mia-medina-sorularinizi-yanitliyor

MIA MEDİNA SORULARINIZI YANITLIYOR

 

 

“Erkek arkadaşımla ilişkimiz bitmesine rağmen tam olarak kopmadık.”

İki yıllık bir ilişkim oldu, ta ki erkek arkadaşım bana karşı hissettiği aşkın bittiğini, ayrılmak istediğini söyleyene kadar. Ancak bir şekilde birbirimizden kopmadık, arada bir görüşüyor ve telefonlaşıyoruz. Beklentiye girmeye başladığım noktada ise bana âşık olmadığını ama dünyanın en iyi insanı olduğumu, diğerlerinden farklı olduğumu söylüyor. Beni sevmiyor ama bir yandan da beni seviyor gibi davranması ruhsal olarak beni çok yıpratıyor. Yıllardır böyle devam ediyor ve ne yapacağımı bilemiyorum. Tuğba, İstanbul

Anlamlandırması ve içinden çıkması zor bir ilişki dinamiği anlatıyorsun. Benim anladığım kadarıyla, bu kişiyle karşılıklı sevgi içeren, iki tarafın da diğeri tarafından kapsanıp doyurulduğu bir ilişki dönemi geçirmişsiniz. Ancak bir noktada, ilişkilerde sık sık olduğu gibi, bu denge değişmiş.  Senin o kişiye olan duyguların ve ondan istediklerin devam etse de, onun ilişkinize olan yatırımı da, senden beklentileri de azalmış. İlişkiniz artık iki tarafın da karşılıklı olarak birbiri için var olduğu, birbirinin beklentilerini karşıladığı bir ilişki olmaktan çıkıp daha tek taraflı, onun yönettiği ve kurallarını belirlediği bir ilişki haline gelmiş.

Kanımca, bu noktada kendine sorman gereken soru, “Beni hala seviyor mu?” değil, “Bu kişiyle bu şartlarda ilişkileniyor olmak beni iyi hissettiriyor mu?”olmalıdır. Tabii bu sorunun da basit bir cevabı olamaz. Onunla ayda bir konuşmalarınız ve yakınlığınız muhtemelen seni çok mutlu ediyordur. Öte yandan, görüşmelerinizin ardından “bir şey olmamış gibi hayatınıza devam etmenin” sana iyi geldiğini düşünemiyorum. Onu özlediğini, “Acaba neler yapıyor, kiminle, beni düşünüyor mu?” gibi soruların zihninde çok yer kapladığını ve seni bir daha arayacağı zamanı beklerken, kendini çaresiz ve değersiz hissettiğini tahmin ediyorum. Ayrıca, ondan tekrar tekrar sana âşık olmadığını duymak da son derece can acıtıcı ve kalp kırıcı olmalı.

Kısacası, kendine sorduğun sorunun cevabı, “Hayır, beni bazen çok mutlu etse de bu kişiyle bu şekilde ilişki bana iyi gelmiyor” ise seni buna rağmen bu dinamiğin içinde tutan yoğun kuvvetlere “sevgi” adını verip boyun eğmemek, bunun yerine onları biraz daha iyi anlamaya çalışmak ve sorgulamak isterdim. Duygusal ihtiyaçlarının karşılandığı iki taraflı bir ilişkinin ihtimalinden bile kendini uzak tutmayı seçmeni de kendi içinde biraz daha araştırmak önemli olabilir.

“Çocuk sahibi olduğumdan beri annemle anlaşamıyoruz.”

Kızım doğduğundan beri annemle çalkantılı bir ilişkimiz var. Her zaman birbirimize yakın olduk ve çocuk sahibi olmamı o da çok istedi. Oysa şu anda hiçbir şekilde yanımda olmadığını hissediyorum. Bana hiç destek olmuyor ve fiziksel olarak yanımda olduğu zamanlarda ise sürekli anneliğimi eleştiriyor gibime geliyor. Bir yandan da, ona karşı toleransımın az olduğunun farkındayım. Ona haksızlık ettiğimi düşünüp bazen kendimi suçlu hissediyorum. Annemle nasıl normal bir ilişki kurabilirim? Hande, İstanbul

Anneliğin, bir kadının kendi annesiyle ilişkisinde önemli bir geçiş noktası olduğu konusunda tüm uzmanlar hemfikir. Elbette bunun nasıl bir dönüşüm olduğu her yeni annenin bu role adaptasyon sürecine ve her anne-kız ikilisinin kendine ait dinamiğine göre değişiyor. Yine de bazı genellemeler yapacak olursak, öncelikle, bir kadının anneliği deneyimlemesi kendi annesini daha iyi anlayıp kendisini ona daha yakın hissetmesini sağlayabileceği gibi, onun anneliğini sorgulamasına da yol açabilir. Böylece annene karşı barındırdığın bazı bastırılmış zor duygular, kızın doğduktan sonra beklenmedik bir şekilde ve belki farkında bile olmadan su yüzüne çıkıyor olabilir. Ona toleransının az olması da kısmen bu zor hislerle eskiye nazaran daha fazla temas halinde olmandan kaynaklanıyor olabilir.

Bunun yanı sıra yeni annelik, hayatının değiştiği, düzeninin tepetaklak olduğu ve kendini sürekli sorguladığın bir dönem. En bağımsız ve güçlü kadın bile bu süreçte kendini bir ölçüde muhtaç ve kırılgan hissedebilir ve tıpkı küçüklüğünde olduğu gibi, yardım ve destek için annesine dönebilir. Bu da, çelişkili duygulara ve bir nebze de olsa hayal kırıklığına yol açacaktır, çünkü beklediğin bakım ve kapsanmayı bir anne küçük kızına verebilse de, iki yetişkin arasında bu çok daha karmaşık bir hale gelir. Öncelikle annen, niyeti her ne kadar iyi olsa da ihtiyaç duyduğun bakımı sana çeşitli sebeplerden sağlayamıyor olabilir. Hele bu muhtaç döneminde bunun yarattığı hayal kırıklığını sindirmek çok güçtür. Bunun yanı sıra, özellikle bir anne olarak kendini sorguladığın bu dönemde, annenin herhangi bir eleştirisi veya fikir ayrılığı senin o anki yardım ve destek ihtiyacını karşılıksız bıraktığı gibi, sana özellikle katı ve yıkıcı gelebilir.

Bu noktada, annenle iletişimin üzerine biraz odaklanıp ondan istediklerini net bir dille ifade etmeni ve ondan da aynı netlikte olumlu ya da olumsuz yönde bir cevap talep etmeni öneririm. Bunun yanı sıra, ihtiyaçların karşılanmadığında ortaya çıkabilecek hayal kırıklığı, öfke ve kırgınlık gibi duyguları deneyimlemek için kendine izin vermek, ilişkinizdeki eksikliklerin bir nevi yasını tutmak, sana da, ilişkinize de iyi gelecektir.

 

 

Önceki Yazılar

ÇOCUKLARIN GELİŞİM SÜRECİNDE TEKNOLOJİK DESTEK ALIN

Sonraki Yazılar

ALICE MÜZİKALİ