terapotik-posta-uzman-klinik-psikolog-busra-tarcalir-erol-sorularinizi-yanitladi

Terapötik Posta: Uzman Klinik Psikolog Büşra Tarçalır Erol Sorularınızı Yanıtladı

“Karantina döneminde eşimle aram düzelir mi?”

Kocamla ilişkim uzun zamandır iyi değil. Bir süredir evde kalmıyordu ama salgın nedeniyle tekrar beraber yaşamaya başladık. Çocuğumuz olduğu için kavga etmemeye karar verdik. Çok iletişim kurmasak da bu süreç bana iyi geldi. Yanlış mı düşünüyorum? Meral, İstanbul

Bu dönemde hayatımız birçok yönden değişti; pek çok şeyden mahrum kalıyoruz, düzenimiz bozuldu ve eğer imkânımız varsa evden çıkmamaya çalışıyoruz. Normal hayat düzenimizde evden çalışıyor olsak bile ev nüfusu bu kadar kalabalıkken çalışmaya alışık değildik büyük ihtimalle. Ve siz şimdi anladığım kadarıyla üç kişi olarak evdesiniz. Belki uzun zamandır bu üçlü bu kadar yoğun bir şekilde bir araya gelmiyordu. Zor olabilir, gün içinde birbiriyle taban tabana zıt şeyler hissedip düşünürken kendinizi bulabilirsiniz. Ancak bazen zorluk zannettiklerimiz bize farklı bir pencere açabilir. Şartlar değişmedikçe, sınırlı görüşmenin ilişkiniz üzerindeki etkisini konuşmak yorucu olabilirdi ama şimdi yan yanasınız ve bunu deneyimliyorsunuz. Bu sürenin size iyi geldiğini söylüyorsunuz, duygularınız böyle söylüyor. Aklınızdaki yanlış mı, doğru mu, geçici mi, yoksa kalıcı mı gibi düşünceler size ne demek istiyor, buna bakmalısınız. Çünkü yanlış his diye bir şey yoktur. Eğer şu an iyi geldiğini hissediyorsanız öyledir, ki bunu da daha açık bir hale getirmenizi tavsiye ederim. Nedir iyi gelen? İyiden kastınız ne? Ayrılığa dair düşüncenizin değişmesine sebep olan şeyler neler? Öte yandan, iyi hissetmenize başka hangi duygular eşlik ediyor? Ben buradan hem korkuya hem de umut etmeye dair şeyler duyuyorum, siz ne dersiniz? En nihayetinde bu ilişkiye yön verecek olan taraflardan biri sizsiniz. Dolayısıyla ilişkinizin gidişatına dair partnerinizle konuşmak iyi bir başlangıç olabilir. Diğer yandan, ilişkinizin geleceğine dair bir karar almak isterseniz, bunu bir çift terapisti eşliğinde de yapabilirsiniz.

“Cinsel isteksizlik yaşıyorum.”

Üç senelik bir beraberliğim var. Erkek arkadaşımı çok seviyorum ama fiziksel olarak onu arzulamıyorum. Bazen bahanelerle geçiştiriyorum, onunla olmak içimden gelmiyor. Bende bir sorun mu var? İlişkiyi bu şekilde devam ettirmek hata mı? Duygu, Kocaeli

İlişkiyi ayakta tutan birden çok unsur vardır. Cinsellik bunlardan biri ama ilişkiyi tek başına göğüsleyemez elbette. Öncelikle, birlikte olmak istemeyişinizi araştırmak isterdim, çünkü sizin de söylediğiniz gibi bu durum zihninizi kurcalamaya başlamış. Cinselliğin size ne ifade ettiğini anlamanız ve kaçınma halinize yakından bakmanız önemli. İlişkinize, cinselliğe ve bedeninize dair varsayımlarınız ne? Bu varsayımlar yıllar içinde nasıl şekillendi? Bu konuyu partnerinizle hiç konuştunuz mu? Fiziksel olarak partnerinizi çekici bulmamak ilişkinize dair önemli bir veri ve siz her ne kadar bunun aranızda sorun yaratmadığını söyleseniz de bu hislerinizin başka alanlarda da mutlaka tezahürü vardır. Öte yandan, cinsellik olmamasına rağmen birlikte kalmaya devam ediyorsunuz, belli ki ilişkinizi ayakta tutan bir şeyler var. Her ilişkinin lokomotifi farklıdır, sizinkini sürdüren her neyse onun ne/neler olduğuna bakmalısınız. Bu yüzden cinsellik olmayan bir ilişkinin devam etmesi bir hatadır diyemem. Bu gidişatın size hata gibi görünen bir tarafı varsa onun üstüne yoğunlaşmanızı tavsiye ederim. Her şey yolunda olsaydı, bu soruyu sormazdınız. O yüzden nasılsa sorun olmuyor diyerek üstünü kapatmaktansa tam tersine konunun üstüne gitmenizi öneririm. Aklınızı kurcalamaya devam ederse partnerinizle birlikte çift terapisine başlayabilirsiniz.

“Eski eşimin sevgilisiyle çocuğumun vakit geçirmesini kıskanıyorum.”

Kocamla boşandık ve o başka bir kadınla yaşıyor. 9 yaşındaki oğlum bazen onlarda kalıyor. Ben henüz tanışmadım ama oğlumun anlattıklarından onu sevdiğini ve beraber iyi vakit geçirdiklerini anlıyorum. Bu da beni çok rahatsız ediyor. Ne yapabilirim? Seher, İstanbul

Öncelikle, rahatsız hissetmenizin çok insani bir hal olduğunu söylemek isterim. Nasıl bir boşanma kararı olursa olsun, ayrılmak, var olan birçok rutini, alışkanlığı bırakmak, hem de bunu çocuğunuzun varlığında yapmak kolay olmamalı. Bu süreci nasıl atlattınız ve ne kadarını çocuğunuza yansıttınız bilmiyorum ama siz de herkes gibi üzülebilir, kıskanabilir, öfke ve kin duyup yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyler yaparken kendinizi bulabilirsiniz. Çocuğunuzun varlığı hissettiklerinizi değiştirmez ve bunları hissetmek sizi daha güçsüz veya dayanıksız yapmaz. Öte yandan, eski eşinizle boşanarak her anlamda birlikteliğinizi sona erdirmişsiniz. Bu kararın elbette etkileyici pek çok tarafı var. Ancak yine de çocuğunuza konforlu ortamı sunmaya ve o ortamı korumaya devam etmek durumundasınız, çünkü yetişkin olan sizlersiniz. Korkunuzu bastırmaya çalışmaktan ziyade size ne söylediğini duymaya ihtiyacınız olabilir, bunu oğlunuzla paylaşmanız gerekmez ama siz kendinize daha yakından bakmış olursunuz. Bazen rahatsız hissediyorum der geçeriz ya da geçtiğimizi zannederiz ama ancak altındaki güçlü duyguyu gördüğümüzde, o rahatsızlığın derman bulacağını unuturuz. Oğlunuz babasına gittiğinde neler yaptıklarına dair detay sormaktan kaçınabilirsiniz. Sizin için önemli olan yemek yedi mi, kaçta uyudu, ödevini yaptı mı gibi temel sorular dışında detayları sormayın. Her evin ayrı kuralı vardır ve iki taraf da çocuğun düzenini korumaya yönelik çabalasa da düzen bazen şaşabilir. Eğer bunlara tolerans gösterebiliyorsanız, yukarıda sıraladığım detayları da sormayabilirsiniz, çünkü bazen bunlara maruz kalmak da sizi yorabilir. Ancak dediğim gibi bu süreçte kendinize şefkat göstermeyi atlamamanızı dilerim.

“Online terapi yapmak beni rahatsız ediyor.”

İki yıldır devam ettiğim terapim COVID-19 sebebiyle online’a geçti. Bundan hiç hoşnut değilim. Her hafta seans öncesi geriliyorum. Ekrana bakarak ve odaya kapanarak bunu yapmak hiç doğal gelmiyor. Acaba bir süre ara vermeyi teklif etmeli miyim? Korhan, Ankara

Sıra dışı bir süreçten geçiyoruz. Ne kadar bu dönemi anlamaya çalışsak ve onunla “baş etmeye” yönelten kaynaklar okuyup dursak da aslında sonunun tam olarak neye bağlanacağını bilmediğimiz bir belirsizliğin ortasındayız. Issız adaya düşmüş gibi pek çok şeyden mahrumuz, mahrumsunuz. Terapi seanslarını sürdürmek için online ortamın en iyisi olduğunu söyleyemeyeceğim elbette. Eğer imkân varsa, her zaman yüz yüze görüşme sağlanmalı, ancak hem teknolojik imkânlar hem de coğrafi kısıtlanmalar göz önüne alındığında, online terapi aslında bir nimet. Hissettiklerinize dair terapistinizle konuşmak size nasıl gelir düşünmenizi isterim. Ancak benim şahsi fikrim şu ki, birçok şeyden mahrum olduğumuz bu dönem terapiyi bırakmak için doğru bir zaman değil. Tam tersine bir şeylerin eski rutininde ilerlediğini görmeye ihtiyacımız var. Evde kalmanın size ve terapiye-ilişkinize etkisi üzerine konuşmak için harika bir zaman. Hayat sınırlılıklarla dolu ve her hafta size ayrılan 45-50 dakika sınırı gibi bu da aslında şimdilik aşamayacağınız bir sınır. Online seansın getirdikleri, eksiklikleri, sizde uyandırdıkları, var olan ilişkiniz içinde konuşulmayı hak ediyor bence, çünkü bunlar da size dair. Sadece online seans çok yapay diyerek içinden çıktığınızda, aslında sizi rahatsız eden bir alanın üzerine konuşma ihtimalinizi de kapatmış oluyorsunuz. Belki rahat edemediğiniz yerde kalmak zordur, belki daha azı veya fazlası, bunu ancak siz bilebilirsiniz. Terapistinizle konuşarak hislerinizi açabilir ve daha yakından bakıp gidişata karar verebilirsiniz.

 

 

Önceki Yazılar

Sevdiklerimizi Nasıl Teselli Edebiliriz?

Sonraki Yazılar

Uyku Düzeninizi Dengeleyecek Esansiyel Yağlar