aldatma1

YENİ NESİL SADAKATSİZLİK


Cinsel içerikli mesajlaşmadan beğendiğiniz biriyle yemeğe çıkmaya kadar, sadakatsizlik kavramı değişti. 

Derleyen: Y. Buğra Levent

Partneriniz olmayan biriyle cinsel içerikli mesajlaştınız mı? Sosyal medyada eski sevgilinizi takip ettiniz mi? Sırlarınızı iş yerindeki “arkadaşınızla” paylaştınız mı? Eğer öyleyse, Men’s Health’in 2400 kişiyle gerçekleştirdiği ankete göre, çoğu kadının “Aldatan” diyeceği o kişisiniz.

İki cins arasındaki fark da burada ortaya çıkıyor: Kadınların erkeklere göre, bahsi geçen bu davranışları aldatma olarak görmesi daha muhtemel. Bu bir açık uyarı.

Burada net olan bir konu varsa, o da bizi baştan çıkaran şeylerin sonsuz olduğu ve modern yaşamın da bunlara yenilmemizi kolaylaştırdığıdır. Cinsel ilişki yaşamak, erkeklerin ve kadınların neredeyse yüzde 100’ü tarafından aldatma olarak kabul ediliyor. Peki ya öpüşmek? Kadınların yüzde 95’i ve erkeklerin yüzde 81’ine göre, evet, bu da aldatma sayılıyor.

Fakat bunların ötesinde, aldatma konusu biraz karışık. Porno izlemek mi? Partneriniz bunu muhtemelen anlayışla karşılayacaktır. Webcam’den bir kadınla görüşmek? O kadar da değil. Bu arada, aldatmanın sadece erkeklerin yaptığı bir şey olmadığını da söyleyelim. Pek çok eş ve kız arkadaş da aldatıyor.

Aldatma çizgisini neden aştığımız hakkında yeni bir görüş var. Terapist Esther Perel, The State of Affairs: Rethinking Infidelity adlı yeni kitabında, “Aldatmak, ilişkinin veya aldatan kişinin kötü olduğunu gösterir” gibi mitleri yıkmaya hazırlanıyor. Buna yönlenmemizin sebebinin, çoğunlukla kimliğimizin kaybolmuş kısmını arzulamamız olduğunu söyleyen Perel, TED Talks için yaptığı konuşmada “Aslında bu, başka birini aramamızla ilgili değil. İçimizdeki başka bir ‘ben’i aramakla ilgili” diyor. Diğer mitlerse şu yönde: Erkekler sıkıldıkları için aldatır ve bir evlilik sadakatsizliği asla atlatamaz.

30 yılı aşkın bir süredir terapistlik yapan Dr. Marty Klein ise, hastalarının, kaçamak ilişkilerindeki heyecana evliliklerinde de sahip olmak istediğini belirtiyor: “Bu, hiç de gerçekçi bir kıyaslama değil.” Ama aldatan kişilerden bir şeyler öğrenebilirsiniz. Eşinize sevgiliniz gibi davranın. Seks için hazırlanın (öncelik verin, gözünüzde canlandırın), orada olun (tadını çıkarın), yeniliği benimseyin (rutininizi kırın) ve eşinizin çekici, tutkulu ve heyecanlı hissetmesini sağlayın.

BUNA ALDATMA MI DİYORSUNUZ?

Out of the Dog House kitabının yazarı Robert Weiss, sadakatsizliği “Partnerinizin yapmanızı istemediğini bildiğiniz manidar bir şeyi gizlice yapmaktır” diye tanımlıyor. 1600 erkek ve 800 kadına, hangi davranışları aldatma olarak gördüklerini sorduk. Aşikâr olanların ötesinde (sevişme ya da oral seks), görüşler farklılık gösteriyor. Siz en iyisi partnerinize sorun.

PORNO İZLEMEK VS. SANAL SEKS

Klein, “Porno konusundaki anlaşmazlıklar hızla yükseliyor” diyor. Başka bir şey onu sinirlendiriyorsa, porno izlemeniz bunu körükleyebilir. Cinsel açıdan hoşnutsuz olduğu şeyleri keşfedin. İlgili, sempatik ve dürüst olun. Klein, His Porn, Her Pain adlı kitabında “Porno değil, seks hakkında konuşmak size değişim yaratmak için daha iyi bir şans verir” diyor. Yapabileceğinizden emin değilseniz, porno izlemeyi bırakacağınıza dair söz vermeyin. Verimli bir şekilde tartışmak, yalan söylemekten iyidir.

HOŞLANDIĞINIZ BİRİYLE YEMEĞE ÇIKMAK

Araştırmaya göre kadınların %62’si, erkeklerin de %43’ü bunu yapıyor.

İŞ ARKADAŞINIZLA FLÖRTLEŞMEK

Erkeklerin %29’u, kadınların ise %33’ü iş arkadaşlarıyla flört etmekten kaçınmıyor.

ÇÖPÇATANLIK UYGULAMASINDA HESABINIZ VAR

Online flört uygulamalarının revaçta olduğunu, Men’s Health’in bu anketi de gösteriyor: Erkeklerin %68’i, kadınların da %83’ünün bu uygulamalarda hesabı var.

MÜSTEHCEN FOTOĞRAFLAR GÖNDERMEK

Çıplak gerçekler: Erkeklerin %75’i, kadınların ise %91’i müstehcen fotoğraflar göndermekten çekinmiyor.

CİNSEL İÇERİKLİ MESAJLAŞMA

Erkeklerin %75’i, kadınların da %94’ü ‘sexting’ furyasına kendisini kaptırmış durumda.  Terapist Paul McCandless, “Teknoloji, aldatmanın ve yakalanmanın yolunu açıyor. (Aldatanların çoğunun yalanını yakalatan şey de mesajlar.)” diyor. Dolayısıyla sizin “sevgiliniz”, telefonunuz olabilir. Bir araştırma, partnerinizin, telefonunuzun birlikte geçirdiğiniz zamanı engellediğini hissedebileceğini ileri sürüyor. Onu bir an önce elinizden bırakın.

SOSYAL MEDYADA ESKİ SEVGİLİYİ TAKİP ETMEK

Bir çalışma, sosyal medyada dolaşmanın – eski sevgiliyle mesajlaşmak gibi – evli çiftler arasında düşük ilişki memnuniyeti ile bağlantılı olduğunu buldu. “Mesajlarınız ne kadar kişiselse o kadar riskli” diyor McCandless. “Konuşmanın seviyesi ‘Vay canına, sanki eşinle zor zamanlar geçiriyorsun’ ise, bu bir tehlike işareti.” Daha da kötüsü: Eşinize bu mesajlaşma hakkında bir şey anlatmamak.

 

 

 

 

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

KALBİNİZE YATIRIM YAPIN

Sonraki Yazılar

“İSİMLERİ HEP UNUTUYORUM”