permakultur-nedir

PERMAKÜLTÜR NEDİR?

 

 

Sağlıklı ve organik besinlerinizi kendi balkonunuzda yetiştirmeye ne dersiniz? Sürdürülebilir ekoloji sistemi permakültür, ev ortamına uyarlandığında sizi bir doğa kahramana dönüştürüyor.

Fransız Antropolog Lévi Strauss’a göre insanoğlunun temel yanlışı, kendimizi her şeyin üzerinde zannederek daima “evrenin sahibi” olduğumuzu düşünmemiz. Fakat doğa ve ekoloji üzerinde kurduğumuz hakimiyet aynı zamanda kendi türümüze de en büyük zararı vermemize sebep oluyor. Ekolojik sistem son yıllarda somut bir şekilde alarm vermeye başladı ve artık hepimiz bir şeyler yapmamız gerektiği konusunda hemfikiriz. Sürdürülebilirliğin tercihten ziyade doğa için mecburi bir çıkış yolu olmasını sağlayan konuların başında su sorunu ve doğal kaynakların giderek azalması geliyor. Hepimizin bunun için yapabileceği bir şey var ve bunların başında enerji tüketimini azaltmak geliyor. Şu anda kullanmakta olduğumuz enerjinin %40’ıyla halihazırda kullandığımız herhangi bir şeyden feragat etmeden yaşamak mümkünken, bunu neden yapmıyoruz? Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak, çatıdan akan suları sarnıçlarda biriktirmek, banyo ve mutfakta kullandığımız suları tuvalet sisteminde ve bahçe sulamada kullanmak, kendi gıdamızı üretmek için çabalamak herkesin kolaylıkla hayatına adapte edebileceği uygulamalar. Elbette hepimiz buğdayımızı, patlıcanımızı veya patatesimizi kendimiz yetiştirmek zorunda değiliz, ancak bunları sorumlu bir üreticiden satın alarak sürdürülebilir sisteme katkıda bulunabiliriz. Şehir hayatında, apartman dairesinde yaşıyor olsak da muhakkak yapılabilecek bir şey var. Permakültür tasarımı konusunda kafa yormak ve hayatımıza sürdürülebilir seçenekleri adapte etmeye çalışmak daha iyi bir yaşam sürmek için seçenek olabilir.

Permakültür nedir?

Yaşlı ağaçların, çalıların, bitkilerin, mantarların ve kök sistemlerinin çok yönlü verimine dayalı sürdürülebilir bir tarım sistemi olan permakültür 1974 yılında Bill Mollison ve David Holmgren tarafından hayata geçirildi. Permakültür kavramı o dönem için marjinal bir oluşum olarak değerlendiriliyordu ve alanın profesyonelleri tarafından eleştiriliyordu; çünkü biyoloji, tarım, ormancılık gibi farklı disiplinlerin bir araya getirilmiş olması radikal bir yaklaşımdı. Halk ise mevcut sistemden hoşnut değildi ve daha doğal, daha ekolojik sistemler istiyordu.

Bir tasarım sistemi olan permakültürün amacı, sürdürülebilir insan yerleşimleri yaratmak. Bitkiler, hayvanlar, insanlar, altyapı, binalar ve araziyi muazzam uyum içinde tasarlayan bu sistem sürdürülebilir ve ekolojik dünyanın gerçekleştirilebilir bir ütopyası denebilir. Gezegendeki ekolojik sancılar ve kaynakların giderek azalması, modern insanın birincil endişesi. Permakültür vadettiği sürdürülebilir sistemle alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Tüm kalıcı tarım biçimlerinde ya da genel olarak sürdürülebilir insan kültürlerinde enerji gereksinimi sistemin kendisi tarafından karşılanırken, modern tarım tamamen dışsal enerjilere bağımlıdır. Toprağın ortaklaşa kullanıldığı üretken ve kalıcı sistemlerden toprağın bir meta olarak görüldüğü ticari tarıma geçiş, az enerji tüketen toplumlardan çok enerji tüketen toplumlara ve toprağın sömürüye dayanan, yıkıcı bir şekilde kullanılmasına geçişi ve çoğunlukla üçüncü dünya ülkelerinden edinilen gübre, yakıt, protein, işgücü ve beceri gibi dışsal enerji kaynaklarına bağımlılığı da beraberinde getirdi.

Konvansiyonel tarım, her yıl tahıl ve sebze elde etmek için toprağın verimini azaltır, randıman sağlamak için yenilenemez kaynaklar kullanır, aşırı miktarda hayvan otlatarak ve araziyi çok derin sürerek erozyona neden olur, toprak ve suları kimyasal maddelerle kirletir. Bir sistemin ihtiyaçları o sistemin içerisinden karşılanmazsa, bunun bedeli enerji israfı ve kirlilik olarak ödenir. Tarımdan kaynaklanan gerçek maliyetler ekolojik sistem için taşınamaz bir yük haline geliyor ve gezegenin sonunu yaklaştırıyor. Oysa iyi bir yaşam sürmek için ihtiyacımız olan her şey kapımızın önünde halihazırda var; güneş, rüzgâr, insanlar, binalar, taşlar, deniz, kuşlar ve bitkiler bizi çevreliyor.

Yazı: Hüma Kaya

 

 

Önceki Yazılar

SAĞLIK YAŞAMI BENİMSEMEK İÇİN BEŞ BASİT KURAL

Sonraki Yazılar

BAŞKA İNSANLARLA BAĞ KURMAK