buyuk

MURPHY KANUNLARI, HAYATIMIZI NASIL ETKİLİYOR?


Diyelim ki sabahları işe geç kaldık, mutlaka trafikte sıkışıp kalırız. Beklediğimiz arama biz müsaitken değil de, duştayken ya da uyumaya çalışıyorken gelir. Mağazalardaki indirim ilanları, o çok beğendiğimiz elbise için geçerli değildir. İş yerinde aramızın pek de iyi olmadığı birine mutlaka işimiz düşer. İşte daha onlarcasıyla karşılaştığımız bu hayli sinir bozucu durumlar, evrensel Murphy Kanunları’nın işlediğinin göstergesi. Hatırlamaya çalışın, elbet sizin de başınıza bir gün gelmiştir.

Gelin, Murphy Kanunları’nın nasıl ortaya çıktığını öğrenelim… Mühendis Yüzbaşı Edward A. Murphy Jr, Kaliforniya’daki bir hava üssünde görev yapmakta ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nin MX981 kod adlı çarpışma testi üzerinde çalışmaktadır. Ancak gerginlik ölçen algılayıcıların kablolama aşamasında görevli olan teknisyen, her işinde bir hata yapmakta ve bir türlü başarılı olamamaktadır. İşte buna dayanacak gücü kalmayan Murphy için bu teknisyen artık tam da bir eğlence konusu olmuş ve meşhur sözünü ilk kez bu teknisyen için kullanmıştır: “Bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa, bu adam onu mutlaka bulur.”

Yüzleşmek zorunda olduğumuz şanssızlıklara ve başarısızlıklara esprili yaklaşma üzerine odaklanmış Murphy Kanunları, Amerikan Hava Üssü’nden tüm dünyaya yayılmıştır. Zira Murphy’nin iş arkadaşlarından olan John Strapp, MX981 kod adlı çarpışma testi projesinin basın toplantısında gazetecilere “Yıllardır yaptığımız çarpışma testlerinin güvenle devam etmesi, Murphy Kanunları’na kalpten inanmamız ve kaçınılmaz olan sonuçları sürekli görmezden gelmemizden kaynaklanmaktadır” şeklinde bir cümle kuruyor. İşte bundan sonrasında Murphy Kanunları bu hava üssünden çıkıp tüm dünyaya yayılıyor. Basın toplantısının yankıları çok uzun sürüyor ve aslında tüm dünyada bir ‘Murphy Kanunları’ merakı baş gösteriyor. Hatta çok kısa bir süre içinde, özellikle mühendislik alanında çalışanlar arasında Murphy Kanunları çok önemli bir yer ediniyor. İnandırıcılık seviyesi çok yüksek olmasa da, bu kanunlar o kadar mantık çerçevesine oturuyor ki; 1958 yılında Webster’in sözlüğünde kendine yer buluyor. Bu bağlamda reklamlarda ve kamuoyunda sıkça bu kanunlara değiniliyor.

Sıklıkla karşılaştığımız talihsizlikleri ve gayretlerimize rağmen uğradığımız başarısızlıkları, sonuca esprili bir şekilde bağlamak bizim için de en kestirme yol olmuyor mu?

Kitabı da var!

Aslına bakarsanız,  Murphy Kanunları bahsettiğimiz üzere küçük bir çalışma grubunun arasındaki bir mühendis yüzbaşının ince zekâsının ürünüydü. Ama kanunlardan haberdar olan kişilerin burada kendilerinden bir parça bulmaları, olayı bambaşka bir noktaya taşıdı. Önce Amerika’da, ardından da tüm dünyada bir akım gibi yayılan bu kanunlar, işlerin sürekli ters gitmesini eleştirmenin ironik bir yolu oldu.

Murphy de tüm bunlara kayıtsız kalmadı ve aynı düzlemde pek çok kuram geliştirdi. Bu kuramlar, New York’ta bir yayınevi olan Harvey Hutter tarafından derlendi ve kitaplaştırıldı. Artık Murphy, kendi adına sayısız kuramı olan ünlü bir kişiydi.

Ancak tüm bunlar sadece başlangıçtı; zira bu kuramların daha geliştirilmesi ve genişletilmesi gerekiyordu. Yaşamımızda sürekli kafa yorduğumuz sorunlar ve onlara sunulabilecek pratik çözümlere dair yeni kuramlar birbirini izledi. Hatta bu kanunlar başka yazarlar için de esin kaynağı oldu;  böylece Murphy Kanunları’yla uyumlu yeni kanunlar geliştirildi.

 

 

Bir cevap yazın