şimdi 1

ŞİMDİ VE BURADA

 

 


Kadim bilgelik öğretileri, modern psikoloji, yaşam koçları… Hepsinin hemfikir olduğu tek bir konu var: “Şimdi ve burada” yaşamayı öğrenmeliyiz. Ancak bu tam olarak ne anlama geliyor ve bizi nereye götürüyor? Gündelik hayata girmiş bu zorlu kavramı mercek altına aldık.

Mutfaktasınız ve akşam yemeğinizi hazırlıyorsunuz. Bu öğleden sonra iş yerinde, binlerce rahatsız edici şeyle uğraşmak zorunda kaldınız. Durun! Nefes alın. Yaptığınız şeye geri dönün. Sebzelerin kokusunu hissedin, tenceredekilerin renklerini izleyin, salondan gelen müziği dinleyin ve keyif alın: Birazdan sevdiklerinizle beraber yemek yiyeceksiniz. Şu an yapmanız gereken başka hiçbir şey yok, tadını çıkarın. Bedeninizin hislerine geri dönmek size bu noktada yardımcı olur. Üzerinde artık hiçbir kontrolünüzün bulunmadığı, başka zaman, başka yerlerde olup bitmiş şeyler hakkında endişelenmek neden?  Mevlana’nın dediği gibi, “Dün dünde kaldı, bugün yeni şeyler söylemek gerek“. Bu açıdan baktığınızda, ilişkilerinizi iyileştirmek veya işlerinizi bitirmek için ne kadar çok enerjiye sahip olduğunuzu göreceksiniz. Bu arada siz de dönüşeceksiniz, diğerleri de ve karşılaşacağınız gerçeklik kaçınılmaz olarak yeni olacak.

Aslında, görünüşte kolay bu küçük egzersizin temeli, Yunan felsefesinden Budizm’e uzanan kadim bilgelik öğretilerine, relaksolojiden bilişsel terapilere yani pozitif psikolojideki son keşiflere dayanıyor. ‘Anı yaşamak‘, problemlerimizin çoğunun çözümü ve istediklerimizi elde etmemize yardımcı kuvvetli bir rüzgar olarak karşımıza çıkıyor. Bir de bu deyişin neleri kapsadığını da bilmek gerekiyor, çünkü anı yaşamak, yıllar boyunca farklı anlamlar taşımış.

Carpe diem herkesin bildiği Latince bir deyiş, Romalı şair Horatius’un milattan önce yazdığı bir şiirden geliyor. Dize, “yarına olabildiğince az güven” sözleriyle devam ediyor. Bu cümlede ifade edilmek istenen, geleceğin güvenilmez olmasından ziyade, geleceği bugünden başlayarak şekillendirecek olmamız. Yaklaşık iki bin sene sonraya gelirsek, anı yaşama anlayışının farklı şekillerde her dönem devam ettiğini görüyoruz. The School of Life’ta öğretmen olan Filozof Roman Krznaric’in belirttiği gibi, şair Horatius’un carpe diem’i artık bugünün YOLO’su. “You only live once” sözünün kısaltması olan YOLO, sadece bir hayatımız olduğuna vurgu yapar.

Stres ve kaygıyla mücadele edin

1970’lerde hippiler tarafından evlat edinilen carpe diem kavramı, daha neşeli, yaratıcı ve günü gününe bir yaşam şeklinde kendini gösteriyordu. Filozof Gilles Lipovetsky’e göre bu dönem, gelecek kaygısı gütmeyen, yasaksız zevkleri kutsallaştıran, “hepsi hemen şimdi kültürü“nün zaferiyle sonuçlanmıştı. Ekonomik büyümenin ve her alana yayılmış tüketiciliğin mutlu zamanları, şimdiki zamanın bütün tutkuları bir araya getirip yönlendirebildiğine ve hayal etmeyi sağladığına inandırmıştı. Böylece dolu dolu yaşamak, kaynaklarımız sınırsız göründüğü için şimdiki zamanı harcamak, her şeyi kendine harcamak anlamına geliyordu.

Zaman çok çabuk değişti. “1980’lerden itibaren ve özellikle 1990’larda, ‘şimdiki zamancılığın’ ikinci nesli gelmişti” diyor Gilles Lipovetksy. Günlere bir tasasızlık hakimdi ama şimdiki zaman giderek daha büyüyen bir güvensizlik içinde yaşanıyordu. Böylece anı yaşamak müthiş bir anti-endişe aracına dönüştü. Ekonomik durgunluk, terörizmin yükselişi ve salgın hastalıklarla dünya giderek daha korkutucu bir yere dönüşüyordu ve herkes hayatını gitgide daha çok tehdit altında hissediyordu. Bu koşullarda yönünü şaşırmış Batılılara Asya’dan gelen sihirli formül “şimdi ve burada olmak“, zorlu ve güvensiz alanları yürümelerine cesaret veriyordu. 2.500 yıl önce, Buda bundan bahsetmişti: “Geçmişi aramayın, geleceği aramayın; geçmiş ortadan kayboldu, gelecek henüz gerçekleşmedi. Burada olanı yani şimdiyi gözlemleyin.

Şimdiki andan destek almak, köklenmek ve yeniden güç kazanmak için her zaman etkili bir yöntem olmuştur. Yaşam koçlarının çoğu için ‘şu an‘ mesleklerinin tadı tuzu. Çocuğunuzun eğitimi için endişeleniyor musunuz? Geleceğe dair varsayım yapmak yerine şimdiki anda kalın. Çocuğunuzu önündeki sıkı sınav maratonda desteklemek için bugün ne yapabilirsiniz? Ev ödevlerine yardımcı olması için genç bir öğrenci tutmak mı, veli toplantılarını daha yakından takip etmek mi? Şu anda yapabileceğiniz eylemlerin dışında çaresizlik hissinden başka nasıl çıkılabilir ki?

Geleceği inşa edin ve var olun

Bugün, 2000’li yıllarda, şimdiki zamanı yaşama kapasitemiz artık yeni bir renge sahip. Gilles Lipovetsky’e göre artık, sonranın önceliği “hemen şimdi” üzerinde baskın halde. Gezegenin kaynaklarının sınırsız olmadığını, sağlığımızın uzun vadeli önlemler gerektirdiğini, gelecek nesillerin hayatının şimdi ve buraya bağlı olduğunu fark ettik. Geleceği daha iyi hazırlamak için, şimdiki zamanda daha bilinçli seçimler (bisiklete binmek, organik yemek, çöpleri ayrıştırmak vs.) yapıyoruz.

Fransız fütürist Thierry Gaudin, nanosaniyelere geçildiğini ve zamanda şu ana kadar hiç görülmemiş bir sıkışma yaşandığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Günümüzde bazı makineler nöronlarımızdan daha hızlı çalışıyor. Buna akıllı telefonlar ve bilgisayarlar gibi yeni iletişim araçlarını ekleyin, yaşadıklarımızda hem orada olabiliriz hem de olmayabiliriz. Kişiliklerimiz parçalanmış durumda. Gerçekte mevcut olmaya çalışmak bizim için aciliyet oluşturuyor.

Anlam yoksunu bir hayata sürüklenmemek için kendine ve gerçekliğe bağlı kalmak, işte bütün mesele bu. Göründüğü kadar basit değil, bazen çileye bile dönüşebiliyor. Zihnimiz sürekli geçmişten izlenimler ve daha iyi bir gelecek arasında geziniyor. Örneğin, programlandığımız “Önce üniversite sınavını kazanmalıyım” veya “Büyüyünce…” ifadeleri gibi. Önyargılarımız ve inançlarımız yüzünden sürekli olarak gerçeğin, dolayısıyla hayatın, elimizden kaçması riski altındayız. Şimdiki an terapileri uzmanı psikoterapist ve yazar Denise Desjardins’in de belirttiği gibi, olan bitenin daha fazla farkında, dikkatli ve açık kalmaya çalışarak, bir bütünlük hissine varabiliriz. “Dünya, gökyüzünün ve yeryüzünün aynı kaldığı, sadece ona olan bakışın ve algının değiştiği bir yer. Sadece tamamen kabul edildiğinde, gerçek yüzünü gösteriyor.” Dolu dolu yaşamak belki de budur?

Şimdiki An Çok Zorsa…

Vefat, hastalık, geçim sıkıntısı… İçinde bulunduğumuz an karanlık ve bunaltıcı olduğunda, başka bir iş yapmak ya da şimdiki andaki mutlulukları bulaşıcı olan başka yerlerdeki insanlarla beraber olmak için her şeyimizi vermek isteriz. Budist rahip Thich Nhât Hanh’a göre bu koşullarda acımızı yaşamak, ağlayan bir bebeği kucağına alan anne misali onu kucaklamak ve bu şekilde yavaş yavaş sakinleşmesini beklemek daha iyi bir çözüm. Psikiyatr Stéphanie Hahusseau, “Üzüntüyü ehlileştirmek için onu dile getirin” diyor ve ekliyor: “Midenizi mi yakıyor? Sizi iki büklüm mü ediyor? Durgun bir acı mı, keskin mi?” Bazıları yaslı yakınları için kahve yaparak kendilerini işe yarar hissetmeyi, bazılarıysa dışarıya dolaşmaya çıkarak kendi zihinlerini rahatlatmayı tercih eder. Bunlar şimdiki andan destek almak veya nefese geri dönmek için farklı ama aynı amaca hizmet eden yöntemlerdir.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

ŞİMDİKİ ANIN FİLOZOFLARI

Sonraki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: DARWIN VE OSMANLILAR