psikolojik-destek-rehberi

PSİKOLOJİK DESTEK REHBERİ

 

 

Psikolojik sorunlar yaşıyor, ancak çözüm yolunu bir türlü bulamıyor olabilirsiniz. Ne yapacağınıza karar vermenize, bir an önce harekete geçmenize ve sorunlarınızı çözebilmenize destek olacak bir yol haritası belirledik.

Beş yıl önce boşanan ve ardından terapi desteği almaya karar veren 37 yaşındaki Aslı, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Psikolojik destek almak istiyordum, ancak ücretler çok yüksekti. Devletin böyle bir hizmet verip vermediğini araştırdım. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde bu hizmet veriliyordu. Psikiyatri kliniğinden randevu aldım. Muayeneden sonra  bana ilaç verildi. Doktora, terapi için ne yapmam gerektiğini sordum. Hastanenin Terapi Merkezi’ne sevk edebileceğini söyledi ve öyle de oldu. İlk randevu 45 dakikaydı. Bu görüşmede terapiye uygun olup olmadığıma bakıldı. Terapiye uygun olduğumu, adımı listeye ekleyeceklerini söylediler, ancak yoğunluktan dolayı sıranın uzun süre sonra geleceğini de belirttiler. Gerçekten de aradan dört ay geçtikten sonra aradılar. Gittiğimde karşımda yeni bir doktor vardı ve sekiz aylık bir terapiye başlayacağımızı söyledi. Doktorun programına göre hafta içi bir gün ve saat belirledik. Öğle tatiline denk gelen bir saatte terapiye başladım. İlk altı ay haftada bir gün, sonrasında da 15 günde bir gün olacak şekilde 45 dakikalık terapi programı belirledik. İlk altı ay bu şekilde devam etti, ancak işimi değiştirmem nedeniyle terapiyi bırakmak zorunda kaldım. Ne kadar ödediğime gelince, sadece devlet hastanesi randevu ücreti verdim; o da sanırım o dönem 5 ya da 10 liraydı.”

Aslı, terapinin kendisine son derece iyi geldiğini söylüyor. O dönem tek sorununun boşanmak olduğunu düşünürken, görüşmelerde gerek çocukluk travmaları gerekse sonrasında geliştirdiği savunma mekanizmaları üzerinde de durma fırsatı olmuş. “Ölüm ve boşanma gibi insan hayatını derinden etkileyen dönüm noktalarında, sonrasındaki yeni hayatı sağlıklı bir şekilde kurabilmek benim için son derece önemliydi” diyor.

Aslı milyarlarca insandan sadece biri. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre; günümüzde dünya üzerinde yaşayan her dört kişiden biri yaşamının belirli bir döneminde bir psikolojik rahatsızlık yaşıyor ya da psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu demek oluyor ki çoğunluğumuz hayatının bir noktasında mücadelelerle karşı karşıya kalıyor. Bu bilmediğimiz bir şey miydi? Tabii ki hayır! Ofisteki stres, ilişkilerdeki zorluklar, aile içindeki sorunlar, depresyon ya da anksiyete gibi duygusal durumlar, alkol bağımlılığı ve tekrarlayan üzücü düşünceler gibi bilişsel semptomlar yolumuzu tıkayabiliyor.

Klinik psikolog ve psikoterapist Seda Aktaş, “İşaretler açıkken birileriyle konuşarak ya da kişisel bakım yaparak sorunlardan kurtulmak bazen mümkün olabilir, ancak bazen de işaretler belirsiz olur ve onları hissetseniz de çözemezsiniz” diyor. Psikiyatri profesörü Kemal Sayar ise “Terapi” adlı kitabında, “Eğer bilinçdışına itilen hikâyeler bilincin gün ışığına çıkarsa, insanların dünyayı anlamak ve bilmek yönünde yaşadığı tahrifat (bozulma) ve mücadeleler sona erebilecek, insanlar gerçekliği olduğu gibi algılayabileceklerdi” diyor. Bu noktada şu soru, kendimize sormamız için ilk sıraya yerleşiyor: Benim desteğe ihtiyacım var mı?

Her ne kadar terapi ihtiyacı hissettiren nedenler kişiden kişiye değişiklik gösterse de genel olarak şu durumlardan bir ya da birkaçıyla mücadele ediyorsanız destek almaya ihtiyacınız olabilir:

  • Öfke ve üzüntü gibi duyguları baskın ve yoğun bir şekilde hissediyorsanız
  • Karşılaştığınız zorluklarla mücadele ederken güçlük yaşıyorsanız
  • Kimsenin yapmadığı şeyleri görüyor, duyuyor ya da önemli gerçekleri unutmak gibi problemler yaşıyorsanız
  • Madde ve alkol bağımlılığı sorununuz varsa
  • Travmatik bir olayla karşılaştıysanız ve bu durumu sürekli hatırlıyorsanız
  • Sosyal hayata uyum sağlamada zorluk çekiyorsanız
  • İlişkilerinizde memnuniyetsizlik yaşıyorsanız
  • Cinsel problemleriniz varsa
  • Açıklanamayan fiziksel problemleriniz varsa
  • Yaşam kalitenizde bir azalma olduğunu düşünüyorsanız

“Problemler günlük yaşamınızı etkilemeye başladığında artık başvuru yapmanın zamanı gelmiştir” diyor Seda Aktaş. Ancak şunu da hatırlatalım, maddi ve manevi olarak kendinizi bu sürece hazır hissetmeniz de gerekiyor. Ancak bir yerden başlamak lazım. Bu yüzden, haydi ruhsal durumumuzu düştüğü bu zor durumdan kurtaralım!

Psikoloğa mı, yoksa psikiyatra mı başvurmalıyım?

İlk adım olarak, bir ruh sağlığı uzmanıyla iletişime geçiyor olmanız önemli. Eğer psikoloğa başvurduysanız, ilk seansta kendinizi anlattıktan sonra psikolog sizin psikiyatrik değerlendirmeye ihtiyacınızın olup olmadığını söyleyebilir. Klinik psikolog Seda Aktaş, “Bazı hastalık ve durumlarda psikiyatr hekimin önerdiği ilaçlar tedavinin en önemli noktasını oluşturabiliyor. İnsan fizyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır” diyor.

Uzman ararken neye dikkat etmeliyim?

Psikoterapist arayışına başladığınızda öncellikle uzmanın yasal olarak terapi yapıp yapamayacağını bilmeniz gerekir. Klinik psikologlar psikoterapi yapabilir. Bunun için ya lisans eğitiminde psikoloji bölümünden ve yüksek lisansında klinik psikoloji programından ya da yüksek lisans ve doktorada klinik psikoloji bölümünden mezun olmalıdır. Psikiyatrların ise tıp fakültesinden mezun olup uzmanlıklarını ruh sağlığı ve hastalıkları üzerine yapması gerekir. İlacı ancak hekim olan psikiyatr verebilir. Bunun dışında psikiyatr hekim, terapi eğitimi aldığı taktirde terapi yapabilir. Terapiye referansla başlamak önemlidir, ancak “Tanıdığıma iyi gelen bana da iyi gelir” diye bir şey yoktur. Seçim yaparken kendinizi rahat hissetmenize göre  terapistin cinsiyeti de önem kazanabilir.

Danışan terapist arasındaki ilişkinin önemine dikkat çeken psikiyatri profesörü Kemal Sayar’ın “Kişi eğer terapistine ve onun sunduğu tedaviye güveniyorsa, terapinin iyi bir sonuca ulaşma ihtimali yüksektir” sözünü göz ardı etmemek gerekiyor.

Psikoterapi almak için ne kadar ücret ödemeliyim?

Başvurduğunuz ruh sağlığı merkezine göre seans ücretleri farklılık gösterebilir. Ancak maddi durumunuz yeterli değilse, devlet hastaneleri ve birçok klinik psikoloji yüksek lisans programının indirimli servisleri bulunuyor. Yeni eğitilen psikoterapistler, deneyimli hocalarının gözetiminde danışanlarına yardımcı olabiliyor ya da dışarıda bağlantılı oldukları psikoterapistlere yönlendiriyorlar. İyi bir araştırma yaparak belki böyle bir servisten yararlanabilirsiniz.

Hazırlayan: Ebru Paksoy

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

STRESİN OLUMSUZ ETKİSİ

Sonraki Yazılar

İLERİ YAŞTA MUTLULUK