spaces-#1-projesi

Spaces #1 Projesi

TIFF (Selanik Uluslararası Film Festivali), ünlü yönetmenlerden koronavirüs krizi sırasında evde kısa bir film çekmelerini istedi. “Mekânlar #1” (Spaces #1) adlı proje, Georges Perec’in “Mekân Feşmekân” adlı kitabından esinlenerek hayata geçirildi. Fikir; çevreyi, insanları veya o alandaki hayvanları kullanarak evde bir film yaratmaktı. Kullanılabilecek açık alanlar ise sadece teras, bahçe, balkon ve merdiven boşluğu gibi açık hava yaşam alanlarıydı.

Mekân. Mekân, kökensel olarak “var oluş, var olunan konum” anlamlarını taşır. Georges Perec de “… referans, çıkış noktası, kaynak vazifesi görecek yerler: Doğduğum ülke, ailemin beşiği, doğmuş olduğum ev, büyüdüğünü gördüğüm (babamın ben doğduğum gün diktiği) ağaç, çocukluğumun el değmemiş hatıralarla dolu tavan arası…” olarak sorgulamıştır mekânı. Bu açıdan düşünürsek, bu projedeki sekiz filmle, sıkışıp kaldığımız alanlarda, mekânı yeniden değerlendiriyoruz. Varoluşumuzu devam ettirebilmek için var olmaya çalıştığımız ev mekânları bize hangi objesiyle nefes aldırıyor? Hatırlarla dolu tavan arasıyla mı? Kitaplığımızdaki anılarla mı? Yoksa küçük bahçemizde dikilen bir ağacın düşen meyvesiyle mi?

Araf. Apartmanda bir arakatta, iki otoyolun arasındaki kaldırımda, küçük bir balkonda sıkışan düşünceler… Ne yapmalı? Geriye dönmek mümkün mü? Nasıl ilerlenebilir? Tüm bunları görsel imajlarla bütünleyen “Mekânlar #1”, arafta olmanın boğuculuk ve belirsizliğe dair hisleriyle de baş başa bırakıyor izleyiciyi. Geçmiş anılarla, gelecek tasvirlerinin arasında sıkışıp kalıyoruz. Görünmeyen bir tehlike tüm mekânların içinde arafı yaşatıyor bizlere.

Düzen. Zamanın lineerliğinde kendimize yarattığımız düzenler, sıradan hayat akışında çok da farkında olunmadan ilerler. Sıradanlığın bozulduğu ve düzenimizin “farkına varmaya başladığımız” zaman, lineer zaman düzeninin de bozulmaya başladığını görürüz. Farkında olunmayan her şey “içeride” sorgulanmaya başlanır. Mekân sınırlarının bu kadar çizilmiş olduğu bir düzende yaşamak nasıl mümkün olacaktır?

SEKİZ KISA FİLM VE YÖNETMENLERİ:

Giorgos Georgopoulos “Vacationers in Pompeii”

Rinio Dragasaki “Incredible Thoughts of a Woman on a Tier”

Zacharias Mavroeidis “Me, My Home”

Minos Nikolakakis “31/3/20 8.00”

Marianna Economou “My Other Lives”

Stavros Pamballis “Cleo and Her Daddy Make a Movie”

Syllas Tzoumerkas “Foghorn”

Stavros Psillakis “My Photograph”

Yazı: Tuğba Kocaefe, psikoterapist

 

 

Önceki Yazılar

Çocuk Gelişimi: Ekranların Beceriye Etkisi

Sonraki Yazılar

Geçmişi Bırakmanın Altı Yolu