sizofreni-turleri

ŞİZOFRENİ TÜRLERİ

 

 

Her ne kadar tek bir başlık altında tanımlanan bir hastalık gibi görünse de şizofreni de kendi içinde türlere ayrılıyor:

Paranoid Şizofreni: Şizofreninin en sinsi ilerleyen türü. Paranoid şizofrenler kolay anlaşılamaz ve kendilerini de iyi gizler. Dengeli bir izlenim uyandırırlar ancak bütün sorunları içlerinde yaşarlar. Normal görünseler de yapıları paranoyaktır ve olmayan şeyleri var zannederler. Algılamada, düşünmede ve davranışlarında bozukluk bulunur. Hastalık genelde 15-20 yaş aralığında kendini gösterir. Renkli ve renksiz tablo sergiler.

Renkli tablo: Saldırganlaşırlar. Direkt suçlar ya da savunmaya geçerler. Çevreye; etraflarındaki kişilere ve eşyalara zarar verirler. Bağırarak iletişim kurarlar, yüksek sesle ve öfkeli bir tonda konuşurlar. Olmayan sesleri duyar, kişileri yapmadıkları davranışlarla suçlarlar ve bunlara kendileri de inanırlar. Etrafındaki herkesin hatta en yakınlarının bile kendisine zarar vereceğine inanırlar. Adım adım etraflarına duydukları güveni kaybederler ve korkuya kapılırlar. Yaşadıkları evin kapısını kilitler, pencereleri hemen hiç açmazlar…

 Renksiz tablo: Hasta içine kapanır, kimseyle görüşmek istemez, az konuşmaya meyilli hale gelir. Kalabalık ortamlardan uzaklaşır, eve kapanmaya istekli hale gelir. Sosyal hayattan kopar. Hastalığının farkındadır ve kendini çevresinden uzaklaştırır.

Dezorganize (Hebefrenik) Şizofreni: Bozuk konuşma ve davranışlar görülür. Tepkisiz ya da uygunsuz duygulanım sergiler. Hayalleri ve halüsinasyonları vardır ama bunlar sistemli değildir. Toplumdan tamamen soyutlanabilir ya da amaçsız ve yararsız nitelikte etkinliklerde bulunur, garip düşünceleriyle kendini belli eder. Gerçekle bağlantıları zayıftır. Genellikle 25 yaş ve öncesinde son derece sinsi belirtilerle ortaya çıkar. Uyumsuz, kendilerine bakmada yetersiz, duygusal tepkileri uygunsuz; sık sık ve nedensiz olarak bağıran veya gülen kişiler daha meyillidir.

Katatonik Şizofreni: Psikolojik ya da farklı tıbbi nedenlerle ortaya çıkabilir. Hasta hiç kıpırdamadan günlerce sabit konumda kalabilir, duyduğu en sevindirici ya da en üzücü haber karşısında gözlerini bile kıpırdatmaz. İstemli davranışlarda anormallikler sergiler, örneğin konuşmaz. Bir başkasının davranışlarını devamlı taklit eder ya da basmakalıp davranışlar sergiler. İstemli taklitçilik sergiler, örneğin bir kelimeyi sürekli gereksiz yere tekrarlar. Bu, katatoni sürecidir. O dönemi atlattıktan sonra hislerini, duyduklarını anlatabilirler.

Amaçsız ve düşüncesizce anormal davranışlar sergilerler. Kimseyi umursamadan soyunabilir, tuhaf ve komik yüz ifadeleri takınabilir, sorulara tek kelimelik anlamsız cevaplar verebilirler.

Rezidüel Şizofreni: Hastanın en az bir şizofrenik nöbet geçirmesi, şizofrenik bozukluğun sürmesi ancak belirgin pozitif belirtilerin görülmemesi halinde rezidüel şizofreni tanısı konur. Hastalarda genelde duygusal tepkisizlik, toplumsal ortamdan çekilme, düşünme ve konuşmada gerileme, girişim yetersizliği ve çağrışım esnekliği gibi belirtiler gözlemlenir. Hayaller ve halüsinasyonlar belirgin değildir. Rezidüel şizofrenler kendilerine bakamazlar. Boşluk duygusu içinde bulunduklarından söz ederler ve sıkıntıdan yakınırlar. Bir işe başlar ancak sonunu getiremezler. Yaşama karşı motivasyonları zayıf hayata ilgileri eksiktir.

Şizoaffektif Bozukluk: Hasta şizofreni belirtileriyle birlikte manik/depresif ruh hali bozuklukları da gösterir. Aralıksız devam eden bir hastalık süreci içinde hayal, halüsinasyon, dezorganize düşünce ve davranış gibi belirtilerle eş zamanlı olarak manik, depresif veya manik-depresif atakla birlikte kendini gösterir. Bazı tıp çevrelerine göre şizofreni ile bipolar affektif bozukluk arasında yer alan bir ara türdür ve hem şizofreninin hem de bipolar bozukluğun özelliklerini taşır ancak ne tam şizofreni ne tam bipolar bozukluk olarak tanımlanabilir.

 

 

Önceki Yazılar

ROBOTLAR BOŞLUĞUMUZU MU DOLDURACAK?

Sonraki Yazılar

ANDA KALMA EGZERSİZİ