduğu anlaşılmış, tanımlanmış hissetmek ve bu sebeple diğerleri tarafından tahmin edilebilir olmak demek. Oğlaklar ıssız adamlar. Balıklar yapay cennetlerin çekiciliğine kapılan idealistler. Bunun yanında Boğalar güvenilir ve katılar. Aslanlar sahne önünde olmayı severler. Akrepler hem kendileri hem de başkaları için tehlikeliler… Gerard Morel, “Bizim dönemimiz, bize sunulan her modelde kendimizi aramaya itildiğimiz, daha önce benzeri görülmemiş bir kimlik arayışı ile karakterize oluyor” diyor ve devam ediyor: “Oysa burçlar yalnızca tüm insanlık için ortak olan karakter özelliklerini ve davranışsal eğilimleri tanımlar. O sebeple her birinin biraz tanıdık gelmesi normal.

42 yaşındaki bankacı Hülya, bu konudaki deneyimini şöyle anlatıyor: “Bir arkadaşım bilgisayardan yıldız haritamı çıkarmayı önerdi ama bunu yanlış bir doğum saati üzerinden yaptı. Prensipte bu her şeyi bozar. Oysa benim olması imkansız olan bu tasvirde kendimi tamamen bulabildim. Annem ve babam dahi yazılanların gerçekten ben olduğumu düşündü.” 10 sene kadar önce Psikanalist Gerard Miller, bir televizyon programında “astrolog” rolüne girdi ve deneklerin yüzde 90’ı burçları sorulduktan sonra psikanalistlerin yaptığı tanımlamalarda kendilerini buldular.

Connecticut Üniversitesi’nde görevli Psikolog Allysa Jay Wyman ile Stuart Vyse ve Kansas Üniversitesi’nden Rick Synder daha büyük ölçekte benzer deneyler yaptılar ve benzer başarıda sonuçlara ulaştılar.

Akılcı olmayanın hazzı

Psikoloji ve psikanalizin yükselişine rağmen, insanların kayda değer bir bölümü bir kişinin karakterinin burcu ile açıklanabileceğini düşünüyor. Gerard, “İçimizde ‘eğitilemeyen’, akılcılığa karşı koyan bir şey var” diyor. Bu bölüm bizim rüya görebilmemizi, kutsal ve ilahi boyuta geçebilmemizi sağlıyor. Problem şu ki bu yatkınlığımız bizi gerçek varlığımız, ihtiyaçlarımız, arzularımız, geleceğimiz hakkında bilgi sahibiymiş gibi davrananların yani astrologların, falcıların kölesi haline getirebilir.

Derleyen: Nil Kutluk

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

KABALIĞA KARŞI EN İYİ TEPKİ

Sonraki Yazılar

Z KUŞAĞI İLE İLETİŞİM