sorularınız

SİZDEN GELEN SORULAR

 

 


Haftaya sizden gelen sorular ve bizim cevaplarımızla başlayın.

Uyuşturucu bağımlısı ağabeyimle her geçen gün daha da koptuğumuzu hissediyorum.

22 yaşındayım, benden üç yaş büyük bir ağabeyim var. Eskiden çok yakındık ancak şimdi uyuşturucu kullanımının kontrolden çıktığını ve ilişkimizi yok ettiğini hissediyorum. Her zaman alkol ve bazen biraz da uyuşturucu kullanımı vardı, ancak hep çok başarılıydı, sosyal hayatı da çok aktifti. Ancak son bir senedir onun çok değişti. Sanırım işini de sıklıkla aksatıyor, çoğu hafta sonu tümüyle ortadan yok oluyor, telefonlarını açmıyor. Ne yapmalıyım? Selim, İstanbul

Madde kullanımı ve bağımlılığı toplumumuzda artmakta olan ve sadece kullananları değil, onların yakınlarını da derinden etkileyebilen bir durum. Anladığım kadarıyla ağabeyinin hayatında madde gitgide daha büyük bir yer kaplamakta. Onun işlevselliğini etkilemeye, ilişkilerine zarar vermeye ve büyük olasılıkla geleceğini riske atmaya başlamış. Doğal olarak sizin de ilişkinizde bir aksama ve mesafe oluşturmuş. Öncelikle, bu endişeyi yalnız yaşamak yerine böyle riskli bir durumun yükünü paylaşabilmen herkes için daha iyi olabilir. Örneğin, bu konuyla ilgili annene ve/veya babana açılman mümkün olabilir mi? Eğer duruma sağduyu ile yaklaşabilecek kişilerse, aranızda dayanışma yaparak bu konuyla başa çıkmaya çalışmanız hem sana hem de belki uzun vadede ağabeyine iyi gelecektir. Aranızdan birinin ya da hepinizin, bir saldırı gibi değil de, sakince ve yargılamadan onunla konuşması etkili olabilir. Ona madde kullanımının hayatındaki bedellerinin gittikçe arttığını ve onun için endişelendiğinizi ifade edip kullanımı bırakması için yardım almasını önerebilirsiniz. Onunla herhangi bir yüzleşme halinde, onun verebileceği farklı olumsuz tepkilere de hazırlıklı olman önemli. Kendisi durumu hafife alıp sizin abarttığınızı öne sürebilir, öfkelenebilir, hayatına karışmamanızı isteyebilir veya endişelerinizi ve önerilerinizi kabul etse de ardından yerine getirmeyebilir.

Madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalık, ancak tedavinin ilk şartı kişinin bırakmayı istemesi ve buna hazır olması. Kişi bu noktaya gelene kadar ne yazık ki sevgi, sağduyu, sorumluluk gibi kavramları çok kolay göz ardı edebilir; bedeli ne olursa olsun yapması gereken her tercihte bağımlı olduğu maddeyi seçebilir. Senin (konuya aileni de dahil edeceksen hepinizin) bu süreçte onun sizinle işbirliği içinde olmama ihtimaline hazırlıklı olmanız ve bulunduğu yeri kabul etmeye çalışmanız son derece zor, ancak bu gibi durumlarda gerekli.

Gelecek kaygısı ve belirsizlik içimi kemiriyor.

Üniversiteden yeni mezunum, iş arama konusunda ve ilerdeki birkaç yılımı düşündükçe uykularım kaçıyor. Psikolojik danışmanlık mezunu olarak bile kendimi bu anksiyete halinden çıkarmakta zorlanıyorum. Son günlerde çok fazla uyuduğumu, dışarı çıkmak istemediğimi, yapmam gereken işleri ya yarım yamalak ya da hiç yapmadığımı fark ettim. Tuğra, İstanbul

Okul hayatının sona ermesiyle önümüze çıkan ‘yetişkinlik‘, umut, heyecan ve özgürlük gibi pozitif olgular barındırsa da, bir o kadar da kaygı, değersizlik, bilinmezlik gibi zor duyguları ortaya çıkarır. Bu değişim süreci veya dönüm noktası, hemen herkes için kaygı verici olsa da, her bir kişi bunu yine kendi geçmişine, korkularına ve hassas noktalarına göre kendine özgü bir şekilde deneyimler. Bu sebeple, uykuların kaçtığında zihninde dolaşan kaygı verici düşüncelerin tam olarak ne olduğunu bilmek isterdim. Böyle anlarda aklındaki en kötü senaryo nedir? Acaba sana en zor gelen şey bilinmezlik mi? Yoksa geçmişinden getirdiğin bir değersizlik hissi seni iş bulamayacağına mı inandırdı? Seçtiğin dalla ilgili hislerin nedir? Gelecekle ilgili seni heyecanlandıran şeyler varsa onlar nedir? İş ve sorumluluk sahibi olmak senin için ne gibi anlamlar ifade ediyor? Bununla ilgili ailenden ve çevrenden aldığın mesajlar nelerdir? Bunun gibi sorularla bahsettiğin gelecek kaygısının özünü araştırmak, hem kendini daha iyi tanıman hem de bu kaygılarla daha iyi baş edebilmen açısından önemli.

Bir yandan da, yazdıklarından anladığım kadarıyla, sebebi her ne olursa olsun yaşadığın kaygı depresif bir döngüye dönüşüp hayatının farklı alanlarına taşmaya ve işlevselliğini etkilemeye başlamış. Böyle durumlarda fazla uyku, motivasyon eksikliği, sosyal izolasyon gibi semptomlar, bir süre sonra kaynaklarından bağımsız hale gelip kendi döngülerini oluştururlar. Hem duygudurum hem de işlevselliği etkiledikleri için de en baştaki zor düşünceleri (örneğin bu durumda gelecek kaygısını) iyice pekiştirirler ve durdurması zor bir kısırdöngü oluşur. Bu sebeple, bir psikolog veya psikiyatrla görüşmen en azından baş etme becerilerini geliştirip bahsettiğin sıkıntıların kemikleşmesini engelleyecektir.

Mia Medina, Uzman Klinik Psikolog, Öğretim Görevlisi

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

OLUMLU DÜŞÜNCE NEDİR?

Sonraki Yazılar

TERAPİST BİZİM İÇİN NEYİ YAPMAZ?