122

PREMIERE VISION İSTANBUL, YENİ YERİNDE YENİLİKLERLE KAPILARINI AÇTI


Tekstil ve modada dünyanın en önemli fuar markası olarak nitelendirilen Premiere Vision, İstanbul’daki sekizinci sezonuna yine yeniliklerle girdi. İstanbul’un, doğu ve batı arasında moda köprüsü olması hedefiyle yola çıkılan ve bu yöndeki hedefler doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü Premiere Vision İstanbul, artık global markaların ilgi odağı haline gelirken, gerçekleştirilen en önemli yeniliklerden biri de “Tekstil Liderleriyle Sohbetler” dizisi oldu. “Markalaşmada Tasarımın Gücü” temasıyla düzenlenen ilk sohbetin konukları Herald Tribune Gazetesi’nin “dünyayı fetheden kaşmirci” diye nitelendirdiği Silk & Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur ve uluslararası alanda tekstil ve moda fuarcılığında markalaşan Premiere Vision’un Uluslararası Fuarlar Direktörü Guglielmo Olearo oldu. Zamanpur, rakiplerin artık sonsuz olarak nitelendirilebilecek kadar çok olduğunu belirterek, bu koşullar altındaki rekabette en önemli unsur olarak fiyatta değil, kalitede rekabeti gösterdi. Olearo ise, başarılı markaların öne çıkan en önemli özelliklerinden biri olarak yenilikçilik ve yaratıcılığı göstererek, “Aynı zamanda değişen dünyayı ve değişen tüketim alışkanlıklarını takip ederek müşteriyle duygusal bağ kurabilen markaların bugün, “lovemark” olarak adlandırılmaları tesadüf değil” dedi.

Tekstil ve modada dünyanın en önemli ve etkin uluslararası fuar markası olarak nitelendirilen Premiere Vision, İstanbul’daki sekizinci sezonunu, tıpkı geride bıraktığı yedi sezonda olduğu gibi yenilikler ve hedefleriyle uyumlu bir istikrar ile yeni fuar alanında açtı. 7-9 Mart tarihleri arasındaki büyük moda ve tekstil gösterisini şehrin kalbindeki İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştiren Premiere Vision İstanbul’un 2018’deki İlkbahar-Yaz sezonu fuarına kumaş, iplik-elyaf, denim, aksesuar ve konfeksiyonda, alanlarının en iyi isimleri arasında yer alan 95 yerli ve yabancı firma katılıyor. İstanbul’un, Doğu ve Batı arasında moda köprüsü olması hedefiyle yola çıkılan ve bu yöndeki hedefler doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü Premiere Vision İstanbul, artık global markaların ilgi odağı haline gelirken, gerçekleştirilen en önemli yeniliklerden biri de “Tekstil Liderleriyle Sohbetler” dizisi oldu. “Markalaşma” temasıyla düzenlenen ilk sohbetin konukları Herald Tribune Gazetesi’nin “dünyayı fetheden kaşmirci”  diye nitelendirdiği Silk & Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur ve uluslararası alanda tekstil ve moda fuarcılığında markalaşan Premiere Vision’un Uluslararası Fuarlar Direktörü Guglielmo Olearo oldu.

AYŞEN ZAMANPUR: MARKA OLMAK, MÜŞTERİNİN NE İSTEYECEĞİNİ BİLMEK VE SÖZÜ TUTMAK DEMEKTİR

Silk & Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur’un 26 yıl önce başladığı markalaşma yolculuğunun temelinde girişimcilik, yenilikçilik, tasarım ve sınırları zorlayan bir yapı yer alıyor. Bugün dünyanın 26 ülkesinde yer alan 200 satış noktası, onlarca ulusal ve uluslararası ödül, Ayşen Zamanpur’un kaşmir ve ipek öyküsünü uluslararası bir marka konumuna taşıdığını ortaya koyuyor. Zamanpur ve yarattığı Silk & Cashmere markası için saygın gazetelerden Herald Tribune Gazetesi’nin “Dünyayı fetheden kaşmirci” değerlendirmesi, markanın ulaştığı konum açısından son derece belirleyici bir tespit.

Ancak, 26 yıllık bu markalaşma öyküsünde girişimcilik, yenilikçilik, tasarım kadar sınırları zorlayan yapı neredeyse merkezde yer alıyor. Çünkü, belirlenmiş doğru hedeflere erişmek için doğru malzemeye de erişebilmek gerekiyor. İşte, Çin’de özel bir keçinin nadir yünü olan kaşmire erişebilmek için 1992’de başlayan binlerce kilometrelik yolculuk ve yüzlerce seyahat, doğru hammaddeye ulaşmak için zorlu yolculuğu ve bir o kadar koşulları zorlayan yapıyı ortaya koyuyor. Bir başka deyişle Zamanpur, birçok kesimin soru işaretleriyle dolu olduğu Çin’e yatırım yapan ilk Türk girişimcilerden.

Ayşen Zamanpur’un marka yolculuğu, daha da derinleşecek gibi görünüyor. Belirlediği yeni hedefler, bunun somut göstergelerinden. Zamanpur’un ifade ettikleri, Silk & Cashmere’in markalaşma yolculuğundaki yönü anlatırken markalaşma yolculuğuna başlayacaklar için bir rehber niteliğinde: “Aslında marka olmak belirli bir müşteri grubuna istedikleri ürünleri istedikleri kalitede ve fiyatta onlar daha ne isteyecekleri bilmeden bir yıl öncesinden düşünmek, planlamak ve üretmek demektir.” Ancak, bu noktada Zamanpur, kalite ve fiyat denklemindeki en önemli unsura dikkat çekiyor ve ekliyor: “Günümüzde rakipler sonsuz… Kalitede rekabet yapmanız gerekiyor, fiyat da değil.” Zamanpur’un markalaşmada gelecek rotası için altını çizdiği bir diğer nokta ise tüketicideki değişim oluyor: “Tüketici artık hiç olmadığı kadar güçlü ve hiç olmadığı kadar bilgili.” Dolayısıyla, tüketicinin isteklerine göre, ama ondan bir adım önde davranmak gerektiğine dikkat çeken Zamanpur’un altını çizdiği bir diğer nokta ise marka olmanın gerektirdikleri oluyor: “Marka olmak müşterinize söz vermek, demektir. Bu sözü, logonuz orada olduğu sürece tutmak demektir.

GUGLIELMO OLEARO: YARATICILIK VE YENİLİKÇİLİK, BAŞARILI MARKALARIN EN ÖNEMLİ İKİ ÖZELLİĞİ

Premiere Vision ise tekstil ve modada uluslararası alanda tam anlamıyla markalaşmış ve bu markalaşmanın gerektirdiklerini bulunduğu tüm coğrafyalarda istikrarlı bir şekilde gerçekleştiren bir isim. Elde ettiği bu unvanı sürdürebilir kılmak için temel unsurların tümünde istikrarlı bir yaklaşım sergiliyor. Bunlardan biri de fuarlarındaki kaliteye ve geleceğe odaklanan yapının istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesi için katılımcıların da kaliteye ve geleceğe odaklanmaları gerekliliği. İşte bu yaklaşım, dünyada da nadir görülebilecek uygulamaları beraberinde getirmiş. Bunlardan biri de Premiere Vision’un belirlediği standartlara uygun olmayan firmaların fuara kabul edilmemeleri. Ancak, bu istikrarlı ve gelecekte de sürdürülebilir markalaşma öyküsünün temelinde yatan iki dinamik var. Bunlar yaratıcılık ve yenilikçilik. Premiere Vision’un bu yaklaşımı, katılımcı firmalar kadar fuar sırasında gerçekleştirilen etkinlikler için de geçerli. Genç tasarımcıların desteklenmesi yönündeki çalışmalar; bunlardan sadece bir tanesi.

Premiere Vision’un 1973 yılında Fransa’da başlayan ve global bir marka olmaya uzanan öyküsü, bugün, dünyanın cazibe merkezlerinde düzenlediği fuarlarla, moda ve tekstilin en önemli markaları ve profesyonelleriyle sürüyor. Öyle ki, markanın düzenlediği fuarlar, tekstil ve moda profesyonelleri için kaçırılmaması gereken 1 numaralı etkinlik olarak değerlendiriliyor. Kuşkusuz, aynı yaklaşım firmalar için de geçerli.

Bugün, Türkiye dahil dünyada 12 bağlı ortaklığı ve yabancı ofisi bulunan şirket, dünya çapındaki yapılanmasıyla yılda toplam 22 fuar düzenliyor. 22 fuarın adresleri ise markanın doğuş yeri Paris’in yanı sıra New York ve İstanbul. Dünya çapındaki 22 fuara katılan firma sayısı yaklaşık 5.200 olurken, sergilenen ürünleri inceleyen profesyonel ziyaretçi sayısı ise 180.000 civarında.

Pek çok fuar organizatörü açısından imrenilecek kadar etkili bu rakamlar ve erişilen pozisyonu değerlendiren Premiere Vision Uluslararası Fuarlar Direktörü Guglielmo Olearo, günümüzdeki konumlarına erişmelerindeki en önemli iki etkeni, “Başarı markaların öne çıkan en önemli özeliklerinin başında yenilikçilikleri ve yaratıcılıklarının olduğuna inanıyorum” sözleriyle ifade ediyor ve ekliyor: “Aynı  zamanda değişen dünyayı ve değişen tüketim alışkanlıklarını takip ederek müşteriyle duygusal bağ kurabilen markaların bugün ‘lovemark’ adlandırılmaları da tesadüf değil.

Guglielmo Olearo’nun ortaya koyduğu bu bakış açısı, Premiere Vision’un uluslararası bir marka olmasındaki en önemli etkenler olarak ön plana çıkıyor. Olearo da başarıya ulaştıran bu formülü şu sözlerle ortaya koyuyor: Premiere Vision olarak yenilik ve yaratıcılık bizim için her zaman en önemli değerler, fuar katılımcılarımızı da bu değerler doğrultusunda seçiyoruz. Katılımcılara ve ziyaretçilere sağladığımız trend öngörüsü sayesinde de sektörün değişim ve beklentilerine hızla adapte olabilmelerine olanak sağlıyoruz.

İSTANBUL’UN DOĞU VE BATI ARASINDA ALDIĞI ROL GİDEREK GÜÇLENİYOR

Premiere Vision Uluslararası Fuarlar Direktörü Guglielmo Olearo’nun değindiği bir diğer konu İstanbul’daki etkinlikleri oldu. İstanbul’un özellikle Doğu Avrupa ve Ortadoğu moda ve tekstil sektörlerinde oynadığı rolün giderek daha da güçlendiğine işaret eden Olearo, Ekim 2014’te düzenledikleri ilk fuar sonrasında istikrarlı olarak İstanbul için belirledikleri planlamalar doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini belirterek,  ortaya çıkan sonucu şu sözlerle ifade ediyor: “Ortaya koyduğumuz kararlılık, tıpkı dünyanın farklı ülkelerinde gerçekleştirdiğimiz fuarlar gibi Premiere Vision İstanbul’un da sadece hedeflenen civar coğrafya ile kalmayıp,  global markaların da ilgi odağı haline gelmesini sağladı.

İSTANBUL MODERN İŞBİRLİĞİYLE ÜÇ SANATÇIYLA ÜÇ FARKLI ATÖLYEDE YARATICI DENEYİMLERE DOĞRU

Diğer yandan geleneksel hale getirdiği yeniliklere her sezon yenilerini ekleyen Premiere Vision İstanbul’un yeni sezonunda bu doğrultudaki en önemli projelerden biri, İstanbul Modern işbirliğiyle gerçekleştirilenMotivasyonel Sanat Atölyeleri”. Proje, sanatçılar Ardan Özmenoğlu, İsmet Değirmenci ve Hatice Gökçe ile üç farklı atölye çalışmasını içeriyor. Sanatçıların yönetimindeki atölyelerde kumaş, doku, yüzey ve tasarım kavramları çerçevesinde katılımcılara hayal güçlerini tetikleyen, yaratıcılıklarını kullanabilecekleri deneyimler sunulacak.

Ayrıca, Premiere Vision İstanbul’da Ekim 2017’de Okan Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen “Open Fashion Studio” da bir kez daha öğrencilerin canlı tasarım performanslarına sahne olacak. Moda tasarımı öğrencilerinden oluşan dört ekip, fuar süresince YKK aksesuarları ve Botaş Nehir, Universal Tekstil, Dilek Tekstil, Save  Tekstil, Satab gibi projeye destek veren fuar katılımcılarının sağladığı kumaşları kullanarak Büyülü Ormanın Gölgesi temasıyla kapüşonlu sweatshirt tasarlayacaklar. Premiere Vision İstanbul, genç tasarımcıların yaratıcılıklarını ortaya çıkarmak ve geleceğe taşımak için sadece İstanbul’da değil, dünyada gerçekleştirdiği diğer fuarlarda da benzer çalışmaları gerçekleştiriyor.

İlkbahar-Yaz 2019 sezonu trendlerinde renk ve kumaş şifrelerinin ziyaretçilerle paylaşılacağı Premiere Vision İstanbul’daki klasikleşmiş etkinliklerden biri de “Let’s Talk About Fashion” olacak. Fuarın gerçekleştirileceği üç gün boyunca Premiere Vision Moda Departmanı Direktör Yardımcısı Julie Greux, 1’er saat boyunca İlkbahar-Yaz Sezonu’nu, 360 derecelik bakış açısıyla anlatacak.

 

 

Etiketler: