mutlu-bir-iliski-icin-neler-yapilmali (2)

Mutlu Bir İlişki için Neler Yapılmalı?

Gözlerin yeniden ışıl ışıl parlaması, duyguların doruğa çıkması ve keyif dolu sohbetler… Her çiftin ulaşmak istediği bu ideali gerçekleştirmek için mücadeleci ve kararlı olmanız gerekiyor. Yol gösterici yedi önerimizden ilham alabilirsiniz.

“Sürekli beraber olmak, her zaman iyi olmak anlamına gelmiyor.” İlişki uzmanları ve psikoterapistlere göre bu sıradan cümle uzun zamandır beraber olan birçok çiftte silkelenip kendine gelme etkisi uyandırıyor. ABD’li psikolog ve yazar Barton Goldsmith’e göre mutlu çiftlerin ortak noktası, ne yaptıkları veya yapmadıkları değil, birbirlerine nasıl davrandıkları. Goldsmith bıkıp usanmadan “ilişkisel iyi tutum” konusunda ısrar ediyor. Zira bizim partnerimize davranışımız onun bize davranışını büyük ölçüde etkiliyor. Aynı şekilde, onun davranışı da bizim ona tutumumuzu etkiler. İşte bu yüzden ilişkimize “sihir” katmak yeterli değil. İlişkinizi beslemek ve canlı tutmak istiyorsanız, sadece vitrinle yetinmek yerine davranışlarınızın ve kullandığınız kelimelerin bilincinde olmanız daha iyi sonuç almanızı sağlar. Gündelik hayatta küçük dokunuşlarla ilişkinize özen göstererek özel hayatınıza arzuyu ve mutluluğu yeniden getirebilirsiniz.

1. Tüm dikkatinizi ona verin

“Beni dinlemiyor.” Bu sitem hiç şüphesiz ki duygusal ilişkinizde eksik olan özeni en iyi anlatan cümledir. Zaman geçtikçe ve aynı çatı altında yaşadıkça birçok çift artık çaba göstermelerine gerek olmadığı ve özel alanın dinlenme ve rahatlama alanına dönüşüp “tartışmak” için olmadığı yanılgısına düşer. Grileşen bir aşk ilişkisini yeniden renklendirmek için yapılacak ilk iş, çiftin duygusal bağını uyandırması ve birbirlerini samimiyetle dinlemesidir.

  • Partnerinize kulak kesilmek için günde en az bir kez fırsat yaratın. Bu, onun sözünü kesmeyeceğiniz, başka şeyle ilgilenmeyeceğiniz, sabırlı olacağınız, sözünü bir an evvel bitirmesi için onu zorlamayacağınız ve sıradan cevaplar vermeyeceğiniz anlamına geliyor.
  • Ne anlattığını ve ne anlatmak istediğini anlamanız için partnerinizin seçtiği kelimelere, ses tonuna, bakışlarına ve yüz ifadesine dikkat edin.
  • Belli başlı sorular sorarak derdini daha iyi anlatmasını sağlayın. Anlattığı şeyden yola çıkarak duygularını, projelerini iyice anlamaya çalışın. Gerekiyorsa yardım teklif etmekten çekinmeyin. Kendinizi onun dünyasına dahil hissettiğinizi ve empati duygunuzu gösterin.

2. Birbirinizi öpün ve masaj yapın

Cinsel terapist Alain Héril şöyle diyor: “Birbirine sıradan bir iş arkadaşı gibi davranan çiftlerin sayısı beni şok ediyor. Gözleri farklı yerlere bakıyor, hiçbir fiziki temas veya birbirlerini görmekten mutluluk duyduklarına dair bir ifade yok aralarında. Bu durumda nasıl canlı ve heyecanlı bir çift hayatı düşünebiliriz ki? Bu mümkün değil.”

  • Birbirinizle buluştuğunuzda veya ayrılırken hayattan birkaç saniye çalın. Bir öpücük, kucaklaşma, göz göze temas… Bu tavır, gününüz başlarken ve biterken duyguları ve şevki harekete geçirir.
  • Birbirinize düzenli olarak masaj yapın. Kokulu masaj yağları, mumlar ve müzik bu özel ana eşlik etsin. Gerçek romantizm için masajın hakkını verin. Burada amaç, günlük hayatı gerçek anlamda yeniden canlandırmanız ve kendinizi iyi hissetmeniz.

3. Kutlamalar yapın

Her gün olmasa bile sık sık kutlanacak mini zaferler, başarılar ve küçük fırsatlar mutlaka vardır; uzun süredir devam eden bir projenin tamamlanması, işte veya ailede nihayet söylemek istediklerinizi dile getirmeniz, yeni başlayan mevsimin ilk günü, tadılacak yeni bir tarif veya sigarayı bırakma kararı gibi. Mutlu çiftler günlük hayatlarında düzenli olarak kutlamalar yapmaya fırsat yaratan çiftlerdir. Ancak bundan kastımız en sevdiğiniz restorana düzenli aralıklarla öğle veya akşam yemeğine gidiyor olmanız değil. Sizin için önemli olan ve kutlamaya değer bir olayı değerlendirmenizden bahsediyoruz. Hayatın doğal akışında gelişen kutlamalar rutinin sıkıcılığını bozar ve benlik olumlamasının verdiği mutluluğu aktive eder ve bu, kutlamaları daha da çekici kılar.

4. Nezaket sanatını uygulayın

Nezaket sadece hoş olduğundan değil, nezaketin getirdiği belli belirsiz mesafe erotizmi canlandırdığı için önemlidir. Fazla rahat davrandığımızda ilişkimiz hasar görür, arzu ve erotizm yok olur. Nezaket sanatını uygulamak, çocuklara öğretmek için çırpındığımız cümleleri içerir: “Teşekkür ederim”, “Lütfen”, “Özür dilerim” gibi. Ayrıca karşımızdaki kişinin önemsediği şeylere, zevklerine ve kendine ayırdığı vakte saygı duymamız gerekir. Başka bir deyişle, partnerinizi garanti gibi görmeyeceğiniz bir iletişim tarzı oluşturmalısınız. Örneğin nezaket, partnerimize bizim için bir şey yapmayı kabul eder mi diye sormamızı ve bizim de ona gerektiğinde yardım teklif etmemizi, ona müteşekkir olduğumuzu göstermemizi gerektirir. Bu kalpten gelen nezaket, çiftin birbirine iyi davranması ve aşk ilişkilerini korumasının yumuşak, özen isteyen ve gündelik hayatta uygulanacak bir yöntemidir.

5. Mutlu anları çoğaltın

Kimliğimizi oluşturan şeylerden biri başkaları veya kendimiz hakkında anlattığımız hikâyelerdir ve bu hikâyeler ne kadar renkli, yoğun ve canlı olursa bizi o kadar güldürürler. Geçmişte atlatılan zorlukları, partnerimizin bizi ilk etkilediği/duygulandırdığı/ üzdüğü/şaşırttığı anları, mutlu anıları, beraber deneyimlenen küçük/büyük yaşanmışlıkları birbirinize anlatmanız çift hayatını yeniden canlandırma sürecinin bir parçasıdır.

  • “Hatırlıyor musun?” diye başlayan cümleleri kullanıp anınızı gündeme getirin ve onun size hissettirdiği duyguları yeniden hissederek anlatın. Bu duygular doğrudan partnerinize de geçer. İkiniz de ortak anıların aranızdaki bağı güçlendirdiğini ve bu bağın daha mutluluk verici ve ışıltılı bir hale geldiğini hissedersiniz.

6. Olayları dramatize etmekten kaçının

Çalışma hayatı, çocukların eğitimi ve maddiyatla ilgili konular iki tarafı da gerer ve çiftlerin günlük hayatında tartışmalara neden olur. Bunlar ne kadar önemli ve öncelikli olsalar da olaylara daha az dramla yaklaşır ve daha az önemserseniz, bu konuları “daha kötü yönetmiş” olmazsınız.

  • Ciddi ve sizi geren konularda komik, gülünç, alakasız bir yön bulmaya çalışın. Öncelikle olumsuz düşünceyi bırakın. Bu yatışmanızı sağlar ve genelde bu tutum bulaşıcıdır.
  • Geçmişte atlattığınız zorlukları anımsayın.
  • Gerilen ve endişe duyan partneriniz kızdığında veya öfke patlaması yaşadığında, itfaiyeci rolünü üstlenin. Bir tiyatro oyunuymuşçasına konuya ara vermeyi, biraz yürüyüş yapmayı, bir bardak su içmeyi veya derin nefes alıp vermeyi teklif ederek stresini azaltın. Sonra rollerin değişmesini isteyin ve ona “Senin başına gelen şey en yakın arkadaşının başına gelseydi, ona ne tavsiye verirdin?” diye sorun. Anında yatışacağını göreceksiniz.

7. Kişisel sepetinizi doldurun

Sepetinizi çeşitli anekdotlar, bilgiler, beceriler ve tutku duyduğunuz şeylerle doldurun. Partnerinize katacağınız bir özelliğinizin olmaması veya onun halihazırda tanıdık olduğu iş, çocukların eğitimi, maddi konular gibi konulardan konuşmanız çift hayatınızın sıkıcı bir hal almasına neden olur. Önce kendimiz tutku duyduğumuz şeyler, ilgi alanları ve bizi besleyen ilişkilerle hayatımızı doldurmalıyız ki partnerimizi besleyebilelim ve ona bin bir renk katabilelim, elbette onu boğmadan.

  • Merakınızı genişletin. Yeni şeyler keşfedin. Beklenmeyene, şiirsel olana, şaşırtıcı olana ruhunuzu açın. Okuyun. Sergilere gidin. Örgü, yemek veya mobilya yapmayı öğrenin. Ve mutlaka bugüne dek yapmaya vakit bulamadığınız şeyi yapın.
  • Tutkularınız ve farklı ilgi alanlarınız sizi ışıldatır. İlişkinizin renksiz olmasından şikâyet etmeden önce kendinizin ne kadar ışıldadığını sorgulamalısınız.

 

 

Önceki Yazılar

Değişime Nasıl Karar Verilir?

Sonraki Yazılar

Psychologies Öneriyor: Yemek Yapmak Mutlu Ediyor