ogunler-arasi-atistirma-dogru-mu,-yanlis-mi

ÖĞÜNLER ARASI ATIŞTIRMA DOĞRU MU, YANLIŞ MI?

 

 

Bazıları öğünler arası atıştırmanın kişiyi hem şişmanlattığını hem de suçluluk duygusu yarattığını düşünüyor. Peki, bu inancımız ne kadar doğru?

Diyetisyen, psikolog ve beslenme uzmanı Florence de la Rue, beslenme ve atıştırmayla ilgili bu gibi hurafeleri çok sık duyduğunu belirtiyor. Gündüzleri ve akşamüstleri pek çok kişiye atıştırma isteği gelir. Diyetisyen bu durumun kan şekerindeki düşüşten ve vücudun şeker talep etmesinden kaynaklandığını, bunun gayet normal olduğunu söylüyor. Bu fizyolojik açlığı bastırmak ve mideyi “doldurmak” için kahve, çay veya büyük bir bardak su içmek, atıştırma isteğini engelleyecek gibi görülse de beynimiz buna kanmaz ve gerçek bir takviye talebinde bulunur. Bu yüzden, vücut bir sonraki öğün vaktinde çok ama çok açtır ve kendini stoklama moduna alır. Florence de la Rue işte tam da bu yüzden, öğün vakti geldiğinde, daha hızlı ve daha çok miktarda yediğimizi belirtiyor. Üstelik bu durum öğleden sonra daha kötü bir hal alıyor, hele de öğle yemeğinde sadece salata yemişseniz. Akşamüstleri fizyolojik açlığımıza duygusal açlık ekleniyor. Bu, gün içinde yaşadığımız birikmiş duygusal yorgunluk ve duygulardan kaynaklanıyor. Öyle ki, akşam yemeğini hazırlarken neredeyse bir öğüne eş miktarda atıştırdığımız oluyor. Florence de la Rue, açlık belirtilerini yok saymanın bize bir şey kazandırmayacağının altını çiziyor. Bu tıpkı, aç değilken zorla yemek gibidir. Bununla birlikte, unutmayın ki, bir öğünde çok yerseniz bir sonraki öğüne kadar tok kalma şansınız artar. Peki, çözüm nedir? Öğün saatlerini iyi belirlemek. Diyetisyen, öğün saatlerini belirlemenin vücudu daha iyi dinlemeye ve verdiği açlık sinyallerini anlamaya yarayacağını belirtiyor. Buna ek olarak, ofise atıştırmalık bir şeyler götürebilirsiniz. Atıştırmalarımız hem bize zevk vermeli hem de sağlıklı olmalı, o yüzden mutlaka taze bir meyve ve birkaç badem eklemeyi unutmayın.

 

 

Etiketler: