yavaş1

DUR DÜĞMESİNE BASABİLİR MİYİZ?

Yavaşlamak Hünerdir Tabiatı telaşlandıramayız. Yağmuru, rüzgarı, gündüzü acele ettiremeyiz. Her şey kendi zamanında gerçekleşir. Aynı şekilde biz de kendi dünyamızın doğal ritimlerine bağlı kalır ve onlara saygı duyarsak, daha farklı ve daha anlamlı bir biçimde yaşamayı öğrenmiş oluruz. Bunun için uzun süre beklemeyi bilmemiz gerekir. Beklemek ve sabır, hayatımızdaki ayrıntıları daha iyi fark etmemizi sağlar. Kusurlu insanlarız hepimiz. >>>

dreamm

“İLİŞKİLERİMİN ARDINDAKİ SAKLI ANLAMI KEŞFETTİM”

“Neden onu seçtim?”, “Duygusal motivasyonlarım ve blokajlarım neler?”, “Ufukta nasıl bir gelecek görünüyor?”. Gazeteci Laurence Lemoine, yaşadığı deneyimi anlatıyor. Terapötik fırçanın ucunda duygusal bilinçdışını keşfe çıkın. “Sessizce, sakince nefes alıp verin…” Rahatça oturmuş, gözlerim kapalı, Terapist Claire Delabare’ın sesinin beni tatlı bir rehavete sokmasına izin veriyorum. Bir resimle değerlendirme seansını test etmeye geldim, Jung ve sofroloji yönelimli Psikoterapist >>>

VAROLUS

VAROLUŞÇU TERAPİ

İnsan, ancak içinde yaşadığı dünya ile beraber tam anlamıyla anlaşılabilir. Kendini tanımak ve içinde yaşadığı dünyayı anlamak kişiyi daha özgür, hayatı da daha anlamlı kılar. Sıkıntılar veya belirtiler, hayatımızı tam kavrayamadığımıza veya yaşayamadığımıza dair işaretlerdir. Varoluşçu terapi, danışanın sıkıntılarını çözmesinden öteye bakar ve danışanların kendilerine ait dolu dolu ve doygun bir şekilde yaşamalarının yollarını bulmalarına yardımcı olur.  Tarihçesi >>>

ayrilik

İLİŞKİDE TEHLİKE İŞARETLERİ!

Seks ve ilişki terapistleri, ilişkinizin sonunun yakın olduğunu gösteren bazı işaretleri açıklıyor.  Derleyen: Buğra LEVENT 1- Hiç kavga etmiyorsunuz “Kavga olmayan yerde, tutkudan-veya iyi bir seks hayatından- bahsedemeyiz. Kavga etmeyen çiftler, doğrudan iletişim kurmayan, su yüzüne çıkmasa da genellikle kırgın çiftlerdir.” – Dr. Brandy Engler, psikoterapist ve “The Women on My Couch” & “The Men on My Couch” >>>

T1

“PARTNERİME NASIL YARDIM EDEBİLİRİM?”

Her ay bir Psychologies okuru, Psikiyatrist ve Psikanalist Robert Neuburger’le değerlendirme görüşmesi yapıyor. Bu ayki okuyucumuz 42 yaşındaki Maryline. “İlişkimizde zor bir dönemden geçiyorum. 20 yıldır beraberiz ve iki çocuğumuz var. 12 yıl önce bir iş arkadaşımla ilişkim oldu ve partnerim bunu bir yıl önce öğrendi” diyerek anlatmaya başlıyor Maryline. Robert Neuburger: Nasıl öğrendi? Maryline: Bu size delice >>>

kendin ol

BENZERSİZ BİR GÜZELLİK İÇİN

Güzellik, duygular gibi değişken ve özneldir. Bizi farklı kılan özellikleri bulup, ortaya çıkarmak bizi diğerlerinden ayrıştırır. Özgünlük dediğimiz de bu farklılığımızdır. Güzelliğin standartlaşmasıyla ilgili tartışmaların üstesinden özgür güzellik çağrısıyla geldik ya da en azından tartışmaları sınırladık. Günümüzdeki söylemler bir örnek olmaya değil, farklılaşmaya yönelik. Bugün “var olmak”; farklı olmak ve sürüden ayrılmak anlamına geliyor. Tek kelimeyle anlatmak istersek: >>>

kendini sev

HERKESİN BENİ SEVMESİNİ İSTİYORUM

Başkalarından sevgi görmek istiyor ve bu sevgiyi kaybetmekten endişe duyuyoruz. Peki, bu bilinçdışı bağlılık ihtiyacı nereden geliyor? Seda, 34 yaşında ve dolu dolu bir geçmişi var. İnsanların iletişim bilgilerini düzenli olarak defterine not alıyor, ilkokuldan beri tanıdığı arkadaşlarını doğum günlerinde bir araya getirmeyi başarıyor. Ancak etrafındaki bu kişiler arasında onunla gerçekten arkadaş olabilenlerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor. >>>

musictherapy

NOTALARIN İYİLEŞTİREN GÜCÜ

Tarih boyunca bu coğrafyada kullanılmış olan müzik terapi, artık kanıta dayalı çalışmalarla da birçok hastalığın tedavisinde etkin rol oynuyor. Müzik terapi için müzik eğitiminin veya müzik yeteneğinin olması da gerekmiyor. Tarihçesi Miras edindiğimiz kültürde 9’uncu ve 10’uncu yüzyıllarda Farabi ve İbn-i Sina’nın sağlık alanında müziği kullandığına şahit olurken, Yunan mitolojisinde Apollo’nun hem müzik hem sağlık tanrısı olduğunu ve >>>

Young woman with balloons running on a field

HAYATA BAKIŞINIZI DEĞİŞTİRİN

Bir günde hayata pembe gözlüklerle bakmak mümkün mü? Pozitif psikoloji ve kişisel gelişim yöntemleri hayata daha olumlu bakmamıza yardımcı oluyor. 24 saat boyunca yapacağınız egzersizlerle hayata bakış açınız değişebilir. Filozof Émile-Auguste Chartier, “Karamsarlık bir çeşit karakter özelliğiyse, iyimserlik de bir seçimdir” diyor. Yani gelecekle ilgili olumsuz duygular beslemek ve karamsarlık tabiatımızda olabilir ama biraz çabayla iyimser olabilmek mümkün. Bilişsel terapiler >>>

vücudunuzusevin

VÜCDUNUZUN HER PARÇASINI SEVİN

Koca göbek, tahta göğüs, düz popo… “Kocaman karnım var, göğüslerim çok küçük, popom dümdüz…” Vücudumuzda beğenmediğimiz yerlerin sonu gelmiyor. Ama bu durum bazen hayatımızı karartabilir. Yeni bir şey deneyebilir miyiz? Mesela sevmediğimiz yerlerimize karşı daha hoşgörülü olabilir miyiz?