vucudum-en-yakin-dostum

VÜCUDUM EN YAKIN DOSTUM

 

 


Kim olmak istiyorsunuz? Hangi yönde gelişmek istiyorsunuz? Hedeflerinizi belirleyerek ilerlemenin yolları.

Psikolojik tıkanmalar ve fiziksel acılar sıklıkla birbiriyle bağlantılıdırlar. Terapist Christophe Duveau, nasıl tekrar harekete geçebileceğimizi anlatıyor.

Psychologies: Değişme arzusuna bağlı olarak yaşanan rahatsızlık hissi sizi görmeye gelenlerde kendini nasıl gösteriyor?
Christophe Duveau: Bu duygu özellikle, aile hayatları da dahil olmak üzere, kendileri için hiç zamanları olmadığı izlenimiyle kendini ortaya koyuyor. Fiziksel olaraksa genel yorgunluk hissi, yaygın ağrılar veya solunum zorluğu şikâyetleri öne çıkıyor. Solar pleksus yani güneş sinir ağı çakrasının üzerine ellerini koyup bana, “Nefes almakta güçlük çekiyorum, çok çabuk soluk soluğa kalıyorum” diyorlar. Değişmek ve kendilerini daha iyi hissetmek istediklerini söylüyorlar. Bununla birlikte “kendini daha iyi hissetme” dileği, hem bedensel hem de psikolojik olarak iyi olma hali arzusudur. Başka bir deyişle harekete geçme isteğidir.

Vücutta bu rahatsızlığın özellikle sembolü olan alanlar var mı?
Bu kadar şematik düşünmemiz mümkün değil, çünkü ağrıyan yerler kişisel hikâyemizle yakından ilişkilidir. Bütün duygularımızın dokularımıza işlediği varsayımından hareket ediyorum. Doktor John E. Upledger, duygusal deneyimlerimize, yolculuğumuza göre dokular arasına yerleşen ve vücudumuzun farklı bölümlerinde dolaşan “enerji kistlerinden” bahseder. Hal böyleyken, genellikle sinir ağının stres ve duygunun yeri, omuzların duyguların ve tutkuların termometresi, egonunsa basen bölgesinde olduğu sıklıkla söylenir. Leğen kemiği bölgesi, bütün hareketlerin bağlandığı vücudun genel ağırlık merkezidir. Ancak vücudun duygusal diline dair bu genel yorumlardan etkilenmemek, bireyin daha çok hissiyatına, duygusal ve hissel yaşantısıyla fiziksel şikâyetleri arasında kendisinin kurduğu bağlara dikkat etmek önemlidir.

Beden üzerine çalışmak, “entelektüel” olarak istediğimiz değişime eşlik edip hazırlar veya takip eder mi?
Benim için birliktelik söz konusudur. Nietzsche’nin dediği gibi, “Ben tamamen bedenden ibaretim. Başka hiçbir şeyim yok. Ve ruh ancak bedende olan bir şeyin adıdır”. Kendini ve başkalarını değiştirmek istemek, kendine ve başkaları üzerine bakışını değiştirmek, görüşüne göre önce algılarını ve duyumlarını değiştirmektir. Her şeyin başladığı nokta budur.

 

Peki, sizce bu sürece nasıl başlamak gerekir?
Kendimizi, diğerlerinin bizi nasıl gördüğünü düşündüğümüz, olmaktan şüphelendiğimiz veya olmayı umduğumuz kişi olarak görmeyi bir yana bırakmalıyız. Kendimizi kabul etmekle, başka bir deyişle kendimizi olduğumuz gibi görmek ve hissetmekle başlamalıyız. Özsaygının doğru dozunu bulmakla alakalıdır. Bunun için çalışmalarımda, egzersizleri kendine karşı yargısız ve iyi dilekli bir tutumla yapma konusunda çok ısrar ediyorum. Birçok insanın bunu yaparken zorlandığını görüyorum. Zorlukla karşılaşır karşılaşmaz fiziksel ve zihinsel blokaj yaşıyorlar. Onlara uygulamanın amacının mükemmel bir şekilde başarmak olmadığını tekrarlamak zorundayım. Hedefin, denemek, sevdiğim tabirle “deneyimlemek” olduğunu, deneyimlerinin onlara geçmesine ve duyumların akmasına izin vermeleri gerektiğini hatırlatıyorum. Birey bu dikkati ve şefkati kendine ve bedenine yönelttiğinde, kendini daha çok sevme ve dolayısıyla arzuları ve ihtiyaçları konusunda daha dikkatli olma konusunda doğru yoldadır; ve sonuç olarak hayatının kontrolünü ele almak için de.