terapotik-posta-uzman-klinik-psikolog-busra-tarcalir-erol-sorularinizi-yanitliyor

Terapötik Posta: Uzman Klinik Psikolog Büşra Tarçalır Erol Sorularınızı Yanıtlıyor

“Torunumu trafik kazasında kaybettik.”

59 yaşındayım. Üç çocuğum, dört tane de torunum var. Büyük kızım beş ay önce trafik kazasında çocuğunu kaybetti. Torunum henüz beş yaşındaydı. Araç çarpıp kaçtı. Tüm aile büyük bir üzüntü içerisindeyiz. Kızıma bu süreçte nasıl destek olabilirim? Zuhal, İstanbul

Aile olarak içinden geçtiğiniz bu deneyim oldukça zor. Ölüm halihazırda hepimizi kaygılandıran bir şeyken, küçük bir çocuğa böylesine talihsiz bir şekilde gelmesi şaşırtıcı, kabul etmesi güç ve isyan edilesi bir durum. Ortada bir kayıp var ve bu kayba dair aile üyelerinin her birinin de kendince deneyimlediği bir yas tutma süreci bulunuyor. Öte yandan kayıp ve yasa haksızlığa uğramak da (çarpıp kaçma sebebiyle) eşlik ediyor gibi ki, bu belki beraberinde öfkeyi de getiriyor olabilir. Kaygı, öfke, üzüntü, hayal kırıklığı gibi yoğun duyguların içinden geçtiğiniz bir dönemde bir şey olmamış gibi davranmak kolay değil, hayat devam ediyor ama sizin için ağır çekimde izlediğiniz bir filmin gidişatı gibi olabilir geçen günler.

Öncelikle bunun, her ne kadar şartları ağır da olsa içinden geçmeniz gereken bir tünel olduğunu kabul etmeniz gerek. Bu yolu sizden başkası yürüyemez ve hissettiğiniz her şey çok gerçek. Kızınız çocuğunu kaybetti, siz de torununuzu kaybettiniz ve bu kayıpla beraber bugün buradasınız, devam ediyorsunuz. Kimse için güçlü olmak zorunda değilsiniz, kızınızın acısına ortak olduğunuzu hissettirmeniz böyle bir dönemde sizi de rahatlatabilir. Kızınıza “Ağlama, geçti, önümüze bakalım” minvalinde telkinler vermek yerine, sizin içiniz nasıl yanıyorsa onun da öyle yandığını görmeye çalışmanızı öneririm. Yas sürecinde ritüeller türeyebilir; sık sık mezarlığı ziyaret etmek, kıyafetlerini katlayıp koymak, sevdiği şeyleri hatırlayıp anlatmak gibi. Bunların hepsi çok olası ve sağlıklı, sizlerin torununuzla vedalaşmanızın parçaları. Bu yası beraber tutmayı deneyin ve eğer destek olmakta güçlük yaşıyorsanız, kızınız için mutlaka psikolojik yardım almaya çalışın.

“Arkadaşımın kaybını kaldıramıyorum.”

İş arkadaşım senelerdir kanserle mücadele ediyordu. Çok pozitif biriydi ve çalışma hayatını hiç bırakmadı. Geçen ay onu kaybettik ve onun kaybı birçok konuda karamsarlığa düşürdü beni. Hem eksikliğini hissediyorum hem de çalışma motivasyonumu kaybetmiş gibiyim. Murat, İstanbul

Ölüme bu kadar yakından şahitlik ediyor olmak, pek çoğumuzun “Bana uğramaz” illüzyonunu kökten sarsan bir deneyim oluyor. Hayatınızda yeri olan birinin bir hastalanıp bir iyileşen döngüsünün ölümle sonuçlanmasına tanıklık etmek çok zor olmalı. Kaybınıza dair yas tutmakla beraber siz de hayata dair sorgulama içine girmiş gibisiniz. Karamsarlığınız, çalışma motivasyonunuzu kaybetmiş gibi hissetmeniz, zorlanmanız kendi içinizde yaptığınız sorgulamanın günlük hayata yansımaları olabilir. Ölüme dair düşünceleriniz ne? Bu kadar yakından şahit olmak sizi nasıl etkiledi? Neye dair karamsarlık hissediyorsunuz? Ölüm düşüncesi bir kenarda beklerken yaşama devam etmek nasıl bir deneyim sizin için? Üzüntünüze eşlik eden korku, hayal kırıklığı, kaygı gibi başka duygular var mı? Bu duyguları hissetmek sizin için tanıdık mı, yoksa uzak durmaya çalıştığınız duygular mı? Ölüm birçok duyguyu açığa çıkaran bir tetikleyici olabilir. Aslında hiçbirimiz ölümü unutmuyoruz, o her zaman var olan bir gerçeklik ama ölümü düşünmeyerek açığa çıkacak duyguları hasıraltı etmeyi tercih edebiliyoruz. Ortaya çıkan duygularınıza daha yakından ve şefkatle, size ait olduklarını kabul ederek yaklaşmayı deneyebilir misiniz? İçinize dönmek ve üzüntünüzün kaynağını araştırmak ister misiniz? Ölümün aile öykünüzdeki yeri ne? Tüm bu sorulara aynı anda, tek bir cevap veremeyebilirsiniz ama bunlar zaten doğru cevabı olan sınav soruları değil, kendinize dair başlatacağınız bir arkeolojik kazının ilk katmanları. Sormaya, merak etmeye, kabullenmeye devam edin.

“Hayat şartları endişelenmeme neden oluyor.”

Kendimi gelecekle ilgili çok umutsuz hissediyorum. İki tane çocuğum var ve hayat ekonomik olarak giderek zorlaşıyor. İyi bir işim var ama son bir senedir birçok kişi işten çıkarıldı ve işsiz kalma kaygısıyla yaşıyorum. Eşimle yurtdışında iş aramaya da başladık ama bu da beraberinde birçok sorunu getirecek. Erdil, Ankara

Ne kadar iyi kazanıyor olursak olalım, şartlar iki çocuğun eğitim, kurs, eğlence, tatil gibi ihtiyaçlarını karşılama konusunda giderek zorlaşıyor. Ve elbette sorumluluğunu üstlendiğiniz insan sayısı arttıkça, geleceğe daha emin bakmak istiyor olabilirsiniz. Belli ki işten çıkarmalar maddi olarak ailenize yetemeyeceğiniz bir olasılığın varlığına işaret etmiş ve bu büyük bir belirsizlik yaratmış. Belirsizlikler kaygı vericidir, ne olacağını bilemiyor olmak kaygan bir zemindir ve ayakta durmak, ilerlemek hep düşme riskini de kendi içinde barındırır. Başka konularda da kaygı duyuyor musunuz? Örneğin yurtdışı seçeneğini değerlendirirken, bu seçeneğin getireceği ne gibi sorunlar olabileceğini öngörüyorsunuz ve bu sizi nasıl etkiliyor? Eşiniz ve çocuklarınız için en iyisini yapmak isterken, sizin için “en iyisi” ne hiç düşündünüz mü? Birileri için en iyisini yapmalıyım inancı da büyük bir baskı yaratabilir, yapacağınız en ufak bir hata sizi korkuttuğu için olduğunuz yerden kıpırdamak istemeyebilirsiniz. Elbette ailenizin iyiliğinden sorumlusunuz ama önce kendinizden sorumlusunuz. Kaygılarınızı hiçe sayarak birileri için en iyiyi aramaya devam edemezsiniz. Bu hem gerçekçi olmaz hem de iyi olmaya dair bir adanmışlık içermez. Oysa kendimizi adamadan, iyice yoğurup düşünmeden, kaygımızı anlamaya çalışmadan iyi olamayız. İş ortamında emin olmadığınız şeyler var mı? Siz işinizi iyi yaptığınız halde işten çıkarılma ihtimaliniz ne kadar gerçekçi? Kaygı hayatınızda ne kadar büyük bir alana sahip? Ve siz hiç kendi alanınıza bakmaya niyetlendiniz mi? “Hayatınızda umutsuzluğa kapı açacak başka neler var sizce? Bu soruları gözden geçirerek içinde bulunduğunuz durumu yeniden değerlendirmeniz yeni anlamlar bulmanıza imkan verebilir. Ek olarak, umutsuzluk, çaresiz hissetmek duyguların bir tezahürüdür, sürekli çakılı kalmazlar hayatımızda. Ancak hep umutsuz olacakmışsınız gibi geliyorsa bu konuda destek almayı da düşünebilirsiniz.

“Kocam her konuda çok isteksiz.”

Eşimle sekiz yıllık ilişkimiz son bir yıldır mesafeli ilerliyor. Cinsellik yok denecek kadar azaldı. Sohbet etmeye ya da bir program yapmaya çalıştığımda, beni kırmamak için ilgi gösteriyormuş gibi yapıyor ama istekli olmadığını görebiliyorum. Hayatımızın bu monotonluğundan kurtulmak için ne yapmalıyım? Sibel, İstanbul

Sizinle karşılıklı görüşüyor olsaydık ilk sormak isteyeceğim, bu gözlemleriniz ve dolayısıyla hissetiklerinizden eşinize bahsetme şansınızın olup olmadığı olurdu. Son bir yıldır aranıza mesafe girmesine neden olabilecek neler oldu hayatınızda, bakmanızı tavsiye ederim. Bu mesafe bir anda mı girdi aranıza, yoksa zaten giderek artan bir şekilde arası açılan iki insan mı oldunuz? Bunları düşünmenizde fayda var. Evliliğin ya da partner olmanın üzerinde yükseldiği bazı kolonlar olduğuna inanırım ve onlar hasar gördüğünde birliktelik de sallanmaya başlar. Bu kolonlardan bazılarını sağlıklı iletişim kurmak, cinsellik, paylaştıklarınız (para, yatak, ortak bir akşam yemeği, fikir birliği vb.), deneyimleriniz (seyahat, rutinler, duygular vb.) ve gelecek hayalleriniz olarak sayabiliriz. Tüm bunlar ve sizin hayatınızda temel kabul ettiğiniz diğer kolonlar ne durumda? Eşinizdeki isteksizliği gözlemlerken, sizin içinizde neler oluyor? Bu iki taraflı bir soru. Bir, bu ilişkinin içinde siz nerede duruyorsunuz? İki, eşinizin durduğu yeri görmek ve yorumlamak sizin duruşunuzu nasıl etkiliyor? İlişki karşılıklı kurulan bir şeydir. Dolayısıyla bir taraf bir şey yaşarken, diğeri sekiz yıl önce başladığı yerde duruyor olamaz. Neler değişti bakmanız gerekir. Tek başınıza bir yol izlemeye dair düşünmeden önce, siz bu evlilikten ne bekliyorsunuz, onun cevabını aramaya koyulabilirsiniz. Birlikte olmaya devam etmenin sizin için anlamı ne, yalnız devam etmenin anlamı ne? Ve eğer monoton bulduğunuz hayatınızı eşinizle birlikte değiştirip dönüştürmeye niyetliyseniz, bunu birlikte yapmalısınız, tek başınıza değil. Eğer birlikte denediğiniz yolların tıkandığını hissediyorsanız da, o zaman çift terapisine başlamanızı önerebilirim. Terapi bir arada kalmaya dair de olabilir, sağlıklı ayrılmaya dair de. Önemli olan iletişim kurmak.

Bize Yazın

Her ay bize gelen mesajlar arasından seçtiğimiz bölümleri yayımlıyor ve sorularınızı cevaplıyoruz.

Aile ilişkileri, iş hayatındaki zorluklar, cinsel problemler veya gündelik hayatla ilgili sorularınızı bize yazabilirsiniz.

Psyposta@groupmedya.com

 

 

Önceki Yazılar

Saç Stillerimizi Neler Belirliyor?

Sonraki Yazılar

Yağlı Ciltler İçin Bakım Önerileri