spirituel-gelisim-icin-10-egzersiz (2)

SPİRİTÜEL GELİŞİM İÇİN 10 EGZERSİZ

 

 

Şaşırmaya, zihninizi biraz dinlendirmeye ve ruhani yönünüzü açmaya hazır mısınız? Zaten bu satırları okuyorsanız, cevabınız “evet” olmalı. Dine inancı tam, agnostik veya ateist de olsanız, farklı geleneklerden ve onların uzmanlarından ilham alarak içinizdeki yeni bir boyutu keşfedebilirsiniz.

1. İÇE YOLCULUK

Eşlikçi: Ignacio de Loyola*

İspanyol asıllı din insanı Ignacio de Loyola, ruhumuzu derinlemesine inceleme ve davranışlarımızı düzeltmek için hatalarımızla yüzleşme egzersizini “Özel ve Günlük Değerlendirme” olarak adlandırdı. Bu pratik sıklıkla günah çıkarma ritüeliyle karşılaştırıldıysa da aslında zihnimizi açmanın ve sorumluluk duygumuzu artırmanın bir başka yolu.

Sabah: Sabah uyanır uyanmaz dikkatinizi değiştirmek istediğiniz bir özelliğinize verin; kibir, öfke, cesaretsizlik gibi.

Öğleden sonra: Bir değerlendirme yapın. Kaç defa “yoldan çıktınız”? Sizi başarısızlığa götüren faktörler neydi? Bunu değiştirmek için burada ve şu anda ne yapılabilir?

Akşam: Akşam yemeğindin ardından öğleden sonraki davranışlarınızı değerlendirin. Gelişiminizi kaydedin ve başarısızlıklarınızı sorgulayın.

*1622 yılında Azizlik mertebesine geçen Bask kökenli eski asker De Loyola (1491-1556), ruhani öğretiler üzerine kitaplar yazdı ve Cizvit Tarikatı’nın kurucusudur.

2. İYİLEŞTİREN NEFES

Eşlikçi: Thich Nhat Hanh*

Bu nefes egzersizini her yerde, her saatte ve istediğiniz pozisyonda yapabilirsiniz.

Nefes alırken, “Nefes alıyorum” diye düşünün ve bedeninize giren havanın bilincine varın. Nefes verirken, “Nefes veriyorum” diye düşünerek bedeninizdeki tüm havayı sonuna kadar dışarı üfleyin. Kelimeler anda kalarak nefes almanızı hatırlatan rehber niteliğindedir. Tamamen konsantre olana kadar “Nefes alıyorum, nefes veriyorum” diye tekrarlayın. Sonra nefes alırken “derinlik” ve nefes verirken “yavaşlık” kelimelerini düşünün.

Birkaç dakika boyunca “derinlik, yavaşlık” kelimelerini tekrarlayarak nefes alın. Sonra aynısını “sükûnet, huzur” ve “gülümseme, rahatlama” kelimeleriyle tekrarlayın. En sonunda döngüyü, “Şu an, mükemmel bir an” cümlesiyle tamamlayın.

*1926 doğumlu Hanh, 1982 yılından bu yana Fransa’da kurduğu Zen köyünde öğretilerini aktarıyor. Hanh aynı zamanda “İyileştiren Nefes” adlı kitabın yazarı.

3. FARKINDALIK

Eşlikçi: Jon Kabat-Zinn*

Yeniden odaklanmak için beş duyumuz en iyi araçlardır. Bu yüzden duyma, görme, dokunma, koklama ve tat alma eylemleri farkındalık pratiğinin merkezidir. Kabat-Zinn bizi sadece “duymaya” davet eden bir egzersiz öneriyor. Bu egzersizi evde, işte, metroda veya bir dağın başında yapabilirsiniz.

Tüm seslerin, hoşunuza gitmeyenlerin bile, size ulaşmasına izin verin ve en baskın sese odaklanın. Zihninizde düşünceler veya anılar ya da farklı tatlar ve kokular canlanabilir. Bu kesintiyi kabul edin ve egzersize tekrar odaklanın.

Sese mümkün olduğu kadar uzun süre odaklanmaya çalışın. Bunun sonucunda Kabat-Zinn’in “safi duyma deneyimi” olarak adlandırdığı noktaya erişeceksiniz. Bu evrede sesle bir olduğunuzu hissedeceksiniz. Aynı egzersizi diğer duyularınızla da yapabilirsiniz.

*Mindfulness eğitimlerinde dünya çapında bir otorite olarak kabul edilen 1944 doğumlu Kabat-Zinn, Massachusetts Üniversitesi’nde profesör ve stres azaltma kliniğinin kurucusu.

4. KENDİNE YÖNELMEK

Eşlikçi: Martin Buber*

Martin Buber’in yazdığı aşağıdaki metni okuyun ve “canlılar ve nesnelerle gerçek bir ilişki kurma” şeklinizi düşünün.

“Din insanı Baal Shem Tov’a göre, hiçbir canlının veya varlığın karşılaşması gizlilik içinde olmaz. Tüm zamanımızı birlikte geçirdiğimiz veya sık sık karşılaştığımız kişiler, bize araştırmalarda ışık tutan hayvanlar, doğada kullandığımız malzemeler, işimize yarayan aletler… Hepsi de içindeki ruhani özü açığa çıkarak görevini tamamlamak için bize ihtiyaç duyar. Yolumuza çıkan bu manevi öze dikkat etmezsek, sadece kendi hedefimize odaklanmış oluruz ve varoluş amacından koparız. Ruhun en yüksek mertebesi derinlerde bir yerde cansız bekler ama ruhumuzda taşıdığımız hayat ışığını bu küçük karşılaşmalara aktarırsak, tam tersi gerçekleşir.”

*1878-1965 yılları arasında yaşayan Buber, Musevi düşünürlerin en önemli isimlerinden ve içsel yolculukla ilgili birçok kitabın yazarı.

5. DOĞAYLA UYUM

Eşlikçi: Maud Séjournant*

“Toprağın besleyici gücünü keşfetmeliyiz, bu sadece besinler anlamında değil, aynı zamanda enerji yönünden de geçerli” diyor Maud Séjournant. Doğada bizi kelimenin tam anlamıyla şarj eden, rahatlatan ve içsel dünyamızı genişleten yerler gerçekten var. Şamanlar bu yerleri “güç bölgeleri” olarak adlandırıyor. Bazıları tanınmış, tarihi veya antik yerler, bazılarıysa halen keşfedilmeyi bekliyor.

Doğada gezintiye çıkın. Tüm duyularınızı harekete geçirin ve kendinizi mekânın enerjisine bırakın. Özellikle size iyi gelen bir yer bulduğunuzda, hareketsiz kalarak oranın keyfini çıkarın.

Zemine mümkün olduğunca temas edin. Çıplak ayakla gezin veya ellerinizi yere koyun. Toprağın gücünü sadece çıplak temasla hissedebilirsiniz.

Doğanın size sunduğu tüm zenginlikleri (su, meyve, bitkiler) gözlemleyin ve bereketi hissedin.

*Meksika ve Amerika’da şamanlığa adım atan yazar ve psikoterapist Séjournant, konuyla ilgili eğitim ve atölyeler düzenliyor.

6. KİŞİSEL TAPINAK

Eşlikçi: John Daido Loori*

Kutsal bölgenizin sınırlarını belirleyin. Bu bölge ruhani pratiğinize ayrılmış bir oda veya odanızın bir köşesi olabilir. Önemli olan düzenli olarak gözlemleme, meditasyon, okuma veya dua yoluyla bilincinizi geliştirmenize yardımcı olacak bir yere sahip olmak.

Bu alanı rahat edeceğiniz şekilde düzenleyin. Kutsala yolculuk esnasında sembolik olarak özel bir giysi giyebilirsiniz. Tütsü veya mum yakabilir, sizi rahatlatacak bir müzik açabilirsiniz. Ruhani dinlencenizi “maddeleştirecek” unsurları belirlemek size kalmış. Eğer nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, özel ritüeller yapmaya çalışmayın, basit başlayın ve akışına bırakın.

Yüksek sesle konuşabilir veya sessizlikte oturabilir, bir metni okuyarak yaratandan veya evrenden istekte bulunabilir, niyet edebilirsiniz. Önemli olan bu randevuda egonuzdan sıyrılarak içinizdeki gerçek niyeti ifade edebilmeniz.

*Amerika’daki Zen Mountain manastırının rahibi, ruhani lider Daido Loori (1931-2009) birçok zen öğretisi kitabının da yazarı.

7. ŞİDDETSİZ İLETİŞİM

Eşlikçi: Marshall B. Rosenberg*

Şiddetsiz İletişim kavramının yaratıcısı Rosenberg, metodunu güzel ilişkiler inşa etmek için ruhani bir araç olarak kurmuştu. Eleştiri yapmak, teklifte bulunmak veya kötü bir haber vermek olsun, atılması gereken ilk adımın karşımızdaki kişiyle empati kurmak olduğunu savunuyor.

İlk önce karşınızdakine ne yaptığını hatırlatın: “Randevumuzu unuttun.”

Ne hissettiğinizi söyleyin: “Buna çok şaşırdım ve üzüldüm.”

Hangi ihtiyaçlarınızın karşılanmadığını ifade edin: “Sana güvenmeye ihtiyacım var ama maalesef öyle olmadı.”

Açık ve olumlu bir soru sorun: “Senin desteğine ve tavsiyelerine ihtiyacım var, bir dahaki sefere sana güvenebilir miyim?”

“Birisi bize utançtan, suçluluk duygusundan veya mecburiyetten bir şey yaptığında, onun karşılığında bir bedel ödeyeceğimizi unutmamalıyız” diyor Rosenberg ve amacımızın içimizdeki enerjiyle karşımızdaki kişi arasında bir bağ kurmak olduğunu ekliyor.

*1934-2015 yılları arasında yaşayan Rosenberg, Wisconsin Üniversitesi’nde psikoloji profesörlüğü yaptı ve Şiddetsiz İletişim merkezini kurdu. Aynı zamanda ülkemizde de yayımlanan “Şiddetsiz İletişim” kitabının yazarı.

8. AKIŞ DENEYİMİ

Eşlikçi: Mihaly Csíkszentmihalyi*

Dağa tırmanmak, gönüllü bir işte çalışmak, bir enstrüman çalmak, resim veya yemek yapmak… “Optimal bir deneyim” yaşamak için seçtiğiniz aktivitenin sekiz özelliğe sahip olması gerekiyor. Eğer bunu başarabilirseniz, ruhani yolculuğunuzun bileti elinizde demektir! Eğer bulamazsanız, daha besleyici bir aktivite arayışına girmelisiniz. Amaç, hayatınızda akışlara daha çok zaman ayırmak.

Seçtiğiniz aktivite aşağıdaki sekiz özelliğe sahip mi?

1. Gerçekleştirilebilir bir aktivite ama özel bir yetenek gerektiriyor veya bir zorluğu var.

2. Konsantrasyon gerektiriyor.

3. Amacı açık ve net.

4. Anında sonuç veriyor. Başarıp başaramadığınızı görebiliyorsunuz.

5. Yoğun bir odaklanma gerektiriyor ve dikkatinizin dağılmaması gerekiyor.

6. Tüm aksiyonlarınızı kendiniz kontrol ediyorsunuz.

7. Benlik endişesi kayboluyor.

8. Süresi değişkenlik gösterebiliyor.

*1934 doğumlu Csíkszentmihalyi, 1950 yılında Macaristan’dan ayrılarak Chicago Üniversitesi’nde psikoloji profesörlüğü görevini yürüttü. Csíkszentmihalyi aynı zamanda mutluluk bilimini anlattığı “Akış” kitabının yazarı.

9. İÇSEL GÖKYÜZÜ

Eşlikçi: Anselm Grün*

“Hepimizin içinde, bizi dış dünyadan koruyan ve uzaklaştıran bir sessizlik alanı vardır” diyor Anselm Grün ve ekliyor: “Kutsal bir yerde olma deneyimi kendi içimizdeki kutsal bölgeyi bulmaya yardımcı olur. Her yerde ve her zaman, şifa ve bütünlük bulmak için içimizdeki kutsal bölgeyi ziyaret edebiliriz.”

Kendi kültür veya inancınıza göre klasikleşmiş bir yer seçin ve orada tek başınıza zaman geçirin. Mekândaki titreşimleri hissedin, duyularınızı harekete geçirin ve sessizliğin tadını çıkarın. “Kutsal yerler kalbimizi açar. Daha özgür nefes alırız. Şifalı bir enerjiyle sarıldığımızı hissederiz ve esrarengiz bir hava sezeriz” diye anlatıyor Grün.

İnancınızın bir parçasıysa, dua edebilirsiniz. Eğer etmemeyi tercih ederseniz, kendinizi sessizliğe ve alanı kaplayan enerjinin akışına bırakıp sadece anda kalın.

*Almanya’daki Münsterschwarzach Manastırı keşişi 1945 doğumlu Grün, felsefe, teoloji ve ekonomi eğitimleri aldı.

 10. MERHAMET

Eşlikçi: Pema Chödrön*

Tibet dilinde “tonglen” kelimesi, “almak ve vermek” anlamına geliyor ve başkasının acısını hissedip onu ışığa çevirmeyi ifade ediyor. Oturarak, ayakta veya uzanarak, kendinizi zorlamadan derin nefesler alın.

Acı çeken insanlar gördüğünüzü düşünün; bir aile, şehir veya ülke olabilir.

Nefes alırken onların acısını koyu renkte bir duman olarak içinize çektiğinizi hayal edin.

Nefes verirken, dumanı parlak ve açık renkli bir ışık olarak içinizden attığınızı düşünün.

Egzersizi birkaç dakika boyunca tekrarlayın. Bunu sadece fiziksel ve zihinsel olarak enerjik olduğunuz zamanlarda yapın. Bu yolculuk, merhamet ve olumlu davranışları tetikler, canlılar arasındaki en yüksek bağlılık bilincini açığa çıkarır. Aynı zamanda yaşayan ve değiştirici bir ruhaniliği sembolize eder.

*1936 doğumlu Budist rahip Chödrön, meditasyon ustası Chögyam Trungpa Rinpoché’nin öğrencilerinden ve Kanada’daki Gampo Manastırı’nın kurucularından. Ülkemizde de yayımlanan “Her Şey Darmadağın Olduğunda” adlı kitabın yazarı.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

OLİMPOS SERGİLERİ I: PORTRE

Sonraki Yazılar

HAYATINIZIN YAZARI KİM?