yastutmak

YAS: VAR MI BU ACININ İLACI?

“Bir daha asla mutlu olamayacağım”, “Bu acıyla nasıl yaşayacağım?” diye ağlıyor sevdiklerini kaybedenler. Bu soruya tek cevabımız “Zaman her şeyin ilacıdır”, olabiliyor ancak. Gerçekten öyle mi? Zaman bu acıyı silebilir mi? Yoksa ömür boyu sürer mi?

Ateş düştüğü yeri yakar” derler. Yasın kişiye özgü doğasını anlatan en etkili sözlerden biridir bu. Her birimizin mutlaka yaşadığı veya yaşayacağı en evrensel ve en bireysel acıdır yas. Hepimiz biyolojik olarak bağlanma eğilimindeyiz. O yüzden hiçbir zaman değer verdiklerimizden vazgeçmeye hazır olmuyoruz. Yasın bu kadar sık yaşanan, yine de asla kolaylaşmayan doğası bundan kaynaklanıyor. Klinik Psikolog Mia Medina, “Bir kişi, bir ilişki, bir ideoloji, inanç, bir yer, umut vs. herhangi bir sebepten dolayı kaybedilince yaşanan, daha doğrusu kendimizi onarabilmemiz için yaşanması gereken sürece yas diyoruz” şeklinde açıklıyor.  Psikanalistler yas sürecini yapılması gereken bir “iş” olarak tanımlıyor. Yas işi, farklı aşamaları olan içsel bir süreç. 1970’lerde yas üzerine çalışan İsviçreli Doktor Elisabeth Kübler-Ross, yas tutan insanın geçtiği evreleri detaylandırıp açıklayan ilk kişiydi.         O zamandan beri terapistler, herkesin söyleyecek söz bulmakta zorlandığı bu acıyı atlatmak için kaçışı olmayan beş duygusal evre üzerinde çalışıyorlar: inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme. Yas işi ancak bu her bir aşamanın kendine ait ruhsal zorluklarını tanımak, anlamak ve aşmakla tamamlanır.

Etiketler:
Önceki Yazılar

AŞKTA TESADÜFLERE İNANIR MISINIZ?

Sonraki Yazılar

KENDİNİZE KARŞI ŞEFKATLİ OLUN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir