sorular 1

SORULARINIZ


Uzman Klinik Psikolog Mia Medina sorularınızı yanıtlamaya devam ediyor.

Babam, dedemin kaybından sonra çok değişti. Ona nasıl yardımcı olacağımı bilmiyorum.

Kısa bir süre önce dedemi kaybettik. Uzun süren hastalığı döneminde babam hep onunla ilgilendi. Normalde yakın bir baba-oğul ilişkileri yoktu. Ancak dedemin ölümünden sonra babam çok değişti. Ani öfke krizleri oluyor. Birkaç aydır da dine doğru bir yönelimi oldu. Psikoloğa gitmesi için nasıl ikna edebilirim? Irmak, Ankara

Baban uzun ve zor bir yas süreci geçiriyor gibi anlıyorum. Tabii ki, kaybettiğimiz kişiyle ilişkimiz ne kadar yakınsa, bu yas sürecini o kadar zor ve karmaşık hale getirir. Öncesinde yakın bir baba-oğul ilişkileri olmadığını yazmışsın. Birçok ebeveyn ve çocuk gibi ilişkilerinin inişli çıkışlı olduğunu; gelişimi ve sonra da yetişkinlik yılları boyunca, babanın babasına karşı hayranlık, kırgınlık, öfke, hayal kırıklığı, suçluluk ve özlem gibi birçok değişken ve çelişki dolu duygular beslediğini tahmin ediyorum. Babasının kaybı yaşadığı zor duyguların su yüzüne çıkmasına sebep verdiği gibi, onları ilişki içinde çözümlemesi artık mümkün olmadığından, yoğun bir pişmanlık ve çaresizliğe de yol açmış olabilir. Bazen de hayattaki sıkıntılarımızı, tatminsizliklerimizi ve kendimizle ilgili zor duyguları deneyimlemek yerine onları başka bir nesneye (çoğunlukla ebeveyn ya da eş gibi bir yakınımıza) yansıtabiliriz. O nesnenin kaybı kendimizle ilgili birçok yüzleşmek istemediğimiz duyguya bizi yakınlaştırır. Tabii ki babanın hayatı ya da babasıyla ilişkisi hakkında bir bilgim yok, ancak babasının kaybından sonra yaşadığı pişmanlık ve öfke gibi duygular sadece babasıyla değil, kendisi ve kendi hayatıyla da ilgili olabilir.

Her ihtimalde, babanın yas süreci boyunca yaşadığı bu depresif duygular daha kronik bir depresyon döngüsüne dönüşebilir. Bu sebeple, sadece terapi değil, alabileceği her türlü destek önemlidir. Dine doğru bir yönelimden bahsetmişsin. Obsesif ya da saplantılı döngüler yaratmadığı sürece dini inanç ve ritüeller kişiye böyle süreçlerde yardımcı olabilir. Psikoloğa gelince, istemeyen bir kişiyi psikoloğa gitmeye ikna etmek zor, bazen de imkansızdır. Bu konuyu bir “inatlaşmaya” çevirmek yerine onu dinlemek, destekleyici yorumlar yapıp sorular sormak ve aralarda hiç üstelemeden psikolojik destek opsiyonunu hatırlatmak daha yerinde olacaktır.

Bebeğimi büyütürken, çok zorlanıyorum ve iyi bir anne olmadığımı düşünüyorum.

Yedi aylık bir bebeğim var. Doğum sürecinde ve sonrasında zor bir hamilelik geçirdim. Çocuğum da biraz zor bir çocuk. Özellikle de uyku sorunu yaşıyoruz. Çevremden destek almadığımı hissediyorum. Ben de psikoloji okudum ama tepkilerimi ve davranışlarımı kontrol etmekte zorlandığımı hissediyorum. Geçici bir dönem olsa da çok yorgun hissediyorum kendimi. Biraz rahatlamam için ne önerirsiniz? Melis, İstanbul

Birçok yeni annenin doğum sonrası yaşadığı son derece zor bir mücadeleden bahsediyorsun. Baş etmen gereken zorlukları sana söylememe gerek yok ama yine de tahminen özetleyecek olursam: Öncelikle, uykunu, vücudunu, düzenini ve hatta kimliğini elinden alan, sana tamamen muhtaç bir canlının sorumluluğunu taşıyorsun. Hele de “zor” bir çocukla baş ediyorsan, anne olarak birçok zaman ne yapman gerektiğini bilmiyor ve yaptıklarının doğruluğundan şüphe ediyor olabilirsin. Özellikle çevrende müdahaleci kişiler varsa, bu süreç her yaptığını sorgulamana yol açıp özgüvenini de zedeliyor olabilir. Kendini dış dünyadan kopmuş, yalnız bırakılmış ve umutsuz hissediyor olabilirsin. Bütün bunlara kronik uykusuzluk ve bir de doğum sonrası yaşanan hormon değişimleri eklenince depresif bir süreç geçiriyor olman doğal.

Çevrenden destek almadığını söylemişsin. Öncelikle, bunu değiştirmenin yollarını araştırmak isterim. Eşinle ve ailenle arandaki dinamikleri bilmiyorum, ancak lohusalık döneminde net iletişim kurmak yerine hayal kırıklığı, haksızlık, öfke ve çaresizlik hisleriyle bir mağduriyet döngüsüne kapılmak çok anlaşılır, sık görünen ve belki de önlenebilecek bir sorundur. Acaba çevrendekilere net ve somut taleplerde bulunman mümkün olabilir mi? Saydığın sıkıntılar arasında en büyük ve kronik sorunlar yaratacak olan uykusuzluk, çünkü bünye buna alıştığını sansa da, uykusuzluk uzun vadede hem fiziksel hem de duygusal strese olan toleransı ciddi ölçüde azaltır, vücudu ve zihni yıpratır, depresif süreci sürekli besler. Geceleri eşinle bir iş bölümü yapıp en azından dört saat kesintisiz uyuyabilmen çok önemli. Bu mümkün değilse, ailenden bir yakınını bazı geceler çağırabilir misin? Aynı şekilde, gün içinde bir yakınına birkaç saat gelip bebeğini senden almasını talep edebilir ve bu zamanı tamamen kendi öz-bakımına ayırabilirsin. Bunların yanı sıra, duygusal destek de çok önemli. Sana hem pratik konularda nasihat vermeden ve yargılamadan önerilerde bulunabilecek hem de yaşadığın zorlukları anlayabilecek bir arkadaş grubu edinmen de rahatlatıcı olacaktır.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

CAPPADOX

Sonraki Yazılar

BAĞIŞ İÇİN OYNA!