yabanci-dil-ogrenmenin-bes-yolu

YABANCI DİL ÖĞRENMENİN BEŞ YOLU

 

 

Program yap, vakit ayır, sıkı çalış… Psikoloji, yabancı dil öğrenmenin bu kadar basit olmadığını söylüyor. Yeni bir dil öğrenmek kimisi için çok kolay, kimisi içinse imkânsız, çünkü temelde birçok psikolojik faktör var; konuyu derinleştiriyoruz.

Ülkemizde milyonlarca insanın buluştuğu ortak bir nokta var; o da yabancı dil öğrenmeye çalışmak. Özellikle “çalışmak” diyoruz, çünkü herkesin başka bir dil için harcadığı emek, zaman ya da heyecan her zaman istenilen başarıyla sonuçlanmıyor. Bu yüzden olacak; geçen yıl bir yabancı dil okulu tarafından 1.3 milyon kişinin katılımıyla yapılan bir araştırma, Türkiye’nin İngilizce yeterlilik bakımından 88 ülke arasında 73’üncü sırada yer aldığını söylüyor. Avrupa Birliği’nde ise yetişkinlerin yüzde 65’i en az bir yabancı dil biliyor. Ancak yine de en az iki dil bilen pek çok kişi olduğunu düşündüğümüzde, hedef çok da ulaşılmaz görünmüyor. Başkası yapabiliyorsa, biz de yapabiliriz, değil mi? Peki ya dil sınavından nasıl geçebiliriz? Uzmanlar bu soruyu cevaplıyor ve kolay olmadığını söylüyor.

Dünyada yaklaşık altı bin dil konuşuluyor. Sizin bugün Fransızca öğrenmeye karar verdiğinizi düşünelim. Başlangıçta kulağınıza gelen sesler, her ne kadar akıcı ve büyüleyici olsa da, anlaşılmazdır. Cümlelerin nerede başlayıp nerede bittiğini dahi kavramazsınız. Zaman içinde gözlemler, kayda alır, üzerinde çalışır ve tekrar ederseniz, ilk etapta birbirinden ayıramadığınız kelimeleri seçmeye başlarsınız. Kelimeleri ve cümleleri anlar, dilin kurallarını hatırlarsınız. Hatta bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını tahmin etmeye başlarsınız. Zamanla kaygıların yerini rahatlık alır.

32 yaşındaki Eda, beş dil biliyor. Hepsini anadili gibi konuşuyor. Fransa’da büyüdüğünü, anne ve babasının Türk olduğunu, ortaokulda annesi tarafından Latince dersi almak için zorlandığını, karnesindeki kötü nottan dolayı kendini İspanya’da bulduğunu, üniversite döneminde İtalyanca öğrendiğini, Erasmus bursunu kazanıp Bologna’ya yerleştiğini anlatıyor. Yabancı dili en etkili şekilde öğrenmenin yolu, kuşkusuz, bu şekilde yurtdışında kalmak, ancak herkesin böyle bir imkânı bulunmuyor. 30 yaşındaki Metin, beş ay boyunca bir dil kursuna gittiğinden ama sonunda sıkılıp bıraktığından bahsediyor. “Yurt dışına gitmeden yabancı dil sorununu nasıl çözebilirim?” diye umutsuzca soruyor.

Her şey kafada bitiyor

Araştırmalar, dünyadaki en iyi kaynağa (kafatasımızın içindeki şu kıvrımlı yapı) sahip olduğumuzu, ancak yeni bir dil ile bağlantı kurmak ve hazır olanakları kullanmak noktasında doğru kafa yapısında olmadığımız takdirde başarısızlığın peşi sıra geleceğini söylüyor. Bu mutsuz sonun birçok farklı sebebi olsa da çoğu kendimizi işaret ediyor. Çünkü zihniyet yapısı, dili öğrenme nedeni, öğrenme tekniği, yeterlilik hissi gibi birçok faktör öğrenmeyi ve süreci etkiliyor. Şimdi, doğru yolu bulmak için bilmemiz gerekenlere bakalım.

1. Gelişimci zihniyet ve cesaret

Herkes aynı yeterlilik seviyesine ulaşamayacak olsa da doğru çaba, strateji, zaman ve gelecek yatırımıyla gelişmek mümkün. Bu yüzden, becerilerin sabit olmadığına, geliştirilebileceğine inanmanız gerekiyor. Gelişimci zihniyete sahipseniz, çaba harcayıp verimlilik sağlamak için uygun zemini yaratırsınız. Diğer taraftan, eğer kafanız karışıksa ve dil öğrenmenin gelişmiş yetenek gerektirdiğine inanıyorsanız, büyük ihtimalle kolayca vazgeçer ya da hiç denemezsiniz. Dahası, kendinizi çaresiz hissedersiniz; zorlukların üstesinden gelmek ya da durumu düzeltmek için yapabileceğiniz çok az şey olduğunu düşünürsünüz. Ancak şu var ki yabancı dil öğrenmek kısa mesafe koşularına değil, maratona benzer. Zaman alır, süreç yavaştır ve kademeli olarak ilerler. Bu süreçte birçok aksilik olabilie. Zorluklar karşısında ısrarcı olmanız ve enerjinizi kaybetmeden devam etmeniz gerekir.

2. Anlamlı motivasyon

Motivasyon karmaşık bir konu ve yabancı dil öğrenmek için kendinize gerçek bir tane bulmanız gerekiyor. Bu dili neden öğrenmek istiyorum, bana nasıl bir faydası olacak diye bir düşünün. Örneğin sadece bir sınavı geçmek için sizi ilgilendirmeyen bir dili öğrenmeye çalışırsanız, başarılı olamazsınız. İşyerinde terfi almak ya da sevdiğiniz filmleri orijinal dilinde izlemek gerçek motivasyonlardır. Daha da iyisi, amacınız sevdiğiniz kişiyle iletişim kurabilmekse, sizden iyisi yoktur, çünkü kim bunu istemez ki?

3. Üstbilişsel düşünme

Araştırmalar üstbilişsel yeteneklerin öğrenmede önemli rol oynadığını söylüyor. Hangi yollarla daha iyi öğrenebildiğinizi biliyor musunuz, kendi düşünme süreçlerinizin farkında mısınız ya da bu süreçleri kontrol edebiliyor musunuz? Öyleyse öğrenmenizi daha iyi ayarlayabilir, amacınıza en uygun araç ve stratejileri kullanabilirsiniz. Bu da sadece yüksek not almanızı sağlamaz, motivasyonunuzu da yükseltir.

4. Hafıza oyunları

Sadece bir kez baktığımız her şeyi kusursuz bir şekilde ezberleyebilseydik, bugün işler çok daha kolay olabilirdi, ancak bilim henüz bunun yolunu bulabilmiş değil. Yine de hatırlama yeteneğimizi hızlandırmanın bazı yolları var. Dil öğrenmek konusunda bilinen en iyi strateji, aralıklı tekrarlamadır. Aralıklı ama uzun süreli tekrarlama hafıza üzerinde kısa süreye sıkıştırmaktan daha etkilidir. Kelimelerin kalıcılığını artırmanın bir başka yolu, içeriğe bağlı öğrenme şeklidir. Bir bilgiyi aldığımızda beynimiz onunla birlikte başka birçok alakasız bilgiyi de depolar. Bu yüzden ders çalışırken aynı yerde, aynı zamanda ve aynı materyallerle çalışmaya özen gösterin. Bu, hatırlama hızınızı artırır.

5. Kontrol ve yeterlilik

Başarı ve başarısızlıklarınızı hem kendinize hem de başkalarına nasıl açıklıyorsunuz? Sonuçları kontrolünüz altındaki faktörlere mi, yoksa kontrolünüz dışındaki faktörlere mi bağlıyorsunuz? Sorunları kendinize dayandırmanızda fayda var. Çünkü bu şekilde yapanlar genelde motive olabiliyor ve bir farklılık yaratabileceğini bilip öğrenmek için çaba sarf edebiliyorlar. Bunun yanı sıra başarılı olmanız için “yapabilirim” duygusuna sahip olmanız gerekiyor. Kişisel olarak yabancı bir dili öğrenebileceğinizi ve başarabileceğinizi hissetmelisiniz.

Yazı: Ebru Paksoy

 

 

Önceki Yazılar

HİPP TÜRKİYE, ÇOCUKLARIN HAYALLERİNE ORTAK OLUYOR

Sonraki Yazılar

KENDİMİZİ KANDIRMAYI BIRAKALIM