Singing women

ŞARKI SÖYLEMEK LAZIM!


Birçoğumuz gündelik hayatın içinde şarkı söylemeye bayılırız, üstelik sadece banyo sınırları içinde değil. Bunun bir çeşit akım olduğunu söyleyebilir miyiz? Pek sayılmaz. Şarkı söylemek aslında duygularımızı dışa vurarak iç dünyamızın kapılarını açmamızı sağlıyor.

Arabada giderken, sokakta yürürken, arkadaş ortamındayken veya sadece ortalığı toparlarken bile sesimizi şarkı yoluyla duyurmak hoşumuza gidiyor. Şarkı söylemenin gerçek bir tutku olduğunu söylemek aslında hiç şaşırtıcı değil, çünkü şarkı söylemek stresli toplum bireyleri için gerçekten de rahatlatıcı bir eylem.

Peki rahatlamak bu kadar kolay mı? Şarkıcı ve söz yazarı Catherine Braslavsky şöyle anlatıyor: “Şarkı söylemek bedenimize, duygularımıza ve zihnimize dokunuyor. Şarkının titreşimleri bizi dengeliyor ve ahenk içinde olmamızı sağlıyor. Bir de işin spiritüal kısmı var. Ayaklarımız sıkıca yere bassa bile sesimiz sayesinde yükseldiğimizi hissediyoruz. Özellikle de koro gibi gruplar içinde şarkı söylendiğinde bu spiritüallik en üst seviyeye ulaşıyor, çünkü kendimizi başkalarının sesine kaptırıyoruz.

İç sesinizi dinleyin

Eskiden matematikçi olan Braslavsky sesin, yetişkinlikte bile geliştirilebilir ve eğitimle değişebilir olduğunun canlı kanıtı. Sanatçı ses ve şan eğitimi almaya başladığında 26 yaşındaymış. Başarılı şarkıcı herkesin şarkı söyleyebileceğini savunuyor. Zaman zaman içimizden mırıldanan ‘iç sesimizi‘ dinleyip ona biraz teknik destek verdiğimiz sürece herkesin doğru şarkı söyleyebileceğini ifade ediyor. Şan eğitmeni Philippe-Nicolas Melot ise bir eğitmenden çok, insanların içlerindeki ‘sesi açığa çıkarmaya‘ yardımcı olduğunu ifade ediyor ve ekliyor: “Önemli olan bilinç durumumuzu tamamen şarkı söylemeye adapte etmek. Blokajları kaldırmalı ve şarkı söylerken harcadığımız ama aynı zamanda kazandığımız enerjinin rahatça akmasını sağlamalıyız. Bazen derse gelen öğrenciler şarkı söyleme kavramına tamamen uzak oluyorlar ama ders sonunda kendi kendilerine mırıldanarak veya ritim tutarak eve dönüyorlar. Şarkı söylemek gerçek bir haz.” Braslavsky ise şanda sesin ‘güzelliğinden‘ çok, onun duyguyla olan ilişkisinin önemini vurguluyor. Yani güzel bir ses çıkarmadan önce kendi hislerine odaklanmak, kuralların sınırlarından çıkmak ve kimseye benzemeye çalışmadan kendi özgün sesini yakalamak önemli.

Fiziksel ve zihinsel dinginlik

Şarkı söylemek isteyenlere iyi bir haberimiz var: Fiziksel ve zihinsel dinginliği yakalamak için herhangi bir müzikal bilgiye ihtiyacınız yok. Üstelik yaşın da bir önemi yok. Sahnedeki 30’uncu yılını dolduran Fransız soprano Sylvie Kapeluche ise kendi deneyimini şöyle aktarıyor: “Şarkı söylemek benim için bir terapi. Hayatım boyunca da böyle oldu. Çocukken şarkı söylemek beni sakinleştirirdi ve yüksek enerjimi belli bir noktaya odaklamamı sağlardı.” Şarkı söylemenin bazı durumlarda hayat kalitesini yükselttiğini söylersek abartmış olmayız.

40 yaşındaki Türkçe öğretmeni Elif, stresli olan işine uzun süre katlanabilmesinin sebebini haftada iki defa şan dersine gitmesine bağlıyor. “Şan eğitimi sayesinde sesimi daha iyi kullanabiliyorum. Bu da derslerde sesimi yükseltmem gerektiği zamanlarda çok işime yarıyor. Sesimi inceltmeden kontrol edebilmek aynı zamanda kendime güvenimi sağlıyor ve kontrolün bende olduğunu göstermeme yardımcı oluyor.

Şan sanatçıları şarkı söylemenin fiziksel rahatlama sağladığını da vurguluyor. “İki saat şan dersinden sonra, spordan sonraki gibi yorgun oluyorum ve gece bebek gibi uyuyorum. Bu benim için bir çeşit yoga” diyor Elif. Braslavsky de şarkı söylemenin fiziksel faydalarını vurguluyor: “Nefes çalışması yoğun bir fiziksel aktivitedir. Nefes karında başlar, köprücük kemiklerine kadar çıkar. Sonra göğüs kafesi boşalır, ses kayarak nefesle birlikte çıkar. Şarkı söylemek, tıpkı bir nefes dalgası üzerinde sörf yapmaya benzer.

Doğum şarkısı

60’lı yıllarda müzisyen Marie-Louise Aucher müziği ilk defa bir iyileştirme tekniği olarak kullandı ve ses titreşimlerinin vücudun tüm iskeletinde gezindiğini, bunun da fiziksel ve zihinsel etkileri olduğunu kanıtladı. Aucher, sesin iyileştirici gücü üzerine bir dal olan psikofoninin yapıtaşlarını inşa etti ve akabinde bu, doğum esnasında kullanılmaya başlandı. Araştırmalar, şarkı söyleyerek doğum yapmanın ağrıyı azalttığını kanıtladı. Jinekolog Dr. Samira Ben Hadj Yahia bu durumu şöyle açıklıyor: “Ses dalgalarının beyinde yarattığı titreşimler endorfin seviyesini yükseltir; böylece ağrı hissi azalır ve iyileşme duyguları artar.” Ülkemizde de anne adayları doğum esnasında dinlemek istediği şarkı listesini önceden doktoruna vermeye başladı. Hatta doğuma özel kişisel şarkısınızı bestelemeniz de mümkün. Spotify’da 90 binin üzerinde ‘Doğum listesi‘ olduğuna şaşırmamalı!

Rahatlatıcı etki

Şarkı söylemenin faydaları sadece fiziksel ve titreşimlere dayalı değil. Psikofoni uzmanı Colette Billaux, “Şarkı listesi seçimi duygularını dışa vurmaya ve onları yönetmeye yardımcı olur” diyor. Başka bir deyişle, yaralarını duygusal parçalar eşliğinde sarmaya çalışmak ve duş alırken moral yükseltici hareketli şarkılar dinlemek tamamen anlaşılabilir bir durum! Banyomuzun sınırlarından çıktıktan sonraysa geriye sadece bir adım kalıyor: Cesaret etmek. Çünkü kendini başkalarının bakış ve duyularına maruz bırakmak gerçek bir cesaret işidir. 37 yaşındaki Gözde, koroda şarkı söylemeden önce bir süre özel şan dersi almış. “Başkasının önünde şarkı söylemek, kontrolden çıkmayı kabul etmeyi gerektirir. Çocukluğunuz boyunca kötü şarkı söylediğiniz fikri size aşılandıysa, ilk adımı atmak daha da zordur.

Philippe-Nicolas Melot ise şarkı söylemenin rahatlatıcı ve keyif verici etkisini vurguluyor: “Şarkı söylediğimizde, anda kalmanın hazzını yaşarız ve zihnimizin dışına çıkarız. Şarkı söylemenin bu yüzden rahatlatıcı bir etkisi vardır.” Anda kalmanın hazzı kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi ? “Öğrencilerime seslerinden çekinseler bile kendilerini serbest bırakmaktan çekinmemelerini söylüyorum. Televizyondaki şarkı yarışmalarına bu kadar gencin katılmasına şaşırmıyorum. Bu sadece ünlü olmak, para kazanmak veya televizyona çıkmakla ilgili değil. Asıl sebep, şarkı söylemenin insanı gerçekten mutlu etmesi” diyor Sylvie Kapeluche.

Yazı: Marie Auffret-Perricone, Derleyen: Ceylan Özçapkın

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

REHBER KÖPEKLER ENGELLERİ YOK EDİYOR

Sonraki Yazılar

“HER ŞEYİN BİR ZAMANI VAR”