porno-izlemek-iliskilerde-sorun-mu-yaratiyor

PORNO İZLEMEK İLİŞKİLERDE SORUN MU YARATIYOR?

 

 

Erotik sitelere girmenin bazı çiftler arasında aldatılmışlık duygusu yarattığını dile getiren Psikolog Petek Batum Akgün, porno sitelerin ve sanal seksin ilişkilere ve kişilere etkileriyle ilgili sorularımızı yanıtlıyor.

Türkiye’de erotik ve porno içerik erişimine devlet eliyle yasak konması bireyi nasıl etkiliyor?

Yasakların amacı bireyleri ve dolayısıyla toplumu korumak olmalı. Bu anlamda, erotik ve porno materyallere erişimde yaş sınırı ve içerik (örneğin çocuk istismarı) boyutlarında yasal sınırlamalar ve yasaklar konulmalı. Bu boyutlar dışındaki yasakların bireyler ve toplum üzerinde olumsuz etkiler de yaratabileceği öne sürülüyor. Türkiye açısından düşünürsek, zaten toplumumuzda halihazırda var olan cinselliğin ayıp/yasak olduğu algısını pekiştirebilir. Bu ise, bireylerin cinsellikten korkmasına, cinselliğin tabu olarak algılanmasına sebep olarak cinsel hayatları olumsuz yönde etkileyebilir. Erotik ve porno içeriklere erişimde devlet tarafından konan yasaklar sadece ülkemizde değil, İzlanda gibi birçok konuda özgürlükçülüğe önder olan ülkelerde de kadın hakları, kadın suçları gibi alanlara temas ettiği öne sürülerek çokça tartışılan bir konu.

Türkiye’de erotik ya da porno sitelerin çiftlerden biri tarafından sıkça ziyaret edilmesi eşler arasında ne tip sorunlara neden olabiliyor?

Her çift arasında sorun olduğunu söyleyemeyiz. Örneğin, bazı çiftlerin bu tip siteleri veya materyalleri cinsel yaşamlarında birlikte kullandığı da oluyor. Ancak tam tersi etkiler de olabiliyor. Bazı uzmanlara göre, eğer çiftler zor bir süreçten geçiyorsa ve cinsel yaşamları bundan dolayı olumsuz etkilendiyse, çiftlerden biri tarafından porno sitelere ziyaret artabiliyor. Ancak bu durum diğer partner tarafından bir tehdit olarak algılanabiliyor ve birey kendisinin daha az çekici olduğunu düşünebiliyor. Bunlar da ilişkinin daha fazla yara almasına sebep olabiliyor. İlişkinin zor bir süreçten geçmesi mi ziyaret sıklığını artırıyor, yoksa tam tersi, ziyaret sıklığı mı ilişkiyi ve cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor? Bu açıdan bakıldığında nedensel bir ilişki kurmak güç.

Bazı eşler arasında aldatılmışlık, sadakatsizlik duygusu yaratabiliyor. Ancak bu durum çiftin ilişkisine ve tarafların sadakatsizlik tanımlarına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.

Porno, bağımlılığa neden oluyor mu?

Sık olarak yaptığımız belirli davranışlarda bulunmadığımızda tatminsizlik yaşıyorsak ve keyif alamıyorsak, psikolojik bir bağımlılıktan söz edebiliriz. Porno izleme davranışının herkes için bir bağımlılık yaratabileceğini söylemek zor. En son yayımlanan “Amerikan Psikiyatri Birliği Tanı Ölçütleri Kitabı”nda böyle bir bozukluk yer almıyor. Bu konudaki araştırmalar genellikle kişisel uyarılma düzeyinin önemli bir faktör olduğunu belirtiyor. Kavramın kişisel/öznel uyarılma olarak tanımlanmasının sebebi porno izlemenin her bireyde aynı uyarılma düzeyini yaratmaması. Sonuçta bu davranış öznel bir deneyim. Bir diğer faktör ise günlük yaşamın bu davranıştan ne derece olumsuz etkilendiği. Dolayısıyla, kişisel/öznel uyarılma düzeyi daha fazla olan bireylerde bu davranış kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiliyorsa, kişi, zamanının büyük bir kısmında bu davranışta bulunmaktan kendini alıkoyamıyorsa ve bu nedenden dolayı iş/aile/sosyal yaşamı olumsuz etkileniyorsa, bir bağımlılıktan söz edebiliriz.

Klinik psikolojide birçok konuda olduğu gibi bu konuda da davranışın sıklığının ve süresinin kişinin yaşantısına/işlevselliğine olumsuz etkilerinin olup olmaması belirleyici oluyor.

Bireyin iş ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek derecede bir sıklık söz konusu olması olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Daha az duygusal yakınlık kurma, birey ilişkideyse ilişkiden duygusal olarak geri çekilme ve depresyon gibi sonuçlar aşırı sıklığın getirdiği olumsuzluklara örnek gösterilebilir.

Bireyin cinsiyeti ya da cinsel yönelimi onu bu konuda farklı hareket etmeye itiyor mu?

Araştırma sonuçları, porno izleme sıklığı ve porno izlemenin kullanım biçimleri açısından bazı cinsiyet ve cinsel yönelim farkları olduğunu ortaya koyuyor. İzleme sıklığını inceleyen çalışmalar ilk sırada heteroseksüel erkeklerin, ikinci sırada gay/lezbiyen/biseksüel bireylerin, üçüncü sırada ise heteroseksüel kadınların olduğunu gösteriyor. Kullanım biçimleri açısından da farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz.

Heteroseksüel erkeklerin pornografiyi genellikle mastürbasyon için kullandığı, gay/lezbiyen/biseksüel bireylerin ise heteroseksüel bireylere göre pornografiyi partnerleriyle birlikte daha sık kullandığı yönünde bulgular mevcut.

 

 

Önceki Yazılar

UYUŞMALARI ÖNLEYECEK ÜÇ ETKİLİ DURUŞ

Sonraki Yazılar

YARATICILIĞIN TEMELLERİ