su-icmenin-cilt-uzerindeki-etkileri

Su İçmenin Cilt Üzerindeki Etkileri

İri gözenekler, sarkma, pullanma, kırışıklık… Çoğumuzun mustarip olduğu bu tür cilt problemlerini ortadan kaldırmanın yolu cilde ihtiyacı olan nem ve suyu vermekten geçiyor.

Vücudumuzun büyük miktarı sudan oluşuyor ve her gün yeterli miktarda su içmek sindirim ve dolaşım sistemimizin yanı sıra cildimizi içten dışa beslemesi açısından da büyük önem taşıyor. Sadece su içmek belki tüm o sevdiğiniz güzellik ürünlerinin yerini tutamaz, fakat uygulaması en kolay cilt bakım tedavilerinden biri olduğunu ve kozmetik ürünlerin işlevini daha iyi yerine getirmesine yardımcı olduğunu da göz ardı edemeyiz. Gelin, su içmenin cilt güzelliğiniz için faydalarını birlikte keşfedelim.

Yavaş yaşlanma etkisi

Cildiniz ne kadar nemliyse o kadar az kırışıklık ve ince çizgilere sahip olursunuz. Su cildinizin nem dengesini korumasına yardımcı olur ve bu da cilt elastikiyetini artırır. Daha fazla su içmek kırışıklıkların yanı sıra cildinizin dolgunlaşmasına da yardımcı olur. Cildin dolgunlaşması halihazırda var olan kırışıklıkların görünümünü en aza indirerek yaş alma belirtilerini azaltır.

Yenileme özelliği

Yeterli miktarda su içmek, sedef hastalığı ve egzama gibi deri rahatsızlıklarını gidermede yardımcı olabilir. Bunu sindirim sistemindeki toksinlerin vücuttan atılmasını sağlayarak yapar. Böylelikle cildiniz daha canlı, sağlıklı ve parlak görünür.

Ödemi azaltır

Cildimizde zaman zaman ödemin etkisiyle şişlikler oluşur. Genelde bunun nedeni, vücudun susuz kaldığı için suyu depolayarak kendini korumaya çalışmasıdır. Cildinizdeki ödemi ve şişliği azaltmak için her gün doktorunuzun önerdiği miktarda su içtiğinizden emin olun.

Daha fazla iyileşme

Daha önce cildinizde güneş yanığı oluştuysa, ne kadar acı verici bir süreç olduğunu biliyorsunuzdur. İyi haber şu ki, daha fazla su içmek iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olabilir. Olası bir güneş yanığı sonrası hâlâ bol miktarda aloe vera jeline sahip olmak isteyeceksiniz, ancak su içmenin faydasını da hissedeceğinize eminiz.

 Aknelere çözüm

Yetişkinlerde geçmeyen akne problemleri özellikle sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla birlikte oldukça yaygınlaştı. Yeterli miktarda su içmek, derinin toksinlerden arınmasına ve gözeneklerin sıkılaşmasına yardımcı olup tıkanıklık ve sivilce oluşumu ihtimalini azaltıyor.

Daha küçük gözenekler

Hava kirliliği ve makyaj kalıntıları gün boyunca gözeneklerimizi tıkar ve genişlemelerine neden olur. Ne kadar çok su içerseniz cildinizin yüzeyindeki yağ ve su dengesi o kadar sağlıklı olur. Böylelikle gözeneklerin boyutu da küçülür.

Sıkı bir cilt

Kilo değişimi ve yaş almanın etkileri ciltte sarkmaya neden olabilir. Çene çizgisi, göbek, kollar ve bacakları sıkılaştırmanın harika bir yolu da doğru miktarda su içmek. Çünkü su cildin elastikiyetini artırmaya yardımcı olur ve sarkmayı giderir.

Nemli bir cilt için daha fazlası

Cildi nemlendirmenin güzel yaş almanın sırrı olduğunu söylemiştik. Bunun için yeterli miktarda su içmenin yanı sıra pek çok etken de var. Bunlardan biri, cilt temizliğinde nem dengesini korumaya gayret etmek. Örneğin sıcak su cilt temizliği esnasında kuruluğa sebep olan en büyük etkenlerden biri. Duşta veya yüz temizliğinizde sıcak su kullandığınızda, cildinizin yağ ve nem dengesi bozulur. Yağlı cildin sebum salgısı artıp nem miktarı düşerken, kuru ciltlerde pullanma ve tahriş görülür. Yine temizlik aşamasında kullanılan güçlü temizleyiciler de cildin ihtiyacı olan nemi uzaklaştırıp kuruluğa, uzun vadede de gerginlik ve kırışıklığa neden olabilir. Bu yüzden, mümkünse alkolsüz, mineral ve vitamin bakımından zengin, doğal içerikli ürünler kullanmak en doğru karardır. Nemlendirici seçimi ve kullanımı ise nemli cildin bir diğer sırrı. Güneşin zararlı ışınlarından ve gün boyu kullanılan bilgisayar, cep telefonu gibi cihazların yaydığı mavi ışıktan cildinizi korumak adına nemlendiricinizde en az SPF 15 koruma aramalısınız. Bunun yanı sıra nemlendiricinin içeriğinde  A ve B5 vitaminlerinin bulunması cildin sıkılığını ve nem seviyesini artırırken, antioksidan C ve E vitaminleri de yine cildin korunmasına yardımcı olur. Cildimizde doğal olarak bulunan bir madde olan hyalüronik asit ise suyun cilde tutunmasını sağlar. Bizim önerimiz, cilt tipinize ve ihtiyacınıza uygun, komedojenik olmayan ve parabensiz bir nemlendiriciyi  sabah-akşam kullanarak cilt bariyerinizi korumanız yönünde. Özellikle banyo sonrası kuruyan cildi nemlendirmek olmazsa olmaz bir adımken, bacaklar ve eller gibi kurumaya daha yatkın bölgelerde daha yağlı ve yoğun ürünleri kullanabilir, her el yıkamadan sonra el kreminizi yenileyebilirsiniz. Cildinizi içeriden de beslemek isterseniz, hyalüronik asit içeren besin takviyelerini doktorunuz kontrolünde kullanabilir ve çift yönlü bir bakım rutini oluşturabilirsiniz.

Yazı: Hüma Kaya

 

 

Önceki Yazılar

Kasala Metodu

Sonraki Yazılar

Bakış Açınızı Değiştirecek 11 Duygusal Deneyim