online-terapi

Online Terapi

Yaşadığımız zorluklarla baş etmeye çalışırken ihtiyacımız olan uzman desteğine artık istediğimiz an, istediğimiz yerden ulaşabiliriz. Tek yapmamız gereken ekranlarımızı açıp randevu saatinde bağlantıya geçmek.

Sağlığımızı korumak için evlerimizden çıkmadığımız bu dönemde online terapilere ilgi de arttı. Böyle zor bir dönemden geçiyorsak, bir değişim yaşıyorsak, içsel yolculuğumuzda tıkanıklıklarla karşılaşıyorsak ya da yolunda gitmeyen ilişkilerimizi nasıl tamir edeceğimizi bulamıyorsak, bize yardımcı olacak birini ararız. Hayatımızın belli dönemlerinde pek çok nedenle yaşayabileceğimiz içsel sıkıntılara çözüm bulmak veya kendimizi tanımak, ne istediğimizi anlamak için desteğe ihtiyaç duyduğumuzda, uzman yardımı almak kendimiz için yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biridir. Fakat bazen terapiye ulaşamayız, kime danışacağımızı bilemeyiz veya terapiye gitmek için kendimize zaman yaratamayıp erteleriz. Zamansızlık, evden çıkamama, doğru terapiste ulaşamama ve coğrafi mesafeler gibi size engel olan sorunları ortadan kaldıran online terapiler, son yıllarda ihtiyaç duyulan her yerde gerçekleşebildiği için hem terapistler hem de danışanlar tarafından sıklıkla tercih edilen bir yöntem haline geldi. Dijital iletişim uygulamaları aracılığıyla görüntülü konuşmayla yapılabildiği gibi telefonda veya yazılı sisteme de adapte edilebilen online terapiler, yüz yüze terapilerin hem yardımcısı hem de alternatifi olabiliyor. Online terapiler de tıpkı standart yüz yüze terapi seansları gibi uzman ruh sağlığı çalışanları tarafından gerçekleştiriliyor. Terapist danışanın online terapiye uygun olduğu kanısına varması halinde bu yöntem uygulanabiliyor. Ruhsal ve bilişsel sağlığımızı koruyamamak ve sıkıntılarla uzun süre tek başına mücadele etmeye çalışmak zamanla olumsuz etkiler gösterir. Terapistlerin online terapileri benimsemelerinin başlıca sebepleri de çeşitli nedenlerle yardım alamayan ve psikoterapi imkânına ulaşamayan kişileri alternatif yöntemlerle yardım alabilir hale getirmektir. Danışanlarıyla online terapi seansları da gerçekleştiren uzman klinik psikolog Mia Medina, online terapinin tercih edilmesindeki en büyük nedenin kişilerin kendi oturduğu bölgede kendi kriterlerine uygun bir terapist bulamaması olduğunu söylüyor. Online terapi, bölgesel mesafe ve ulaşım zorluklarını ortadan kaldırıyor ve dünyanın herhangi bir yerindeki terapist ve danışanın birlikte çalışabilmelerini sağlıyor. Online terapiyle danışan gören uzman klinik psikolog Ersin Bayramkaya da gelişen teknolojiyle birlikte online terapinin kişilerin zaman kaybetmeden hızlı bir şekilde terapi hizmetine ulaşmalarına olanak tanıdığını vurguluyor.

Ön bilgilendirme önemli

Türkiye Psikiyatri Derneği (TDP) tarafından hazırlanan Tele Psikiyatri Hizmetleri Görev Grubu Raporu’na göre Türkiye’de tele-psikiyatri hizmeti webcam, taşınabilir bilgisayar, tablet bilgisayar, akıllı telefon ya da benzeri iki yönlü kamera özelliği olan mobil iletişim aracıyla internet üzerinden psikiyatrik hizmet sunumu olarak tanımlanıyor. Rapora göre, danışanlar ile internet üzerinden “yüz yüze olmaksızın” gerçekleştirilen diğer iletişimler (kısa mesaj, e-posta, akıllı telefon aplikasyonları üzerinden yazışma gibi) bu kategoride kabul edilmiyor. Terapi seansları öncesinde, tedavi süreciyle ilişkili özelliklerde (seansların yapılandırılması, süresi, kayıt tutma biçimi, programlama, gizlilik, olası riskler, zorunlu bildirimler ve ücret gibi) net bir uzlaşı sağlanması amacıyla bu bilgilerin danışana ilk görüşmenin başında anlaşılır şekilde aktarılması, iki tarafın da uzlaşacağı bir acil durum yapılandırılması, teknik aksaklık durumunda izlenecek yolun önceden belirlenmesi amacıyla danışandan tüm bu bilgileri anlayıp onayladığını gösteren bir rıza formu alınması ve danışanın elektronik imzayla formu imzalaması TPD’nin önerileri arasında yer alıyor.

Mesafeleri ortadan kaldıran sistem

Online terapiyi tercih eden danışanların çoğunun ortak özelliği terapiste olan coğrafi uzaklık. Özellikle yurtdışında yaşayanlar kendilerini anadillerindeki gibi rahatça ifade edemiyorlar veya kültürel farklılıklar, yaşam şekli, yetiştirilme tarzı ve diğer domestik özellikler nedeniyle terapist ve danışan arasında sağlıklı iletişim kurulamıyor, birbirlerini anlayamayabiliyorlar. Uzman klinik psikolog Mia Medina, “Yurtdışında yaşayan bir Türk, kendi dilinde terapi almak istiyor, ancak bulunduğu ülkede Türkçe terapi yapabilecek bir terapist yoksa onun için online terapi çok uygun bir seçenek oluyor” diyor. Seans odasından biraz farklı olsa da benzer bir formatta yurtdışında yaşayan danışanlarıyla terapi sürecini sürdürdüğünü belirten uzman klinik psikolog Ersin Bayramkaya, danışanların böylelikle kendi dillerinde terapi alma imkânı bulduklarını ve kendilerini daha rahat ifade edebildiklerini söylüyor. Online terapiler hastalık, fiziksel engel gibi nedenlerle evlerinden ayrılamayan ya da ayrılmaması gereken danışanlar tarafından da tercih ediliyor. Yine işinden izin alıp terapiye gelemeyen, işi gereği çok sık seyahat eden, zaman zaman şehir dışında bulunan veya yurtdışında kalması gereken kişiler de terapi odasında başlayan seanslarını aksatmamak için çevrimiçi seçeneklere yöneliyor. Koronavirüs’ün yayılmasını engellemek için evden çalışmaya başlayan tasarımcı Seda, artan kaygılarıyla baş edebilmek için online terapiye başvurmuş. “İhtiyacım olan desteğe ulaşabildiğimi bilmek bile beni rahatlattı” diyor. Bir teknoloji şirketinde yönetici olarak çalışan Murat, “Terapiye gittiğimin duyulmasından çekiniyordum, o yüzden çevrimiçi terapiye başladım” diye anlatıyor. “Seanslarda bu kaygımla ilgili de konuştuk ve sonrasında birkaç kere de terapi odasına gittim. Yine de hâlâ evimden görüşme yapmayı tercih ediyorum.” Bengü ise yıllarca kocasını çift terapisi almaya ikna edememiş. Sonunda sosyal medyada online
terapi yapan bir terapist bulmuş ve bunun bir çözüm olabileceğini düşünmüş. “Gerçekten de kocam bu fikre sıcak baktı. Artık haftada bir online terapiyle yıllardır üzerinde konuşulmamış konuları konuşabiliyoruz. Sonunda!” 32 yaşındaki finans uzmanı Beril ise, öğrenciliğinden beri yurtdışında yaşıyor. Son iki yıldır, hamilelik ve lohusalık sürecinde, kendini yalnız hissetmeye başlamış. “Önce iş arkadaşlarımın tavsiyesiyle yerel bir terapiste gitmeye başladım. İlk seanslar fena geçmedi, ancak zaman ilerledikçe dil ve kültür farklılıkları kendimi ifade etmemi zorlaştırmaya başladı. İlerleyemediğimizi hissettim ve terapiyi bıraktım.” Beril geçtiğimiz aylarda Türkiye’de yaşayan bir arkadaşının önerisiyle online terapiye başlamış. “Bir iki seanstan sonra sorunlarımın gerçekten duyulduğunu hissettim” diye anlatıyor bu deneyimini. “Bilgisayar karşısında hiç tanımadığım biriyle konuşmanın çok zor olacağını düşünüyordum. Bazen kedim araya giriyor, yan odadan çocuğum mızmızlanıyordu ama terapistimin de yönlendirmesiyle kimsenin beni rahatsız etmeyeceği bir ortam yaratmayı başardım ve her geçen gün ilerleme kaydettiğimi hissediyorum.” Mia Medina, online terapi yapılırken dikkat edilmesi gereken konulardan en önemlisinin gizlilik olduğunu söylüyor ve çerçevenin daha iyi korunması için önemli noktaların altını çiziyor: “Danışan ofisimize geldiğinde bunu biz sağlamakla yükümlüyüz, ancak bulunduğu yerde kendi sağlaması gerekiyor. Seansın içinde rahat olabilmek ve filtresiz bir şekilde konuşabilmek için danışanın kimse tarafından duyulamayacağı ve rahatsız edilemeyeceği bir ortamda olması çok önemli. Bunun ötesinde, danışanların mümkün olduğunca ofise gelme ortamına benzer bir deneyimi kendilerine yaratmaya çalışmalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin seansın yapılacağı yerin rahat olması ancak yatakta yatarak, evde dolaşarak yapılmaması da önemli. Ayrıca mümkünse her hafta aynı yerde olmalarını, seanstan 15 dakika önce ve sonrasını kendilerine ayırmaya çalışmalarını öneriyorum.”

Online terapiler herkes için uygun mu?

Yoğun çalışma koşullarının yarattığı zamansızlık ve özellikle büyük şehirlerde yaşayanların karşı karşıya kaldıkları ulaşım problemleri online terapiyi cazip hale getiriyor. Ancak hem danışanlar hem de terapistler açısından yüz yüze terapiden ayrılan, dezavantajlı durumlar da olabiliyor. Mia Medina, aynı oda içinde bir kişiyle çalışmanın kendi içinde bir ritüeli sağlayan ilişkisel bir yakınlık olduğunu ve bazı durumlarda online terapide bunun kolaylıkla edinilemediğini ifade ediyor ve ekliyor: “Bunun yanı sıra, bazı bireyler için fiziksel yakınlık, yani birlikte ofiste olmak, özellikle önemli olabilir, buna başkalarına kıyasla daha çok ihtiyaç duyabilirler. Böyle durumlarda eğer mümkünse ofiste, yüz yüze seanslar tercih edilmeli.” Ersin Bayramkaya ise online terapinin bazı kısıtlıkları içerisinde barındırdığını ve her terapi müdahalesinin yapılamadığını belirtiyor. Bayramkaya, şiddetli depresyonu, intihar düşüncesi, alkol ve madde bağımlılığı olan kişiler için online terapilerin uygun olmadığını ifade ediyor. Bunun yanı sıra danışanın beden dilinin yorumlanmasına ihtiyaç duyulan durumlarda terapi seansının yüz yüze gerçekleşmesi gerektiği gibi sanat terapisi, EMDR, müzik ve oyun terapisi yöntemlerinin online terapilere adapte edilmesi neredeyse imkânsız oluyor.

Hassas sınırlar

İnternetten online terapi seçeneklerini inceleyebiliriz, yurtdışından ya da farklı şehirlerden terapistler bulabilirsiniz. Ancak yüz yüze terapilerde olduğu gibi terapistin eğitimini ve yeterliliğini sorgulamayı ihmal etmeyin. Mia Medina, online terapilerin gayriciddi ve danışanı suiistimal eden bir modele dönüşmeye açık bir terapi yöntemi olduğunu, bu sebeple etik kurallara ve kuramsal bir çerçeveye bağlı olarak yapılması gerektiğini hatırlatıyor.

Yazı: Hüma Kaya