sokrat

ŞİMDİKİ ANIN FİLOZOFLARI

 

 


Doğu’da olduğu gibi, Batı’da da Latince şimdi ve burada anlamına gelen ‘hic et nunc‘ felsefesi farklı çağlarda, farklı düşünce akımlarıyla yayıldı. En sadık havarilerini ve savlarını hatırlayalım.

Klasikler

Epikür (MÖ 341-270, Antik Yunan)

Doğayla uyumlu yaşamak için

Carpe diem yani ‘anı yaşa‘ Latince ‘hic et nunc‘ felsefesi yani ‘şimdi ve burada‘nın bir açılımı. Şair Horatius’a borçlu olduğumuz, ancak Epikür’den miras aldığımız bu deyiş, sefahate, zevk ve eğlenceye düşkünlüğe bir davet olarak anlaşılmıştır. Oysa ki epiküryen ‘Günün hasadını topluyorsa‘ sözü, onun cinsel haz, oburluk ve tembellikte yuvarlandığı anlamına gelmez. O, çaba ve ciddiyet gerektiren, mantıklı bir hazcılığı prensip edinir. Bu felsefe çektiğimiz acıların gerçekliğin kendisinden değil, onun hakkında oluşturduğumuz düşüncelerden kaynaklandığını öne sürer. Dolayısıyla amaç, bizi yanıltmayacak öze yani doğaya dönerek, bu aldatıcı fikirlerden özgürleşmemizdir. Bireysel ölçekte beden ve hislerine odaklanmadır. Şimdiki anı yaşamak, böylece bedene dönmek, onu dinlemek ve ‘basit ve gerekli zevklere‘ eğilimi takip ederek doğaya uyumlu yaşamak anlamını taşır.

Referans kitap: ‘Özdeyişler, Mektuplar ve AforizmalarEpiküros, Arya Yayıncılık

Seneca (MÖ 4-MS 65, Roma)

Kontrolü tekrar ele almak için

Hayattaki en büyük engel, yarından beklenti duyulması ve bugünün kaybedilmesidir” diyor Seneca. Stoacı filozofa göre, mutsuzluğumuzun kaynağı kontrol edebileceklerimizin yerine, bizden bağımsız olaylara (kader, ölüm vb.) tasalanmamızdır. Oysaki ‘sadece zaman bize aittir‘, böyle yazmıştır Lucilius’a mektuplarında. Bu yüzden şunu öğütler: “Zamanın, şu ana kadar, elinden kaçıyordu. Onu geri al ve ona iyi bak.” Nasıl mı? Sonraya bırakmaktan vazgeçebiliriz. “Bu tutum, yaşadığımız güne bağlı kalmamızı engelliyor, şu anki gerçekliğin yerine gelecek vaatleri koyuyor.” Bir de her yeni günü öğrenme ve eylemle zenginleştirebiliriz. Roma İmparatoru Neron’un özel hocalığını yapmış olan Seneca’ya göre, şimdiki zamanı doyasıya yaşamak, zamanın kontrolünü ele almak demektir. Bu, nafile ama evrensel ölüm korkusundan başlamak üzere, çaresizlik duygusuna, pasifliğe ve bize acı çektiren tutkularımıza çaredir.

Referans kitap: “Yaşamın Kısalığı Üzerine“, Seneca, Biblos Yayınları

Montaigne (1533-1592, Fransa)

Dolu dolu yaşamak için

Dans ederken, dans ediyorum; uyurken, uyuyorum; hatta güzel bir bahçede yalnız dolaşırken, eğer düşüncelerim yabancı olaylarla meşgul edilirse, zamanın diğer kısmında düşüncelerimi tekrar bahçeye, bu yalnız anın tatlılığına ve kendime getiriyorum.” Montaigne ‘Denemeler‘inde, kişisel anekdotlar aracılığıyla bir günlük yaşam felsefesi sunar. Stoacılık ve septisizme yakın durarak, düşüncede hiçbir kesinlik olamayacağını ve dünyanın ‘durmaz bir tahterevalli‘ olduğunu düşünür. Bu sebeple, mutluluğu elde edilecek herhangi bir gerçeklikte arayarak zihni yormamak gerekir, bütün yapabileceğimiz, ‘keyifli anlar da dahil‘, şimdi ve burada olanı yaşamaktır. Bunu ‘zamanında yaşamak‘ olarak adlandırır ve “Büyük ve görkemli başyapıtımız” der.

Referans kitap: “Denemeler“, Montaigne, Say Kitap

Pascal (1623-1662, Fransa)

Mantıklı olmak için

Düşüncelerini inceleyen herkes, geçmiş veya gelecekle meşgul olduklarını görecektir.” Pascal’a göre bunun kanıtı, hiç yaşamamamız ama yaşamayı ummamız. Pascal insanlığın bu halini şöyle ifade eder: “O kadar tedbirsiziz ki bizim olmayan zamanlarda yaşıyoruz ve bize ait tek şeyi düşünmüyoruz; boşuna hiç var olmayanları düşlüyoruz ve mantıksızca tek var olanı kaçırıyoruz.” Jansenci, yani insanın dünyaya günahlarla geldiğine inanan Pascal, bu düşüncelerimizi zayıflığımızın bir belirtisi olarak görür. “Şimdiki zaman genelde bizi incitir. Onu görmezden geliriz, çünkü bizi üzer ve güzelken bile onun geride kaldığını görmek bizi tasalandırır.” Geçmişi ve bugünü, geleceğin hizmetindeki araçlar olarak yaşamamayı kabul etmek, Pascal’a kulak verirsek, mutlu olmasa bile en azından mantıklı yaşamayı sağlayan tek tavırdır.

Referans kitap: “Düşünceler“, Pascal, İş Bankası Kültür Yayınları

Çağdaş düşünürler

Eckhart Tolle (1946, Kanada)

Düşünmek yerine var olmak için

Eckhart Tolle 29 yaşında yaşadığı manevi bir dönüşümün ardından, şimdi ve burada üzerine kurulu bir düşünce geliştirmeye karar verir. Çok satan kitabı ‘Şimdi’nin Gücü‘nde, var olma deneyimini zihnin etkisinden çıkmak koşuluyla herkesin erişebileceği büyük bir amaç olarak betimler. Descartes’ın (1596-1650) söylediklerinin aksine, “Düşünmeyi bırakamamak korkunç bir sıkıntıdır” der ve düşünmenin var olmayı engellediğini savunur. Echkart Tolle’un herhangi bir düşünce akımıyla ilişkilendirmek istemediği, fakat hepsinin bilgece bir sentezinden oluşturulmuş ve kişisel gelişime uyarlanmış bir öğreti.

Referans kitap: ‘Şimdi’nin Gücü, Echkart Tolle, Akaşa Yayınları

Andre Comte-Sponville (1952, Fransa)

Ümit etmek yerine harekete geçmek için

Andre Comte-Sponville’in evreninde, şimdi ve burada sırasıyla antik ve oryantal tınılara bürünür. “Ben güncel ve hareket halindeki bedenim ve varoluşumun bu maddeselliği dünyadaki şu andaki varlığımdan başka bir şey değildir.” Materyalist ama aynı zamanda Swami Prajnanpad’dan esinlenen bu filozofa göre, şimdiki anı yaşama kapasitesi umutsuzluktan geçer; üzücü olmayan, tam bir umut yokluğu anlamında. Her şeyi gelecekten beklemeyi bıraktığımızda, şu anki anda en iyi şekilde hareket edebiliriz.

Referans kitap: ‘Mutluluğun En Güzel Tarihi‘, Andre Comte-Sponville, İş Bankası Kültür Yayınları

 

 

Önceki Yazılar

DOĞAYLA BÜTÜNLEŞİN

Sonraki Yazılar

ŞİMDİ VE BURADA