uc-adimda-komplekslerinizi-asin

Üç Adımda Komplekslerinizi Aşın

Komplekslerimizi gizleyerek onları beslemeye son verelim. Komplekslerden kurtulmak için yapılacak üç şey var: Konuşmak, harekete geçmek ve sevmek.

Bu psikolojide bir kuraldır: Kişi eğer bir şema içerisine hapsolmuşsa, bu şemadan kurtulup gelişmenin en iyi yolu, tam da en zor geleni ve en az isteneni yapmaktır. Bunun nedeni alışıldık tutumlarımızın sorunlarımızı “koruması”dır. Psikoterapist Isabelle Filliozat örnekler üzerinden bu paradoksu açıklıyor.  

1. Konuşmak

Aşağılık kompleksi bir utanç duygusu uyandırır. Kompleks ister fiziksel bir özellik, ister sosyal köken veya entelektüel kapasiteyle ilgili olsun, kişi sadece yargılanma, utandırılma veya reddedilmeyle karşılaşacağından emin olması nedeniyle kompleksinin anlaşılmasını kesinlikle istemez.

Bol kazaklar altında kamufle edilen yuvarlak hatlar ve akşam yemeklerinde sessizliği kamufle etmeye çalışan gülümsemeler gibi, komplekslerin sır olarak kalması etraflarında bütüncül bir senaryo oluşmasına neden olur ve gerçekle karşılaşabilmelerine izin vermez. Kompleksten duyulan utanç, diğerlerinin tepkileri hayal edilerek beslenir. Kompleks ne kadar rahatsız edici olursa olsun bir işlevi vardır; kişiyi içinde taşıdığı başka bir acıdan, yaralı çocuğun bilincinden korur. Transaksiyonel analizin babası Eric Berne’in “Tahta Bacak” ismini verdiği psikolojik oyunda bahsettiği gibi, kişi dans etmeye gitmekten korktuğunu itiraf etmek yerine, konuyu “tahta bacaklı” olmasına getirir. Konuşmak, kompleksi beslemeyi bırakmanın ilk adımıdır. Ancak çoğu zaman bunu kişisel çevreyle konuşmak yeterli değildir. Korkulan reddedilme veya yargılanma gibi tepkilerle karşılaşma riski çok az olsa da, büyük ihtimalle inkâr (“Deli misin? Burnun çok şirin”), sorunu küçültme (“Kafanı taktığın şeye bak!”), genelleme (“Herkesin küçük kusurları vardır”) veya tavsiye verme (“Acaba … mı yapsan?”) gibi tepkilerle karşılaşılır. Bir psikoterapist, kişinin mevcut acılarının gerçekliğine saygı göstererek, içindeki yaralı çocuğun şikâyetlerini duymaya ve kompleksin kaynağında yatan bloke olmuş duyguları özgürleştirmeye yardımcı olabilir. Yargısız dinleme ve dürüstlük çerçevesinde gerçekleşen grup terapileri de özellikle tavsiye edilir. Kişi terapistin ve/veya terapi grubunun varlığından destek alarak eski duygularından özgürleşebilir ve diğerleriyle kompleksleri hakkında konuşabilir. Gruptaki olumlu yönde şaşırtıcı tepkiler kişinin komplekslerine tutunmak için yapacağı son hamlelerden vazgeçmesini sağlar.

2. Harekete Geçmek

Kişi bir yönünden memnun olmadığında, onu başka niteliklerle telafi etme eğilimi gösterir. Kendini akıllı veya konuşmaya değer hissetmiyor mu? Diğerlerine karşı nezaket ve şefkat hazinesine dönüşür. Kendini çirkin mi buluyor? Mizahi ve entelektüel yönlerini geliştirir. Kişi hiç şansı olmadığını düşündüğü alanları terk etme eğilimindedir. Gayet anlaşılabilir bir tepkidir bu, ancak dezavantajlarla doludur. Bu strateji kuşkusuz kompleks yüzünden çok fazla acı çekmemenin bir yoludur, ancak aynı zamanda onun varlığını sürdürmesini sağlar. Öyleyse kompleksleri beslemeyi bırakabilmek gerekiyor. Davranışlar inançlar tarafından yönetilir: “Hiçbir becerim olmadığı için arka planda kalıyorum”; etkisi “Diğerleri beni görmüyor”; sonuç “Görünüşe bakılacak olursa kimse bana ilgi duymuyor, o zaman benim hiçbir özelliğim yok”. Bu, transaksiyonel analiz yaklaşımlı Amerikalı psikoterapistler Richard Erskine ve Marilyn Zalcman’ın tarif ettiği yaşam-kurgusunu güçlendiren bir sistemdir. Kişinin kendi hakkındaki olumsuz inançlarını nasıl sürdürdüğünü gözlemlemesi ve diğer insanların tepkilerini de nasıl kendi inançlarının teyidi olarak aldığını fark etmesi faydalı olur. Kişi inançlarından şüphe etmenin getireceği yararı yavaş yavaş kendine sunabilir. Komplekslere meydan okumak için, alışkanlıkların dışındaki davranışları deneyimlemek gerekir. Kişi kalabalık önünde konuşamıyorsa, bir sonraki toplantıda araya girmek için kendini hazırlayabilir. Diploması yoksa, kursa giderek okul sınavlarına hazırlanabilir. Sesi kötüyse, şan dersleri alabilir. Harekete geçmeden önce, başarılı olduğunu hayal etmek için zaman ayırmak, zihinsel ekrana artık ne kadar rahat olduğuna dair bir film yansıtmak harekete geçmeyi kolaylaştırır.

3. Sevmek

Kompleksli kişi sevgiden kaçar. Eğer bir kişiden hoşlanıyorsa, reddedileceğinden emin olduğundan, bu durumla karşı karşıya gelmemek için ona sırtını döner. Eğer birisiyle beraber olursa, kendi hakkında sahip olduğu olumsuz imajı sorgulamamak için sevgilisini değersizleştirir: “Eğer benimle ilgileniyorsa, demek ki o gerçekten önemsiz biri.” Oysa sevgi en iyi ilaçtır. Kabul edilmesi koşuluyla insanı gerçekten iyileştirebilir. Hepimiz başkalarının bakışına ihtiyaç duyarız. Ama ne yazık ki bu bakış bazen yargılamalarla dolu hissedilir, çünkü çocukken ebeveynimizin bize yönelttiği bakışı yansıtırız. Ebeveynler ise çocuklarını onlara karşı duydukları sorumluluklar, endişeler ve kendi hikâyelerinin filtresinden görür. Günümüzde ise insanlar kişinin onlarla kurduğu ilişkiye dayanarak onu kendi gerçekliğinde görür. Kişinin onu sevenlerin gözünden kendini görmeyi kabulü imajını tamir edebilmesini sağlar. En zoru ise kendine sevilme izni vermektir. Âşık olunduğunda, beden buna yardımcı olur. Sevmek, vücutta bir dizi hormonal ve fizyolojik değişikliği tetikler. Bu yoğun hisleri yaşamak kişiyi takıntılarından uzaklaştırır. Kişi iç dünyasına ve duyumsadıklarına odaklandığında, karşıya gönderdiği imajla daha az ilgili olur. Kompleksler yargılayıcı bir içsel diyalogla sürer. Tutku onları süpürür. Âşıkken kişi kendini güvende ve güçlü hisseder. Kompleks sahibi kişinin bir uzmanlık alanı vardır; partnerinin ne hissettiğini tahmin etmek için kendini onun zihnine yansıtır. Kendine “Onun hoşuna gidiyor muyum?” gibi sorular sorar. Özgüvenli bir kişi ise bu soruları sormaz, sadece “kendini iyi hisseder”, kendine ve ilişkide ne hissettiğine odaklıdır: “Ben onunla beraberken kendimi iyi hissediyor muyum?” Aşağılık komplekslerine geri dönmeye dair her eğilime karşı kendinize ve hissettiklerinize odaklanmayı unutmayın.

 

 

Önceki Yazılar

Evde Yapabileceğiniz Eğlenceli Aktiviteler

Sonraki Yazılar

Çocuklarda Bipolar Bozukluk