siginmaci-cocuklarla-empati-yapabilmek-onemli (1)

SIĞINMACI ÇOCUKLARLA EMPATİ YAPABİLMEK ÖNEMLİ

 

 

Göç ve Uyum Alt Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, işlenen suçların %3’ünden Suriyeliler sorumlu. Fakat toplumun ötekileştirici algısı, Suriyelileri suçlu, tekinsiz, güvenilmez olarak yaftalıyor. Bu suçlayıcı tavır, sosyal uçurumu açıyor ve zamanla yalnızlaşmayı, öfkeyi ve dolayısıyla “suçu” beraberinde getiriyor. Bu durumla başa çıkmanın en etkili yolu ise iyi davranışın yükseltilmesi, olumlu davranışın pekiştirilmesi. Gürün, bu konuda yapılması gereken ilk şeyin empati kurmak olduğunu söylüyor. “Empati klişe ama çok etkili bir kelime. Hepimiz yarım saat sonrasının potansiyel engellisi, belki yarının potansiyel mültecisiyiz. Elbette ki tüm insanlarda olduğu gibi Suriyeli çocuklar arasında da küfür eden, olumsuz davranışlar sergileyen vardır, olacaktır. Özellikle çocuklar için olumsuz davranışın örnek alınması olumlu davranıştan daha kolaydır. Burada olumlu davranışın ön plana çıkarılması hayati önem taşıyor. Hepimizin dünya üzerindeki konumu her an değişebilir. İngilizcede bir söz vardır: ‘Karşınızdakinin ayakkabısını giyip yürümeye çalışın.’ Soruna değil, çözüme odaklanmamız lazım. Olumsuz davranışı olan çocuk hep mi çok kötü, bütünüyle mi problem, hiç mi iyi yanı yok? Böyle olması veya tamamen problemsiz, pür iyi olması da mümkün değil. Önce yetişkinlerin bu davranışı edinmesi lazım. Çocuklara doğru eğitim verilmediği, fırsat eşitliği sunulmadığı, ötekileştirildiği takdirde onlar da yanlış insanların yanında yer alıp belki on yıl, yirmi yıl sonra gerçekten suç şebekelerinin elinde olacaklar. Bunun çözümü onların elinden tutup sanatla, eğitimle boşluklarını doldurmak, yetenekleri doğrultusunda yönlendirmek ve iyi bireyler olmaları için imkân vermek.”

Savaş travmasına karşı sanat terapisi

Bir sanat eğitmeni ve terapistin ortak çalışmasıyla gerçekleşen bir yöntem olan sanat terapisi, psikolojik tedavi sürecinin sanatla sürdürülmesine dayanıyor. 20. yüzyılın ortalarından itibaren ABD ve Avrupa’da hızla yayılan bu yöntem, 1940 yılından itibaren ABD’de ayrı bir meslek dalı olarak tanımlandı. 2016 yılında Hintli aktivist ve belgesel film yönetmeni Shahla Raza tarafından kurulan Yusra Toplum Merkezi, Suriyeli ailelere tercümanlık, bilgilendirme, Türkçe dersleri ve meslek edindirme faaliyetleri sağlamasının yanı sıra, Suriyeli çocuklarla sanat terapisi etkinlikleri düzenliyor. 2016 yılından beri sanat terapisi faaliyetlerinde yer alan Amerikan Sanat Terapisi Derneği (ATR) lisanslı sanat terapisti Aslı Arslanbek Evci, genelde burada doğmuş veya bebekken gelmiş Suriyeli çocuklarla çalıştığını ifade ediyor. Evci, yaşadıkları travmayı sağlıklı ve güvenli şekilde dışa vurabilecekleri bir yöntem bilmediklerini, dolayısıyla aile içi şiddet ve düzensiz aile problemlerine maruz kaldıklarını ifade ediyor. “Psikososyal gelişim perspektifinden bakarsak, 3-6 ve 6-11 yaş grubundaki çocuklarla çalışırken terapist olarak benim görevim otonomilerinin destekleneceği, aynı zamanda sosyal ilişkilerini geliştirecekleri, destekleyici ama kuralları ve sınırları olan güvenli alanı oluşturmaktı. Sanat terapisi grupları da bu temel üzerine şekillendi. Sanat terapisi grupları çoğunlukla bir saat 15 dakika sürüyor ve iki ayrı etkinlik halinde gerçekleşiyor. Gruplarda çoğunlukla yeni bir topluluğa ve yaşama alışma, okula başlama, aile ilişkileri, empati geliştirme, paylaşma ve kişilerarası sorunların çözümüne odaklanıyoruz.”

Sanat terapisi yöntemiyle iç dünyalarını açma fırsatı bulan çocuklar sorunlarla baş etme konusunda çözüm geliştirebilirken, farklı sanat dallarıyla tanışarak yaratıcılıklarını ve yeteneklerini de keşfetme şansını yakalıyorlar. Böylelikle zihinlerindeki “kötü”nün yerine “iyi” tecrübeler konularak yeni hayatlarına adapte olmalarının önü açılıyor.

Yazı: Hüma Kaya

 

 

Önceki Yazılar

ERKEKLERİN AĞLAMASI ZAYIFLIK İŞARETİ Mİ?

Sonraki Yazılar

AŞKI BEŞ DUYUYLA YAŞA