paros-adasi (4)

PAROS ADASI

 

 

Bembeyaz sokakları, renkli kapıları ve pembe çiçekleriyle nefes kesici Paros, tam bir huzur adası.

Ege Denizi’nin güneydoğusunda yer alan Yunanistan’ın en turistik ve en ünlü adalar topluluğu olan Kiklad Adaları’nın en büyüklerinden olan Paros hakkında aklıma ilk gelen şey ne kadar huzurlu olduğu. Zaman burada daha farklı işliyor, saatler daha yavaş akıyor ve tabii huzur da buradan geliyor. Çok meşhur olan Mikonos ve Santorini gibi her şeyin çok hızlı aktığı ve fazlasıyla tüketildiği bir ada değil. Sonuçta Mikonos’ta şahane olan gün batımını bile yüzlerce kişiyle birlikte izliyorsunuz. Hoş o kadar büyüleyici ki bu kalabalık sizi pek de rahatsız etmiyor.

KEŞİF ZAMANI

Paros Adası aslında henüz pek keşfedilmemiş cevherlerden. Bozulmamış, sakin, binaları adaların klasik özelliği olan bembeyaz badanalı, sokaklar tertemiz ve her yerde begonviller, zambaklar. Bu özellikler neredeyse tüm Yunan adalarında var, fakat Paros Adası’nda birkaç gün geçirince, aklınızdan sürekli geçirdiğiniz soru “Buraya nasıl yerleşirim?” oluyor. Gerçekten de yaz kış yaşayan bir ada. Yüksek nüfusa sahip Paros’ta hastane, banka, eczane, restoran gibi aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyacınıza kışın bile kolayca ulaşabiliyorsunuz. Şu anda büyük oranda geçim kaynakları turizme bağlı olan adanın antik çağda en büyük gelir kaynağı beyaz mermermiş. Dünya müzelerindeki birçok heykel ve hatta Napolyon’un mezarı Paros mermerinden yapılmış.

UĞRAK YERLERİ

Adaya gelen bütün cruise gemileri ve feribotlar, liman kasabası olan Parikia’ya yanaşıyor. Burada çok güzel sokaklar, saatlerce gezebileceğiniz butikler ve hediyelik eşya dükkânları var. Tertemiz uzun bir sahil ve gün batımını seyretmek için nefis manzaraya sahip cafe’ler özellikle akşamları kalabalık ve çok keyifli oluyor. Sadece güneş, kum, deniz için değil, kültür gezisi için de ideal bir ada Paros. Panagia Ekatontapiliani, diğer adıyla 100 Kapı Kilisesi orada yaşayanların ve turistlerin mutlaka ziyaret ettikleri bir mekân. Yunanistan’ın en eski kiliselerinden biri olduğu için de oldukça önemli.

ÇEVRE KÖYLER

Paros Adası’nda her zevke ve bütçeye göre yemek, eğlence ve konaklama bulunabiliyor. Parikia’ya nazaran daha sakin fakat nefis bir köy olan Naoussa’da kalmakla çok isabetli bir karar verdiğimizi zaman geçtikçe anladım. Diğer köyleri ziyaret etmek, adayı keşfetmek ve istediğiniz sahile ulaşmak için araba kiralamak çok iyi fikir. Fiyatlar uygun, park yeri bulmak kolay, sıkıldınız mı hemen başka yere… Naoussa; nefis butikler, labirenti andıran bembeyaz sokaklar ve oturup saatlerce kalkmadığınız, yediğiniz her şeyin son derece lezzetli olduğu restoranlara sahip bir köy. Burada fotoğraf çekmeye doyamadık ama her gün keyfini bol bol çıkarttık.

Lefkes ise bambaşka bir masal diyarı; kalabalıktan uzak, sakin sokakları, mavi kapılı beyaz badanalı evleri, kahveleriyle mutlaka görülmesi gereken bir köy. Hemen yanındaki Kostas da aynı güzellikte, vakit olursa görülmesini tavsiye ederim.

PLAJ DURAKLARI

Denizin keyfini çıkartmak için birçok alternatif olsa da bizim en çok vakit geçirdiğimiz koylar, kıpırdamayan berrak suyuyla Monastiri ve her biri ayrı bir heykel formunda olan kocaman kayalarıyla Kolymbithres plajları oldu. Buraya kadar gelmişken, Antiparos’tan bahsetmemek olmaz. Paros’tan dar bir kanalla ayrılan Antiparos son derece fotografik. Restoran, cafe ve windsurf’le kitesurf yapanların favorisi olan harika plajlarıyla bambaşka bir diyar. Bir dahaki gidişimizde mutlaka burada da kalıp vakit geçirmeyi planlıyoruz. Adaya Paros’tan ulaşım ise oldukça kolay, Parikia limanından düzenli olarak tekneler kalkıyor.

KONAKLAMA

Adada çok fazla otel ve restoran seçeneği var. Oteller gayet temiz ve şirin, yani seçiminizi yaparken kalmak istediğiniz köye ve deniz kenarında mı yoksa şehir merkezinde mi olmak istiyorsunuz ona göre karar vermelisiniz. Saint Andrea Seaside Resort ve Mersina Rooms and Apartments ise uygun fiyatlarda güzel otellerden.

LEZZET NOKTALARI

Restoran tavsiyelerimin arasında ise akşamları neredeyse her gece gitmeyi tercih ettiğimiz Naoussa sahilindeki Ouzeri Ton Naftikon ve yine Naoussa’da ara sokaklarda şirin ve yemekleri nefis ama mutlaka rezervasyon gerektiren Yemeni Restoran bulunuyor. Ayrıca Kolymbithres plajının tam karşısındaki Taverna Anemon’da da şahane seçenekler bulabilirsiniz.

NASIL GİDİLİR?

Adaya ulaşım çeşitli yollarla yapılabiliyor. Türkiye’den Atina’ya uçup oradan 30 dakikalık bir uçuşla veya üç buçuk saat kadar süren feribotla gitmek mümkün. Mikonos’tan da düzenli olarak her gün 45 dakikalık bir feribot yolculuğuyla kolayca ulaşabilirsiniz. Genelde otellerin havaalanı veya feribotların geldiği limandan servisleri olabiliyor. Yine de önceden konuşup ayarlamanızı tavsiye ederim.

Yazı ve fotoğraflar: Çiler Geçici

 

 

Önceki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: ÇOCUĞUN DUYGUSAL DÜNYASI

Sonraki Yazılar

DUYGU VE RUH HALİ ARASINDAKİ FARK