wabi-sabi-kusurlari-kucaklayin

Wabi-Sabi: Kusurları Kucaklayın

 

 

Kintsugi sanatı, antik bir Japon öğretisi olan wabi-sabi’yi temel alıyor. Bir Japon efsanesine göre, Sen no Rikyu adında genç bir adam karmaşık Japon geleneklerini öğrenmek istiyordu. Bunun için çay ustası Takeno Joo’ya gitti ve ustasının isteğiyle bahçeyle ilgilenmeye başladı. Rikyu bahçeyi temizleyip kusursuz hale gelene dek sürdükten sonra, bahçenin muhteşemliğini seyretmeye başladı. Bahçeyi ustasına göstermeden önceyse bir kiraz ağacını sallayarak birkaç dalının gelişigüzel yere düşmesini sağladı. Rikyu’nun yapmak istediği, 15. yüzyılın aşırılığı, süsü ve zengin materyalleri öne çıkaran estetik anlayışını kırmaya çalışmaktı. Wabi-sabi kültürel geleneğinin bir örneği olarak sunulan bu hikâye, mükemmel olmayandaki güzelliğin vurgulanmasını temelinde barındırıyor. Budistlere özgü özgüven, ıstırap ve boşluk/anlamsızlık olmak üzere varoluşun üç işareti öğretisinden türetilmiş bir kavram olan wabi-sabi, bazen kusurlu, kalıcı ve eksik bir güzellik olarak tanımlanıyor. Bu öğretiyi hayatınıza katmak aslında hiç zor değil, mütevazılığı benimsemek ve bu fikre açık olmak yeterli. Doğal, işlenmemiş ve ham objelere bakıp huzur bulduğunuz, veya küçük bir çocukken köşesini kırdığınız şekerliği büyükannenizin evinde gördüğünüzde, nostalji duygusuyla gülümsediğiniz oluyor mu? Aslında hepimiz dayatılan mükemmelliğin baskısı altında yaşıyor ve toplumsal normlara uyum sağlamaya çabalarken anılarımızı, benliğimizi ve biricikliğimizi görmezden geliyoruz. Oysa kırılan yerlerimizi tebessümle ve sevgiyle onarmak, kusurlarımızı ve hatalarımızı kucaklayıp güzelleştirmeye çalışmak, hayatla savaşmaktan çok daha kolay. Hemingway’in dediği gibi, “Dünya herkesi kırar ve sonra bazıları o kırık yerlerinden güçlenir”.

 

 

Önceki Yazılar

Oligoterapi Nedir?

Sonraki Yazılar

Teknoloji Detoksu