teknoloji-detoksu

Teknoloji Detoksu

Teknolojiden uzaklaşıp sosyal çevrenize yoğunlaşmak istiyorsanız, bu durumu kolayca çözebiliriz. Çünkü yalnızlığımızı kalabalıklaştırıp teknolojiyi çok şımartmadan kullandığımızda, bu işin içinden tereyağından kıl çeker gibi sıyrılabiliyoruz.

Google’ın pazarlama direktörü Daniel Sieberg, “Zaman, teknolojiyle savaşma değil, barışma zamanı. Telefonunuzdan, e-postalarınızdan, çevrimiçi hizmetlerden nefret etmeyin. Bunları rutininize davet edin ve kontrolü elden bırakmayacak şekilde evcilleştirin. O zaman, modern dünyanın bize sunduğu güzellikleri alıp rejimin kölesi olanları hayretle izlersiniz” diyor. Sieberg, hem kişisel hem de profesyonel tecrübelerine dayanarak yazdığı “The Dijital Diet” (Dijital Diyet) adlı kitabında teknolojiden ufak ufak uzaklaşmamız için tavsiyeler sunuyor.
İşte o tavsiyeler:

  • Teknolojinin hem kendiniz hem de toplum üzerinde yaratacağı etkileri düşünün. Bir ya da iki gününüzü cihazlardan uzakta geçirin ve neler olacağını gözlemleyin.
  • Her gün teknolojiyi ne kadar kullandığınızı ölçün. Kaç tane cihazınız var? Hangisini ne sıklıkta kullanıyorsunuz? Ve onlara ne kadar bağımlısınız?
  • Teknolojiyi, kontrolü elden bırakmadan, sevdiğiniz insanlarla gerçek ve samimi ilişkiler kurmak için kullanın.
  • Bu yeni teknoloji rejiminizi nicelikten çok niteliğe önem vererek ve sağlığınızı iyileştirecek sorumlu bir tüketim biçimi benimseyerek mükemmel hale getirin.

Son olarak, sosyal ilişkilerinizi güçlendirmek için Dr. Elif Mutlu’nun söylediklerini dikkate alabilirsiniz. “Sosyallik ihtiyacımızı kalabalıklar içinde gideremeyiz. Sosyalleşme demek, anlamlı bağlar kurmak demektir. Bunun için ortak bir amaca yönelik çalışan dernek, vakıf gibi topluluklar yararlıdır. Mezunlar derneği, kulüpler gibi aidiyet ve kimlik temelli kurumlar da kendimizi büyük bir ailenin parçası gibi hissetmemizi sağlar. Sanat ve spor etkinlikleri kalabalık bir kitleyle aynı anda aynı hisleri duyumsamamıza yardımcı olur. Sivil topluma hizmet etmek, spor ve sanat etkinliklerine katılmak her ne kadar kendi kişisel sorumluluk ve gelişim dünyamıza yönelik görünse de aslında temel ihtiyacımız olan ‘başkalarıyla bir arada olmanın en doyurucu yollarıdır.”

Yazı: Ebru Paksoy

 

 

Önceki Yazılar

Wabi-Sabi: Kusurları Kucaklayın

Sonraki Yazılar

İlişkiler Hakkında Bilmeniz Gereken Yedi Şey