teknoloji-kendimizi-yalniz-hissetmemize-mi-neden-oluyor

Teknoloji Kendimizi Yalnız Hissetmemize Mi Neden Oluyor?

 

 

Bir sigorta şirketi tarafından yaklaşık 20 bin yetişkin üzerinde yapılan bir araştırmaya göre ise neredeyse iki kişiden biri kendini toplumdan soyutlanmış ya da dışlanmış hissediyor. Aile ya da arkadaş fark etmez, geniş çevresi olanlar bile kendini yalnız hissedebiliyor. O halde şu soru akla gelebiliyor: Yalnız hissettiğimiz için mi teknolojiye sarılıyoruz, yoksa teknolojiye sarıldığımız için mi yalnız hissediyoruz?

Dr. Elif Mutlu bu soruyu “Aslında ikisi de” diyerek cevaplıyor. “Teknoloji geliştikçe insana bağımlılık azalıyor, birçok işi internet üzerinden insanlarla yüz yüze gelmeden yapabiliyoruz artık. Bu anlamda teknolojinin gelişmesi insanı diğerlerinden uzaklaştırıyor. Ancak, insanın insana ihtiyacı azalmıyor. Bu yüzden teknoloji aracılığıyla bir araya gelmenin yollarını geliştiriyoruz. Sosyal medya platformları, hızlı mesaj kanalları tam da bu ihtiyaca karşılık geliyor.”

Bu durumda yaşadığımız bağımlılıktan dolayı dijital teknolojiyi suçlayamayız gibi görünüyor. Uzmanların, “Yalnızlık, sizi erkenden mezara götürecek şey olabilir. Çünkü sağlığınıza günde 15 sigara içmek kadar zarar veriyor ve obeziteden de daha kötü” dediğini hesaba katarsak, belki de teknolojiye teşekkür mahiyetinde bir kahve bile ısmarlayabiliriz. Brigham Young Üniversitesi’nde psikoloji ve nörobilim profesörü Julianne Holt-Lunstad, “Bu problem, telefonlara ve internete olan bağımlılığımızı doruklara çıkarıyor” diyor.

Aslında sadece bu kadar da değil. Görünüşe göre, hepimiz tek başına hayatta kalmaya alıştık ve kimseye muhtaç olmak istemiyoruz. O kadar ki bilmediğimiz bir soruyu arkadaşımıza sormak yerine Google’da aratıyoruz. Sanki aileler de “Kimseye muhtaç olma” diyerek insanlardan uzaklaşıp makinelere yaklaşmayı destekliyor. Onların dediği gibi, başımızın çaresine bakma zamanımız çoktan geldi. Ancak, bireyselleşerek güçlendiğimizi hissetsek de, birbirimize dokunamadığımız için zayıf düşüyor olabiliriz.

Merhaba dünyalı, ben dostum

Günümüzde birçok kişi teknolojiye sınır koymayı başarıyor. Bu kişiler arasında teknolojinin öncüleri de bulunuyor. Mesela 2011’de aramızdan ayrılan Steve Jobs, kendi evinde teknoloji kullanımını sınırlandırmıştı. Çocuklarının iPad kullanımını engellemişti. Girişimci Chris Anderson, New York Times’a verdiği bir röportajda çocuklarının kendi pazarladığı aletlerle zaman geçirmelerindense kendisiyle vakit geçirmelerini tercih ettiğini söylemişti: “Çocuklarım, karımla beni teknoloji konusunda fazla kontrollü ve faşist olmakla suçluyor. Arkadaşlarının hiçbirinin bu tarz kurallara tabi olmadığını söylüyorlar.”

Eğer dijital teknoloji kullanımınızın hayatınız üzerindeki etkisinden endişeleniyorsanız, haklı olabilirsiniz. Psikiyatr Dr. Elif Mutlu, “Adapte olup sosyal yaşamı takip etmek, insanlarla iletişim kurmak, oyun oynamak, araştırma yapmak, iş yönetmek, yaratıcı eylemleri sergilemek gayet sağlıklı” diyerek aşağıdaki dört soru hakkında uyarıyor ve “İkisine ‘Evet’ diyorsanız, sorun var diyebilirim” diyor.

1) Teknolojiyle ilişkinizi kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini hiç düşündünüz mü?

2) Sizi bu konuda eleştirdiklerinde öfkeleniyor musunuz?

3) Bu konuda suçluluk ya da mahcubiyet hissediyor musunuz?

4) Sabahları uyandığınızda ilk iş olarak telefonunuza mı yönelirsiniz?

Yazı: Ebru Paksoy

 

 

Önceki Yazılar

“Bağlanma Sorunu Yaşıyorum”

Sonraki Yazılar

Arkadaşlarınız İçin Nasıl Bir Psikologsunuz?