nasil-karar-veriyoruz

NASIL KARAR VERİYORUZ?

 

 

Karar vermek, çeşitli seçenekler arasından yapılan bir seçimle sonuçlanan bilişsel bir işlemleme sürecidir. Bazen karar vermemenin kendisi de bir karar olabilir. Kararı belirleyen etkenler arasında ihtiyaçlar, tercihler ve değerler vardır. Bazen verilecek kararın işlevselliği, hatta avantajları belirgin bile olsa, yapacağımız seçim değerlerimizle çeliştiği için o karardan vazgeçmemiz gereken anlar vardır. Ancak yaşam ve hırslar acımasız bir biçimde değerlerimizi sorgulamadan yalnızca avantajlı seçimler yapmayı öğretir çoğu kez…

Karar verirken; karar verilen konuyla ilgili olarak toplanan bilgi, kararın ne kadarlık bir süre içinde verilmesi gerektiği ve zihnin bilgiyi işleme yetenekleri devreye girer.

Geleceğe yönelik bir karar verirken, değişik seçeneklerin getireceği yarar ve zararların iyi hesaplanarak, kişinin kendisine en çok yarar getiren seçeneğe yönelmesi beklenir ya da tercihin böyle yapıldığı varsayılır. Gerçekten kararlar çoğu kez böyle rasyonel ya da pragmatik bir mantıkla mı alınır? Gerçekten karar ya da tercihler geleceğe yönelik avantajlı olacağı düşünülen seçimlerden mi ibarettir? Ben insanların karar verirken, kararın gelecekte getireceği yararlardan çok, karar öncesi süreçte yaptıkları yatırımları ve harcadıkları emeği gözettiklerini düşünürüm.

İnsanlar, “O kadar çok yatırım yaptım ki artık geri dönüşü yok” diye düşünebiliyor. Başka bir deyişle, bir amaç için verilen emek ne kadar fazlaysa, o emeği geride bırakmak o kadar güç olabiliyor. Geçmişte alınan bir karar için ödenen bedeller, gelecek için verilecek avantajlı bir kararla sağlanabilecek yararlardan daha önemli olabiliyor.

Unutmayalım ki akıllı insanlar da uygunsuz kararlar verebilir. İşe yaramayan bir karar almış olmak ne kişinin aptal olduğunu gösterir ne de karar verme yetisinin tamamen bozulmuş olduğunu. Karar verdiğimiz zaman diliminde, karar aldığımız konuyla ilgili bilgilerimiz şimdiki kadar olmadığına göre, yeni bilgilerle yeni kararlar alabilmektir asıl işlevsel olan.

Bazen de aldığımız bu kararın yanlışlığı bize başından söylenmiştir, güvendiğimiz insanlar tarafından. Haklı çıktıklarını görmeleri bizde daha da fazla eleştirileceğimiz korkusunu oluşturabilir. Bazen yalnızca bu nedenle bile yanlışı kabul etmek istemeyiz…

Bugünkü başarılarımızın ya da yerinde aldığımız kararlarımızın, geçmişteki başarısızlıklarımız ya da uygunsuz kararlarımız üzerine kurulduğunu fark edemiyoruz çoğu kez.

Bazen kararları alırken ya da tercih yaparken, önümüzdeki modeller ve içinde yaşadığımız toplumun bize ne öğrettiği belirleyici olabilir. Rol modellerinin verdiği kararlar ve yaptığı tercihler tarot, astroloji, yazı-tura ya da “Hangi kararı vereceğimi şans belirlesin” gibi algılarla belirleniyorsa, arkadan gelen insanların kararlarını bu öğreti üzerine yapmaları son derece anlaşılır olur. Toplumda rol modelleri olması beklenen kişilerin, aldıkları kararların ya da yaptıkları tercihlerin kendilerine getireceği kısa vadedeki hızlı doyumu her şeyin üzerinde tutmaları ve yalnızca avantaj ve kâr gözetip anlamlı olabilecek insani değerleri görmezden gelmeleri, o toplumdaki insanların yaşamları içinde yaptıkları tercihlerde belirleyici olabiliyor.

Son olarak, tercihler ve kararların bazen o toplumun içinde yaşayan bireylerin özgür iradeleriyle yapılmadığı ve aslında birçok tercihin ya da kararın toplumsal klişeler tarafından belirlenebileceği unutulmamalıdır.

Yazı: Mehmet Sungur

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

AFRİKA’NIN TROPİK CENNETİ: ZANZİBAR

Sonraki Yazılar

EROTİK HİKAYELER OKUYUN! NEDEN Mİ…