rehber köpek 1

REHBER KÖPEKLER ENGELLERİ YOK EDİYOR

 

 


Dört ayaklı can dostlarımızın tek görevi sadece bizi keyiflendirip stresimizi azaltmak değil. Onlar aynı zamanda zorlu bir eğitim sürecinden geçerek görme engellilerin eli ayağı, hatta gözleri oluyorlar. Eğitimlerini Rehber Köpekler Derneği eğitmenleriyle tamamlayan üstün yetenekli Golden Retriever ve Labrador’lar, engelli sahipleriyle buluşup bir ömür onların rehberi oluyorlar. 

Her şey 10 yaşında, müzik dersi alırken notaları defterime yazamadığımı fark ettiğimde başladı. Kısa bir süre içinde hayatımda ciddi değişimler meydana geleceğini anlamıştım. Yine de eğitime çok meraklı bir çocuk olduğum için yılmadım. Hâkim olan dedemden etkilenerek sekiz yaşında avukat olmaya karar vermiştim ve tüm olumsuzluklara rağmen bu hayalimin her zaman peşinden gittim.

Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tuncer, görme kaybını yaşamaya başladığı ilk günleri böyle anlatıyor. ABD’ye eğitim için giden Tuncer, oradaki görme engelli bireylerin yaşam koşullarının ülkemizden çok daha iyi olduğunu fark ediyor. Ardından bir davette İngiltere Büyükelçisi Richard Moore’un eşi Maggie Moore ile tanışıyor ve Moore onun rol modeli oluyor. Onun da kendisiyle aynı oranda görme kaybı olduğunu öğreniyor ama rehber köpeği sayesinde ne kadar rahat ve özgür hareket ettiğini fark ediyor. Bu vesileyle derneği Türkiye’de de kurma süreci başlıyor. Tuncer, Romanya ve İngiltere’ye gidip hemen Avrupa Birliği Rehber Köpekler Federasyonu üyesi oluyor. “Bizim hedefimiz; kendine yetebilen, hedeflerine ulaşabilen, her türlü zorluğa meydan okuyup üretebilen bireylerin desteklenmesi ve görme engelli bireylerin toplumda hak ettikleri yerlere kavuşmalarını sağlamak” diye anlatıyor. Derneğin çalışanları tamamen gönüllülerden oluşuyor. Köpekler derneğe sekiz haftalıkken alınıyor. Daha sonra yine gönüllü bir bakıcı aile belirleniyor ve köpek bir yıl birlikte yaşamak üzere onlara teslim ediliyor. Aileler tamamen derneğin belirlediği kurallar doğrultusunda köpeklere bakmak durumunda. Ev yemeği yemeyecek, koltukta yatmayacak, araç yolculuğuna çıkacak, kafelere ve restoranlara giderek sosyalleşecekler gibi önemli kurallar listesi var. “Ankara’da köpeğin sosyalleşmesi çok kolay, çünkü birçok restoran hayvan kabul ediyor ama İstanbul böyle değil. Kısıtlı sayıda yer var” diye anlatıyor Rehber Köpek Eğitmeni ve Veteriner Teknikeri Kübra Demirkaya. Rehber köpeğe bakıcılık yaparken en dikkat edilmesi gereken nokta ise onu ürkek yetiştirmemek. Çünkü ürkek yetişen bir köpeğin ileride yapacağı en ufak bir hata, görme engellinin hayatına mal olabilir.

Fakat rehber köpekler ne yazık ki barınaklardan alınamıyor, çünkü geçmişinde travma geçirmiş bir köpek görme engelli sahibiyle yaşarken geçmiş deneyimleri yüzünden sahibinin hayatını tehlikeye atabilir.

Eğitim süreci

Kübra Demirkaya eğitmenliğe başlama sürecini şöyle anlatıyor: “Ben veterinerim. Eğitmenliğe başlamadan önce bir klinikte çalışıyordum. Sonra yollarımız Nurdeniz Hanım’la kesişti ve kendisi rehber köpekler için eğitmen aradığını söyledi. Hemen ilgimi çekti. Sonrasında dernek sayesinde dört ay İngiltere’de eğitime gittim. Köpek eğitmenliği çok zor bir iş, bunun için zıtlığı iyi bilmeniz gerekiyor. İyi veya kötü ses tonu, iyi ya da kötü durumları çok iyi ayırt edebilmelisiniz. Haftanın yedi günü, 24 saat çalışmaya hazır olmalısınız, çünkü bu fiziksel olduğu kadar zihinsel de bir iş. Çok disiplinli olmanız lazım ve bu disiplini köpeğe de yansıtabilmelisiniz. Örneğin biz köpeğin eğitim sürecinde ona kızıyoruz ama bu asla fiziksel bir kızma değil. Çünkü insandan korkan bir köpek, insana iyi rehberlik yapamaz. Herkes köpek eğitmeni olabilir, ancak bunu gerçekten istemeniz gerekiyor. Sabırlı ve esnek olmalısınız. Empati yeteneğinizin çok gelişmiş olması gerekiyor, çünkü görme engellilerin hayat şartlarını düşünebilmelisiniz.” Demirkaya, kendi eğitim sürecinde uzun süre gözlerinin bağlandığını ve empati yeteneğini geliştirdiğini de ekliyor. “Eğitimimizin sonunda köpekle testler yapıyoruz. Bu testlerde eğitmen kişi gözlerini bağlıyor ve başka bir eğitmen gözetim yapıyor. Eğer bu test aşamasında köpek bizi herhangi bir tehlikeye atmazsa ve kişiye doğru rehberlik yapabilmişse, hazır olduğunu düşünüyoruz. Sonrasında da görme engelli kişiyle tanışma ve birlikte yaşama süreci başlıyor.” Ayrıca köpekler eğitimleri boyunca özel bir tasma takıyorlar ve bu tasma üzerlerindeyken asla sevilmemeleri gerekiyor, çünkü köpek aslında görevde olduğunu ve o anda oyun zamanı olmadığını bu tasma sayesinde algılıyor. “Türkiye’de rehber köpek olarak sadece Golden Retriever ve Labrador kullanıyoruz ama Avrupa’da Alman Kurdu da kullanılıyor. Burada belli cinsleri tercih etmemizin sebebi, toplumumuzun zaten köpeklerden korkması; bu yüzden kurt gibi daha sert köpeklerin kötü bir algı yaratmasını istemiyoruz” diye ekliyor Demirkaya.

Sahibiyle tanışma

Rehber köpeğe ihtiyacı olan görme engelliler bizden genellikle medya vasıtasıyla haberdar oluyorlar. Bizimle mail veya telefon yoluyla irtibata geçiyorlar, sonra onlarla görüşmeye gidiyoruz” diye anlatıyor Tuncer, tanışma sürecini. İhtiyaç sahibi kişiyle yapılan ön görüşmede kendisinin fiziksel ve psikolojik özellikleri belirleniyor. Bu aşamadan sonra kendisine en uygun köpekle tanışıyor. Tanışma sürecinde sorunsuz anlaşmaları durumunda yola birlikte devam ediyorlar. Birlikte yaşamaya başladıktan sonra iki hafta boyunca köpek eğitmeni de sürece gözetmen olarak dahil oluyor. Bu iki hafta, görme engellinin mümkün olduğunca kendi yaşadığı semtin dışında geçiyor, çünkü kişi bu alanı çok iyi tanıdığı için köpeğin tam performansı belirlenemiyor. Bu sürecin sonrasındaki iki hafta da görme engellinin evinde geçiyor. Eğer bütün bunların sonunda herhangi bir memnuniyetsizlik veya uyumsuzluk belirlenirse, süreç başka bir köpekle en baştan başlıyor.

Birlikte yaşamaya başladıktan sonra periyodik olarak denetlemeler yapılıyor. Bir ve altı aylık sürecin sonundaki iki denetlemeden sonra yılda bir defa yapılıyor. Kişi köpekle yaşamaya başladıktan sonra, tüm mama ve veteriner desteği dernek tarafından karşılanıyor, aşı veya sağlık masrafları da buna dahil. Aynı zamanda köpeğin eğitimi yine yıllık olarak dernek tarafından güncelleniyor.

Karşılıksız sevgi

Üç yaşındaki Kara ile 18 aydır birlikte olan Nurdeniz Tuncer, aralarındaki ilişkiyi şöyle anlatıyor: “Kara benim ilk köpeğim. Bu süreçte birçok köpekle tanıştım ama fiziksel olarak birbirimize uymadık; yürüyüş tempomuz veya ses tonumuz uyuşmadı. Örneğin Kara, kadın sesine uygun bir köpek. Beni o kadar çok seviyor ki eve geldiğimizde mutlaka ayağımın üzerine yatar ve uyumaya başlar, üstelik horluyor! Benim yanımdan asla ayrılmıyor, patisini her daim üzerimde hissederim, bana adeta yapışık yaşıyor. Çok güvendiğim yerlerde tasmasını her zaman takmıyorum, mümkün olduğunca açmaya çalışıyorum, çünkü onun da özgür olmaya hakkı var. Onunla geç tanıştığım için o kadar pişmanım ki keşke daha önce hayatıma girseydi, aramızda bambaşka bir bağ var. Hayatımı fazlasıyla kolaylaştırdı. 30 yaşına kadar az da olsa bağımsızlığım vardı. Kendi kendime dışarı çıkabiliyor, bir yerden bir yere rahatça gidebiliyordum ama zaman geçtikçe birine bağımlı hale geldim. Görme kaybım zamanla artmaya başladı ama yine de şükürler olsun ki gölgeleri ve ışığı algılayabiliyorum. Şimdi Kara sayesinde dışarda yürümek, özgürce dolaşmak o kadar keyifli ki! Hayatımı bambaşka bir biçimde güzelleştirdi, üstelik de can dostum oldu.” Tuncer, insanların da Kara’yı çok sevdiğini ekliyor: “Aniden karşısına çıkanlar tepki olarak anlık bir korku yaşayabiliyorlar ama neredeyse herkes onu çok seviyor! Yaşadığım semt olan Kadıköy’de herkes onu tanıyor ve biz geçerken bütün esnafla selamlaşıyor. Yürüyen merdivenlerde öpücük atanlardan tutun da dolmuşlarda başını seven birçok insan var. Üstelik insanlar bana da çok yardımcı oluyor. Geçenlerde telefonla konuşurken yanlış bir durakta indim ve herkes bana çok yardımcı oldu. Kara da o kadar sempatik ve insan canlısı ki köpek değil adeta insan gibi. O mazlum görüntüsünün altında gerçek bir sevgi yumağı yatıyor.

Yazı: Ceylan Özçapkın, Fotoğraflar: Erhan Tarlığ

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

ARKADAŞIMIZA HER GERÇEĞİ SÖYLEMELİ MİYİZ?

Sonraki Yazılar

ŞARKI SÖYLEMEK LAZIM!