shutterstock_524194510

MÜZİĞİN HATIRLATICI GÜCÜ


Psikolojide işlevsellik hareketinin öncüsü Amerikalı filozof ve psikolog William James, bellekle ilgili şöyle diyor: “Eğer hatırlamamız gereken her şeyi hatırlayabiliyor olsaydık, en az hiçbir şey hatırlayamayanlar kadar sıkıntı çekerdik…”

Yazı: Tolga AKYILDIZ,  Psikolog ve Müzik Yazarı

Bellek; hem kötü hem de iyi anıları duygulara ilişik olarak saklayan bir kara kutu. Bu nedenle insan belleğini bilgisayar belleğine benzetmek çok da doğru değil. Eski bir bilgiyi çağırmak için anahtar kelimeler kullanıyor olsak da, anılar başka anıları çağırıyor da olsa insanın hatırlama mekanizması çok farklı. Bazı anılar; biz onları aramasak da bize kendini hatırlatma potansiyeline sahip. Diğer bir deyişle anıların kişiliğimiz üzerindeki etkileri çok büyük. Gerçekten hatırladığımız kadar mıyız? Yoksa ne bilmediğimizi bilmek mi daha önemli? Bunun üzerine düşünme kısmını size bırakıp felsefe düzleminden çıkıyorum.

Tam da bu noktada duygularımızla son derece ilişkili olan müziğin, belleğin birçok kapısını açan bir anahtar olma işlevinden söz etmek isterim. 05Gündelik hayatta sık sık yaşadığınıza eminim; ansızın duyduğunuz bir şarkı sizi kolaylıkla yıllar öncesine ve o şarkıya iliklediğiniz anılara götürebilir. Bu, müziğin beynimizde geniş bir bölgeyi harekete geçirmesiyle ilgilidir. Gerek söz konusu şarkıyla paralel anıların kaydını yaparken gerekse o şarkıyı anahtar olarak kullanıp bu anıyı hatırlarken beynimizin çeşitli bölgelerini aynı anda kullanırız. Belki şaşırtıcı ama Serdar Ortaç, Beatles ya da Vivaldi’nin müziği; hepsi aynı bölgeleri uyarır. Beynimizin hareket kontrol merkezinde (Motor Bölge)  ritimleri, işitsel bölgesinde sesleri ve limbik bölgede bunlara dair duygularımızı işleme koyarız.

Bu nedenlerle müzik, öğrenme psikolojisi açısından çok değerlidir. Yapılan araştırmalar özellikle dil öğreniminde müziğin etkili bir destek olduğunu ortaya koyuyor. Diyelim ki çok zor bir dil olan Macarca öğreniyorsunuz; yeni kelime ve cümlelerinizi bir melodiyle ilişkilendirmeyi deneyin derim. Melodiler size yol gösterecektir.

Hepimizin belleğinde ‘hatıra tümseği’ diyebileceğimiz iyi ya da kötü anlara dair kayıtlar vardır. Bizi derinden etkilemiş bu anlara dair hatıraları isteyerek ya da istemeyerek çağırmakta hiç zorlanmayız. Müzik de söz konusu hatıra tümseklerinin mikro versiyonlarının oluşmasına katkı sağlar. Bu nedenle de örneğin biz çocukken evde hangi müziğin dinlendiğinin, kendimize örnek aldığımız ya da çok sevdiğimiz kişilerin müzik zevkinin tercihlerimiz üzerindeki etkisi büyüktür. Ailemiz ve bu gibi kişilerle ilgili anılarımızın fonunda oluşan müzik, bizim yetişkinlikte hangi müzik türlerine yakın hissedeceğimize dair işaretler gizler içinde. Müzik o denli güçlü bir anımsatıcıdır ki; TBI (Travmatik Beyin Hasarı) mağduru hastalar dahi müzik sayesinde otobiyografik anılarına sağlıklı insanlar kadar kolaylıkla ulaşabilmektedir.

Hatta müziğin kendisine bile gerek kalmaz çoğu zaman. “Küçüğüm, daha çok küçüğüm” cümlesini melodiden bağımsız olarak duyduğunuzda da yine Sezen Aksu’nun şarkısına, oradan da o şarkıyla ilişkili anılarınıza doğru bir yolculuğa çıkmanız işten bile değildir.

Araştırmaların gösterdiği üzere 15 yıldan uzun bir süredir müzikle profesyonel olarak uğraşanların uzun dönem bellekleri uğraşmayanlara kıyasla daha çok gelişmiştir. Beyinlerinin karar verme, bellek ve dikkatle ilgili bölümlerindeki sinir (nöral) aktivitesi yine daha hızlıdır.

Müziğin; hem öğrenme hem de hatırlama süreçlerindeki güçlü etkisine bakacak olursak bilişsel (idrak süreçleriyle ilgili) sıkıntı yaşayan bireylerin yaşamında yeni ufuklar açacak bilimsel gelişmeler uzak olmasa gerek. Belli ki yeni araştırmalar sayesinde müzikle bellek arasındaki ilişki daha da derinleşecek.

 

 

Önceki Yazılar

DEJAVU HİSSİ NEREDEN GELİYOR?

Sonraki Yazılar

EBEVEYNLER NEDEN ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARINI HİÇ ANLAMAZLAR?

Bir cevap yazın