Girls choosing new shoes in the shop

SİZİ ENGELLEYEN NEDİR?

 

 


Risk almaktan, vazgeçmekten, kendini savunmaktan korkmak… Neden geri adım attığınızı biliyor musunuz? Bu testi yapın ve karar vermenizi, dolayısıyla da ilerlemenizi engelleyen içsel frenlerinizi bulun.

  1. Sizin için doğru seçim yapmak çoğunlukla şunla alakalıdır:

Üçgen – Sezgi.

Daire – Şans.

Kare – İrade.

Karo – Motivasyon.

  1. En çok hangi alanda karar vermekte zorlanıyorsunuz?

Kare – Meslek.

Karo – Aşk.

Daire – Aile.

Üçgen – Günlük hayat.

  1. Bir karar aldınız. Sizi ne vazgeçirebilir?

Üçgen – İkna edici eleştiriler veya itirazlar.

Karo – Acı verecek bir başarısızlık ihtimali.

Kare – Görünürde daha iyi bir fırsat.

Daire – Anlık ruh hali.

  1. Ne zaman yardım istersiniz?

Üçgen – Sizi ileriye taşıyacak bir durumda.

Kare – Seçim yapmadan önce, gerçek isteğinizi anlamanıza yardımcı olmak için.

Karo – Tavsiyeler yerine arzularınızı izlemeyi tercih edersiniz; yanılsanız da.

Daire – Seçiminizi yaptıktan sonra, argümanlarınızı test etmek ve zamanında geri adım atabilmek için.

  1. Bir karar verme aşamasındasınız. İç sesiniz ne söylüyor?

Daire – Seçmek vazgeçmektir, çok yazık!

Karo – Gerçekten istediğin bu mu?

Kare – Sorumluluğu alabilecek misin?

Üçgen – Riskleri doğru şekilde hesapladın mı?

  1. Son başarısızlığınızdan hangi dersi çıkardınız?

Daire – Bazen ağ olmasa da atlamayı bilmek gerekir.

Karo – Çıtayı çok yükseğe koymamak gerekir.

Kare – Bazı arzularımızı reddetmeyi öğrenmek lazım.

Üçgen – Gerçekten ne istediğini bilmek lazım.

  1. Çocukluk seçimlerinizden hangisini hatırlıyorsunuz?

Karo- Kıyafetlerinizi veya tatlınızı seçmek için saatler harcardınız.

Daire – Başkalarının sizin için seçmesine memnuniyetle izin verirdiniz.

Üçgen – Erken yaştan itibaren dikkat ve ölçülülük kartlarını kullandınız.

Kare – Aileniz keşke daha fazla seçim yapmanıza izin verseydi.

  1. Benim için seç!” Bu cümlenin adresi kimdir?

Daire – Eşiniz.

Kare – Kader.

Karo – Anneniz.

Üçgen – Bankacınız.

  1. Önemli bir zorluğu aşmak için ihtiyacınız olan:

Üçgen – Yakınlarınızın desteği.

Karo – İyi bir B planına sahip olmak.

Kare – Koşullar tarafından itilmek.

Daire – Mükafatlandırılacağınızdan emin olmak.

  1. Bu kez sizin yerinize seçim yapılıyor, nasıl tepki gösterirsiniz?

Karo – Rahatlama: Eleştirilere katlanmak zorunda kalmayacaksınız.

Üçgen – Endişe: Sonuçları kim üstlenecek?

Kare – Keyif: “Şans oyunu” kısmı sizi rahatsız etmez.

Daire – Teşekkür: Ne güzel, zaten karar veremiyordunuz.

  1. Az tatmin edici iki seçenek arasından hangisini tercih edersiniz?

Karo – En az riskli olanı.

Daire – Kısa ve orta vadede en az kısıtlayıcı olanı.

Kare – Çevrenizde en popüler olanı.

Üçgen – En kolay uygulamaya koyulabileni.

  1. Sıfırdan başlayın.” Bu söz size ne ifade ediyor?

Kare – Korku ve yılgınlıkla karışık bir his.

Daire – Bir rehbere acil danışma ihtiyacı.

Karo – Huzursuz ama uyarıcı bir heyecan.

Üçgen – Sorular: Ne yapmalı? Nereye gitmeli?

A’LAR ÇOĞUNLUKTAYSA

Hayal kırıklığını kabullenme zorluğu

Seçmek, aynı zamanda vazgeçmektir de. Karar vermek sizin için zorsa, bunun sebebi diğer olasılıklardan mahrum kalma hissinin üzerinizde baskı kurmasıdır. İdealiniz, vazgeçmek zorunda kalmadan her şeye sahip olmak. Seçim yapmanın zevk ya da güvenlik kaybı değil daha fazla otonomi, mutlu değişimler, isteklerin tatmini gibi yeni edinimlere gerekli koşul olduğunu anlamak için çocuklukta yani yeterince psikolojik olgunluğa sahip olmayan bir yaşta, seçimlerin çok erken size bırakılmış olması muhtemel. Diğer bir olası açıklama ise şudur: Eğer çocuklukta kaybetme deneyimi travmatik yaşanmışsa (erken yaşta yas, istenmeyen bir göç gibi) veya bütün arzularınız siz daha talep edemeden tatmin edilmişse, hayal kırıklıkları yetişkin yaşta önüne geçilemeyen endişeleri tetikler. Herhangi bir seçimin içereceği vazgeçmeyle karşı karşıya kalmamak için stratejiler üretirsiniz.

Değişimi başlatmak için: Gözünüzün önünden büyümenizi sağlamış olan bütün vazgeçişlerinizi film gibi geçirin (biberon veya anne sütü, bebek bezleri, anne baba evi…). Hiçbir şeyi bırakmamak, her şeyden vazgeçmeye ve hiçbir şeyden zevk almamaya eşittir! Kendinizi bilinçli bir şekilde bazı şeylerden yoksun bırakın. Dürtüsel alışverişler yapmayın, gerçekten istediklerinizin listesini yapın (seyahat etmek için zaman, meslek değiştirmek vb.). Bu projelerden birini seçin ve gerçekleşme sürecinin baştan sona tadını çıkarın.

B’LER ÇOĞUNLUKTAYSA

Özgüven eksikliği

Ne istediğinizi biliyorsunuz, ancak arzularınızı, yani seçimlerinizi başkalarının istekleri ardına koyuyorsunuz. Sebebi ise, çatışma başlatma, yargılanma, dışlanma ve engelleri aşma gücüne sahip olmama korkusu. Bir amaca ulaşma ve bağlılıkta çok önemli role sahip olan kendine güven duygusu sizde eksik gibi görünüyor. Çoğu zaman eksik özgüven, otoriteyle normal işlemeyen bir ilişkiye işaret eder. Çocukluk çağında birey olarak saygı görme şansınız olmamışsa, baskın ve size bazı şeyleri empoze eden karakterlere karşı dik durmanız zordur. Bu, çocuk yanlış yaptığında, başarısızlığa uğradığında veya onların aksi bir seçimi savunduğunda, onu kıran, aşağılayan ve sıklıkla çok otoriter, katı ebeveynlere sahip çocukların durumudur. Büyürken, arka planda silikleşmenin, ana akımı kabul etmenin, boyun eğmenin daha iyi olduğu düşüncesi hâkim olur. Bu savunma amaçlı vazgeçme, hayal kırıklığı ve öfke yaratmasının yanı sıra diğerlerine karşı pasif-agresif saldırganlık geliştirme riski altında aşağılık duygusunu güçlendirir.

Değişimi başlatmak için: Sadece sizi ilgilendiren alanlarda (giyim, öğle yemeği menünüz vb.) diğerlerinden bağımsız bir şekilde tercih yapma egzersizi yapabilirsiniz. Haftada üç ya da dört kere, ilişkinizde veya işinizde bir “evet” veya “hayır” cevabınızın arkasında durmayı deneyebilir, bu süreçte zorluklarınızı, açmazlarınızı, başarılarınızı ve ilgili duygularınızı not edebilirsiniz.

C’LER ÇOĞUNLUKTAYSA

İçsel endişeler

Kesin konuşmak? Karar almak? Bunu sadece aklınıza getirince bile kaçmak istiyorsunuz. Nihayet karar aldığınızda da, zıt bir fikir sizi “başlangıç noktasına” döndürmek için yetiyor. Canınızı sıksa veya gülümsetse de, kronik kararsızlıkla yaşamak her zaman acı vericidir. İçsel bir güvensizliği gösterir. Size çok erken yaşta çok büyük sorumluluklar yüklenmiş veya sırdaş-danışman görevi verilmiş, çocukluğunuzda sürekli kötü seçimler yapma korkusu ile yaşamış olabilirsiniz. Karar verme anında, artıları ve eksileri tartmak için iç içe geçmiş sonu gelmez içsel diyaloglar buradan kaynaklanır. Kararsızlık aynı zamanda, çocukluk evresinde bir saplantıyla ilgili olabilir. Aileniz her şeye her zaman sizin yerinize mi karar verdi? Çoğu ebeveyn, çocuklarına şu ya da bu seçimi yapmak için henüz çok küçük olduklarını söylediklerinde, “Büyüdüğünde yalnız karar vereceksin” demeyi unuturlar. Bir gün tercih yapabileceklerinden emin olmayan çocuklar, yetersiz olduklarına inanarak büyürler. Sizin için asıl mesele, otonominizin sizden zorla alındığı koşullarda mağdur olabileceğinizin farkına varmak. İkinci aşamadaysa, sizi seçimler yapmaya itecek güçlü motoru, yani kişisel arzularınızın ne olduğunu anlamanız gerekir.

Değişimi başlatmak için: Kararlılık ruhu günlük hayatın küçük hareketlerinde yeşertilebilir. Kendinize bir hedef belirleyerek, her gün tereddüt etmeden en az bir seçim yapın. Bu hareketin sizde uyandırdığı duyguları zihninize not etmeyi unutmayın (kaygı, suçluluk duygusu, korku, gurur, heyecan…)

D’LER ÇOĞUNLUKTAYSA

Risk alma korkusu

Seçim yapmak kaçınılmaz olarak risk almaya yol açar. Ancak bilinçdışınızın sizi inandırdığının aksine, yolun kenarında dikkatli bir şekilde oturmaktan daha tehlikeli değildir. Sadece risk alabilmek, isteklerinizi yerine getirebilmenizi ve kişisel tercihler yapmanızı sağlar. Depresif, çok endişeli, mükemmeliyetçi ve rekabetçi ebeveynler doğrudan ya da dolaylı mesajlarla çocuklarında bu etabı ciddi şekilde engelleyebilir. Çocuklar, depresif ebeveynden uzaklaşarak ona acı vermekten, endişeli ebeveyni risk alarak kaygılandırmaktan, mükemmeliyetçi veya rekabetçi anne veya babanın gözünde de başarısız olmaktan korkarlar. Böylece seçimler karşısında duruş daima aynı olur: En “tehlikesiz” yanıtı veya statükoyu tercih etmek. Bu tutumda, başarısızlıkla sonuçlanma ihtimalinde bile risk almanın hayatınızı kontrol etmenin tek yolu olduğu unutulur. Pasiflik sizi seçimden kurtarmaz, seçimin sizden habersiz yapılmasına ve maruz kalmanıza sebep olur. Bütün zorluk, aşırı risk ve makul riski ayırmaktır ama bu yine de sıfır risk anlamına gelmez. Hataların başarısızlık değil, ders ve zenginleşme olduğu fikrini içselleştirmek yararınıza olur.

Değişimi başlatmak için: Son başarısızlıklarından birini aklınıza getirin. Neyi ihmal ettiniz, yanlış değerlendirdiniz, kötü hazırlandınız? Tam olarak neden korktunuz? “Dikkat tehlike” diye bağıran küçük ses kime ait? Bu sorular ve içgözlemin ardından bulduğunuz cevaplar, daha sakin yeni seçimler yapmanıza ve böylece ilerlemenize yardımcı olacak desteklerdir.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

BEYAZPERDE: KELEBEKLER

Sonraki Yazılar

OTİZME MAVİ IŞIK YAK