pablo-escobari-sevmek-filmini-izlemek-icin-uc-neden-K

PABLO ESCOBAR’I SEVMEK FİLMİNİ İZLEMEK İÇİN ÜÇ NEDEN

 

 


Tarihin en büyük uyuşturucu baronunun hayatının anlatıldığı Pablo Escobar’ı Secmek filmini izlemek için üç nedeni sizler için yazdık. 

 

  1. Krallık

Tarihin en büyük uyuşturucu baronu olarak anılan Pablo Escobar’ın hayatını (1949-1993) konu alan, sevgilisi Virginia Vallejo’nun otobiyografik romanından beyazperdeye aktarılan film, bir çöplükten bir kraliyetin yükselişine ve çöküşüne dair detayları konu alıyor. “Kral” olmanın her şeyin önüne geçtiğini bazı sahnelerde açıkça görüyoruz. Bu öyle bir krallık ki, dış dünyaya (düşman olarak bellenen ötekine) karşı kalelerle korunuyor, yıkılmaması için canlar feda ediliyor, binlerce kişi adeta tek bir silah gibi doğrultuluyor. Derme çatma yapılan bu krallık, sanki bir oyun gibi. Pablo’nun kalesi, minderlerden derme çatma yapılan çocuk oyunu kalelerine benziyor. İçerideki arzu ve isteklerin korunması için dış dünyaya kendini kapatan bir çocuk gibi, Pablo da kendi yaptığı kalesinde arzu doyumu yaşıyor.

  1. Suç

Şiddet içeren suç işleme davranışında bulunan mahkûmlarla yapılan araştırmalar, suça ilişkin davranışların erken çocukluk döneminden itibaren ortaya çıktığını gösterir. Erken dönemde yaşanan çocukluk travmasının, ebeveynlerin ihmal ve istismarının ilerleyen dönemde işlenen suçla bir bağlantısı olduğu açıktır. Bu durumu toplumsal olarak alırsak, bir toplumun geçmişi, nasıl yapılandığı, toplumun ebeveyninin (iktidarın) olası ihmal ve istismarı, Escobar’ın durumunda olduğu gibi kitlesel suç olaylarında önemli olacaktır. Düşünmenin reddedildiği, toplumun adeta ikiye bölündüğü, bir grubun idealleştirilip diğer grubun istismar edildiği durumlarda, kitlesel suç ve çatışmaların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Film boyunca, politik yaklaşımları ve dezavantajlı grubun öfkesini açıkça görüyoruz.

  1. Manipülasyon

“Ben” ve “öteki” farklılığının anlaşılması, sadece bireysel olarak değil toplumsal olarak da çok önemlidir. “Ben”im zihnim ile “öteki”nin zihni arasındaki farklılık ve bu farklılığın kabulü, herhangi bir fikir ayrılığı durumunda eyleme dökmek (şiddet göstermek, suç işlemek, karşıdakini yok etmek) yerine tartışabilmenin ve yeni fikirlerin gelişebilmesinin önünü açar. Bu doğrultuda, sosyal kurumların ve yönetimin, toplumdaki fikir ayrılıklarını sosyal-savunma sistemi açısından bir tehdit olarak görmesi durumunda, toplumda farklı grupların birbirlerine karşı düşmanlıkları çoğalabilir. Bu durum, şiddete ve güçlünün zayıfı yok etmeye yönelik eylemlerine neden olabilir. Demokratik olarak yönetilemeyen, bireysel manipülasyona maruz kalabilir. Escobar’ın bir dönem “Robin Hood”luğa soyunması gibi, dezavantajlı gruplar kendi liderlerini yaratabilirler, fakat manipülasyona maruz kalabilirler.

 

Fernando León de Aranoa

Yönetmenliğini Fernando León de Aranoa’nın üstlendiği 2017 yapımı “Pablo Escobar’ı Sevmek” (Loving Pablo), Goya Ödülleri’nde En İyi Aktris ve En İyi Aktör ödüllerine aday gösterildi. Yönetmenin filmleri arasında, “Güneşli Pazartesiler” (Los Lunes al Sol-2002) ve “Mükemmel Bir Gün” (A Perfect Day-2015) bulunuyor.

 

 

 

 

Önceki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: LEON

Sonraki Yazılar

GÜRÜLTÜLÜ BİR ORTAMDA ÇALIŞMAK MÜMKÜN MÜ?