Woman's half face with drops of water on skin.

‘MOCHI’ ETKİSİNİ KEŞFEDİN


Özel formüllere ve şaşırtıcı kıvamlara sahip Asya’dan ilham alan yeni nemlendirmeyle doğal güzellik vazgeçilmez hale geliyor.

Susuzluğunuzu bastırmak için çok miktarda su içmek, serinlemek için soğuk suya dalmak veya bütün vücudunuza soğuk su püskürtmek… Tüm bu hareketler, fazlasıyla ferahlatıcı olabilir ama ‘fiziksel‘ nemlendirme her ne kadar gerekli olsa da, ısıya, kuru havaya, strese ve uykusuzluğa maruz kalan cildimiz için yeterli değil. Bu zaten aynadaki susuz ve mat görünümünden, sertliğinden ve temasa gösterdiği hassasiyetinden de belli olur. Peki, genç ve canlı görünümünü ona nasıl geri kazandırabiliriz? Bioderma’nın Medikal Strateji Direktörü Michele Sayag, şöyle açıklıyor: “Eskiden nemlendirmeye pek de duyusal olmayan kozmetik ‘karışımlar’ uygulanarak çözülebilecek dermatolojik bir sorun olarak yaklaşılırdı.” Ama araştırmacılar adım adım dinamik nemlenmenin arkasındaki mekanizmayı keşfetti. Sayag bu mekanizmayı, “Akuaporinler adı verilen kanallardan oluşmuş akıllı bir ağ aracılığıyla en alttaki dermis tabakasından yüzeye doğru çıkan sabit bir su akışı” olarak nitelendiriyor.

Pasta gibi bir cilt

Kozmetik sektöründeki kimyagerlerin duyuları harekete geçiren ürünler geliştirmesi ve kadınların doğru cilt solüsyonunu bulmasına yardımcı olmaları gerekiyor. 40 yaşında bir anne olan Aylin şöyle anlatıyor: “Çok kuru bir cildim olduğunu düşünmüyorum ama günün ilerleyen saatlerinde cildimin aynı bir bitkinin solması gibi koyulaştığını ve biraz soluklaştığını fark ediyorum. Cildimin her zaman göze canlı görünmesini ve ipeksi hissedilmesini sağlayacak bir tedavi arıyorum. Anında cildimi ‘beslemeli’ ve de gün boyunca tekrar işlem yapmamı gerektirmeyen kalıcı bir etkiye sahip olmalı.” Buna, Asyalıların çok rağbet gösterdiği ‘mochi‘ etkisi deniyor. Chanel’de bilimsel iletişim biriminin başkanlığını yapan Armelle Souraud, konuyla ilgili şunları dile getiriyor: “Japonya’daki duyusal analiz laboratuvarımız sayesinde iyi nemlenmiş bir cildin hissini tanımlamak üzere onların kelime dağarcığının zenginliğinden faydalanma şansını elde ettik. Su ve hayat enerjisi ile dolu, ışıltılı bir cilt onlar için kutsal. Bu parlaklık ile yumuşak ve pırıltılı ‘mochi’nin yani onlara has küçük yuvarlak pastanın görünümü arasında benzerlik kuruyorlar.”

Yalın tenin yükselişi

Avrupa’daki kozmetik laboratuvarları, cildi narin bir şekilde nemlendiren akışkan, yağlı olmayan kıvamların öncüsü olan Asya kozmetik ürünlerinden ilham aldı. Genel kanının aksine iyi nemlendirmek kendinizi H2O’yla doldurmak anlamına gelmiyor. Bunun sırrı her şeyden önce yağ, şeker ve doğal nemlendirme maddelerini takviye etmede saklı. Holistik cilt bakımının yaratıcısı Chantal Lehmann şöyle anlatıyor: “Bir cildin yeterince nemli olup olmadığını ona dokunarak anlayabilirsiniz. Her noktada aynı güzel renge ve parlaklığa sahiptir. Dokunduğunuzda hem elastik hem de sıkıdır, herhangi bir hileye gerek duymaz!

Çeviri: Burcu Oğuz

 

 

Önceki Yazılar

PSYCHOLOGIES KANALI YAYIN HAYATINA BAŞLIYOR

Sonraki Yazılar

DÜNYA ŞEHİRLERİNE ÇOCUKÇA BİR BAKIŞ