robotlar-yayginlasirsa-ne-olur

ROBOTLAR YAYGINLAŞIRSA NE OLUR?

 

 

Gelecekte robotlar yaygınlaşırsa, insanın insana olan ihtiyacı ne olur dersiniz? 2016 yılında The Mirror’da yer alan bir haberde uzmanlar, mahrem ilişkiler yaşamak dışında insanların robotlara âşık olabileceğini belirtiyordu. “Robotları insanlara tercih eder miyiz?” sorusuna yapay zekâ etiği alanında çalışan Al Ethics Lab’in kurucu direktörü Dr. Cansu Canca, “Elbette insanlarla etkileşimimiz, sosyal çevremiz, iletişim yollarımız gelişen teknolojiyle birlikte değişiyor. Ancak insana olan ihtiyacın azaldığını ya da teknolojiyi insana tercih ettiğimizi ya da ileride edeceğimizi söylememiz zor” diyor. Canca, “Sosyal medya üzerinden etkileşimde olduklarımızın da insanlar olduğunu düşünürsek, belki de insana olan ihtiyacın arttığını bile iddia edebiliriz” diye ekliyor.

Peki, yapay zekâ hayatımızda eksikliğini hissettiğimiz şeylerin (sevgili, çocuk, arkadaş ya da ofis arkadaşı) yerine geçebilir mi? Dr. Cansu Canca’ya göre insanların robotlara anlam yüklemesi için onların çok gelişmiş olması gerekmeyebilir. “İnsanların basit objelere bile anlamlar yüklediklerini göz önüne alırsak, kısıtlı bir kapasitesi olsa bile duygusal anlamlar yüklenebilecek tepkiler veren robotlar (mesela siz ilgi gösterince gülen, siz ilgi göstermeyince somurtan, sesini çıkarmayan robotlar) bazı insanlar için bir evcil hayvan ya da ‘arkadaş’ görevini görebilir” diyor. Dünyada bunun pek çok örneğini görmenin mümkün olduğunu belirten Hasan Can Volaka ise, “Sanırım bu noktada en önde olan ülke Güney Kore. Burada her bin çalışandan yaklaşık 200’ü robot. Önümüzdeki yıllarda tabii ki daha fazla hayatımızın içinde olacaklar. İnsan hayatında entegre bir şekilde yaşamaları için onları tasarlıyoruz. Günlük hayatımızın büyük bir kısmında hayatımızı kolaylaştıran robotlara ve yapay zekâ asistanlarına sahip olacağız. Şimdiden birçok büyük teknoloji şirketinin kişisel asistanını kullanıyoruz. İlerleyen yıllarda ana bir yapay zekâyla kontrol edilen ve bizimle iletişim kuran birden çok robot asistana sahip olacağız gibi görünüyor” diyor.

Birileri yanlış kararlar alırsa…

Peki, şu ana kadarki en korkunç senaryoya hazır mısınız? Yarattığımız makineler gelecekte bizlerin olmamasının onlar için daha iyi olacağına karar verirse ne olur? Birçoğumuz inanmasa da buna inanan bir çoğunluk bulunuyor. “Eğer yapay zekâ kullanan sistemler bağımsız, otonom kararlar vermeye başlarlarsa ve insanların gerektiğinde bu kararlara müdahale etmesine izin verecek bir mekanizmayla geliştirilmemişlerse, ileride kontrolümüzden çıkma ihtimalleri doğabilir. Ancak böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi için bu sistemlerin şu andaki becerilerini fazlasıyla ve müthiş bir başarıyla geliştirmiş olmaları gerekir. Bu da oldukça düşük bir ihtimal” diyor Dr. Cansu Canca.

Hasan Can Volaka, “Yapay zekânın gelişimi ve kullanımı tamamen insanların elinde. Bir grup insan yanlış kararlar alırsa durum tabii ki öngöremeyeceğimiz taraflara gidebilir. Bu durumların önüne geçmek için Elon Musk ve yapay zekâ üzerine çalışan diğer önemli kişilerin de özellikle vurguladığı üzere, devletler hızlı ve kapsamlı çalışmalar yürüterek gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya mecbur” diye ekliyor.

Halil Aksu ise, “Uzmanlar bu tür fantastik ihtimallere çok uzak olduğumuzu söylüyor. Bu yüzyılda bu tür ileri seviyelere ulaşamayacağımız görüşü hâkim. Ayrıca etikçiler bu alanda tüm güçleriyle çalışıyor. Asimov ve Russell kanunlarının geçerli olmalarını sağlayabilirsek, bu tür tehditlerle karşılaşmayız. Nitekim nükleer silahları ve genetik sapkınlıkları da şu an için kontrol altında tutuyoruz” diyor.

Dünya, halihazırda birçok yapay zekâ teknolojisiyle bir arada yaşıyor. Yakın zamanda otonomlaşan araçlar, sağlık, hukuk, eğitim ve finans gibi önemli ve karmaşık alanlarda daha başarılı analiz desteği sağlayan sistemler ve robotlar olacak. Doğal dil ve görüntü işleme alanında ciddi gelişmeler yaşanması bekleniyor. Büyük firmaların geliştirdiği sesli asistanlar hayatımıza girecek ve önümüzdeki yıllar bu teknolojinin yılları olacak.

O halde çok değil, 30 yıl sonrasında bizi neler bekliyor dersiniz? Hasan Can Volaka, “2049; ünlü fütürist Ray Kurzweil’e göre tekillik dediğimiz fenomenin gerçekleşmesinden sonrası. Teknolojinin hayatın her yerinde olması ve karşımızdakinin insan mı, yoksa robot mu olduğunu bilemeyeceğimiz bir seviye. Üretimin çoğunun robotlara bırakıldığı büyük işletmeleri yapay zekânın yönettiği yıllar olabilir. İnsanlara daha çok boş vakit kalacaktır” diyor. Halil Aksu ise, “Yapay zekâ hayatımıza bir daha çıkmamak üzere girdi. Bunu insanlığı, medeniyetimizi geliştirmek için kullanacağız; daha önce ateşi, tekeri, yazıyı, matbaayı, elektriği, interneti de kullandığımız gibi. Cambridge’li fizikçi Lord Martin Rees, ‘Eğer 21. yüzyılı sağ salim atlatırsak, 22. yüzyıl muhteşem olacak’ diyor; ben de bu görüşü paylaşıyorum” diye ekliyor.

“Robotlar insanların yapmaması gereken ağır işleri yapacaklar. Bizim daha çok yaratıcı düşünce sistemini kullanmamızın ve yeni şeyler üretmemizin önünü açacaklar.” Hasan Can Volaka, Fütüristler Derneği denetim kurulu üyesi

Yazı: Ebru Paksoy

 

 

Önceki Yazılar

KENDİ HİKAYENİZİ YAZIN

Sonraki Yazılar

ANNELERİ SUÇLAMAK DOĞRU MU?