yeni-algi-bicimleri

YENİ ALGI BİÇİMLERİ

 

 

Nörobilim uzmanı Maïté Sauvet, “Kaçma duygumuz, yaşadığımız anı algılayışımızdan kaynaklanıyor” diyor ve ekliyor: “Bu durum, yeni algı biçimleri keşfettiğimizde ya da sevdiğimiz ama günlük yaşantımıza sıkça dahil olmayan algı biçimleriyle yeniden karşılaştığımızda başımıza geliyor. Kaçarak kendini iyi hissetmenin tek koşulu dikkatimizi verdiğimiz unsurun derinlerdeki gereksinimlerimize yanıt vermesi.” Somut olarak estetiğe düşkün bir kişi kent yaşamında, algısını bir binanın mimarisi ya da çatıdaki ışık oyunları gibi kendi kriterlerine göre güzel olana yöneltir. Oysa doğaya daha çok önem veren kişinin dikkati günbatımına ya da parktaki bir ağaca yönelik olur. Her durumda bu deneyim sadece tamamen bilinçli olma halinde gerçekleştirilebilir.

Maïte Sauvet’nin önerdiği alıştırmaların her biri, sıradan algımızdan çıkmamızı sağlamayı ve bize daha önce yaşamadığımız yeni deneyimler sunmayı hedefliyor. Sauvet, “Bu alıştırmalar beynimizi olumlu yönde uyaracak, çünkü sevdiğimiz durumlara ve etkinliklere dair nöron ağlarını harekete geçireceğiz” diye açıklıyor. “Böylece daha önce hissettiğimiz zindelik ve keyif duygularını yeniden yaşayabileceğiz; anılarımıza da yeni bir yaşanmışlık ekleyeceğiz. Diğer yandan yeni algı biçimleri sayesinde bu iyilik halini daha geniş alanlara yayacağız, çünkü yeni nöron bağlantıları kurmuş olacağız.”

Kaçamak operasyonu

Okulu kırma hakkını kendimize çok az veririz. Bizi engelleyen nedir?

Alışkanlığın gücü, başkalarının yargılarından korkma, suçluluk duygusu… Okuldan kurtuluş zilini, karnında kelebekler uçuşarak bekleyen çocukluğunuzu hatırlayın. Kendi kendinize “Umarım hemencecik büyürüm” dediğiniz zamanı anımsıyor musunuz? Bir dersi asmaktan ya da eve dönerken sokakta oyalanmaktan ne kadar çok zevk aldığınızı hatırlıyor musunuz? Bu anıları yeniden hatırladıktan sonra, kendinizi felekten bir gün çalıyormuşsunuz gibi hissettirecek küçük aktivitelerin bir listesini yapın. Birkaç öneri: yemekhanede ya da bilgisayarın önünde yemek yemek yerine hava güzelse açık havada tek başınıza yiyin, bir toplantıyı kısa kesmek ya da atlatmak için bir bahane bulun, ütü yapacağınız zamanı küveti doldurup içinde keyif yaparak geçirin, o gün üzerinde çalıştığınız işte ilerlememeye karar verin…

Neden mi? Nasıl yürümeyi ve bisiklete binmeyi öğrendiysek, günden güne nöron ağları geliştirerek toplum içinde kurallara bağlı olarak yaşamayı da öğreniyoruz. Bu öğrenme içimizde öyle yer ediyor ki bir şeyleri değiştirebileceğimizi bile düşünmüyoruz. Oysa içimizden bir ses, zaman zaman başka bir şeylere de ihtiyaç duyabileceğimizi söylüyor. O sese yanıt vermek bizim açımızdan dengeleyici olabilir, çünkü öğrenilmiş davranışlar toplumda bir rol üstlenmemizi ve bu rolü sürdürmemizi sağlar ama aslında bizler için tamamen uygun olmayabilir ve içimizdeki bir kısmı, potansiyelimizi, yaratıcılığımızı sınırlıyor olabilir. Okulu asmak, bize daha uygun ve daha geniş bir kişilik inşası olanağı tanır.

Sokakta habercilik

Yanınıza fotoğraf makinesi, kamera, akıllı telefon ya da sadece bir defter alarak sokağınızda keşfe çıkın. Hedef: Kendiniz ya da ailenizden biri için tamamen yeni bilgilerle eve dönmek.

Bu gezinin amacı yaşadığınız sokağa dair yepyeni bir anlayışa sahip olmanız. Sizin için yeni olabilecek hiçbir şeyi kaçırmamaya özen gösterin. Ayrıntıları gözden geçirin: Küçücük bitkiler, duvar ya da yerlerdeki yazılar… Gezerken çevrenizdekilere kulak kabartın ve sohbetlerinin bir kısmını zihninize veya defterinize kaydedin. Sohbetlerden hareketle o kişilerin yaşamını hayal etmeye çalışın. Bakış açınızı değiştirmek için önce size güzel görünen şeylere odaklanarak sokağınızda bir seri fotoğraf çekin, ardından tam aksini yapın ve bu kez size çirkin görünenlere odaklanın.

Neden mi? Bu duruşu benimsemek bizlere yeni nöron ağları kurma şansı verir. Böylece yaratıcılığımızı ve düşünce gücümüzü geliştirmiş oluruz. Aynı şeyi yeni bir bakış açısıyla değerlendirerek kaçamak yapma arayışı, yaratıcılık odaklı bir girişim sayılır. Ayrıca başka alanlarda da uygulanabilir.

Duyu deneyimleri

Beş-altı baharatı seçin ve masanın üstüne yerleştirin.

Oturun, gözlerinizi kapatın ve ardından küçük baharat kavanozlarını karıştırın. İçlerinden birinin kapağını açın, gözlerinizi açmadan kokusunu içinize çekin, ardından bu kokunun size ne gibi anılar, duygular, görüntüler çağrıştırdığını düşünün. Biraz zaman ayırıp tamamını yeniden yaşayın ve her ana özel olarak dikkat edin. Eğer yemek yapıyorsanız, bu baharatı yemeklerde nasıl kullanabileceğinizi de düşünün. Her şişeciği aynı amaçla yeniden koklayın.

Neden mi? Uyarılan duyular, beynin çok sevilen anları hafızaya kaydeden bölümlerini harekete geçiriyor. Bu da bizde şimdiki andan uzaklaşma ve o ana dönme etkisi yaratıyor. Bir yemeğin hazırlanması ya da tadımı gibi durumlara uzun süre ayrılması halinde de bu deneyim uzatılabiliyor.

Başkasının yerinde olmak

Bir saatliğine ya da bir günlüğüne aynı cinsten ya da karşı cinsten başka birinin yerine geçin.

Bu çevrenizden biri, roman ya da film kahramanı veya ünlü biri olabilir. Düşünceler, seçilen sözcükler, hareketler, giysiler… Onun gerçekliğine tamamen uyum sağlayın. Kendi alışkanlıklarınızdan, tepkilerinizden ve kişisel zevklerinizden bir süreliğine vazgeçin. Çevrenizi algılayışınızın hızla değiştiğini göreceksiniz.

Neden mi? Zihninizi açmak ve beyninize esneklik alıştırması yaptırmak, yani zihinsel becerilerinizi ve yaratıcılığınızı geliştirmek için en etkili yöntemlerden.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

FİLM ÖNERİSİ: DOGMAN

Sonraki Yazılar

İSTEKLERİMİZİ NEDEN DİLE GETİREMİYORUZ?