manipulatorlerle-basa-cikmak

MANİPÜLATÖRLERLE BAŞA ÇIKMAK

 

 

Aileniz, hayat arkadaşınız, dostlarınız veya mesai arkadaşlarınız sizi olumsuz etkileyecek, davranışlarınızı yanlış yönlendirecek şekilde konuşabilir. İçinize kurt düşürür, şüphe eker ve özgüveninizi zedelerler. Sizin de başınıza benzer şeyler geliyor, değil mi?

Bayram tatili yaklaşıyor ama bazı etkenlerden dolayı bayramda ailenizi ziyaret etmeye hiç hevesli değilsiniz. Sinsi görümcenizin laf sokmalarına, babanızın bitmek bilmeyen nutuklarına katlanmaktansa, eşinizle uzak bir yerlere gitmeyi tercih edersiniz. Kişisel isteklerimiz ailemize karşı görevlerimizle çatışır. Peki, hangisi galip gelir?

Diyelim ki en yakın arkadaşınız arabanızı ödünç almak istiyor, fakat siz iki gün sonra tatile çıkacaksınız ve risk almak istemediğiniz için arkadaşınızı geri çeviriyorsunuz. O da, “Hay Allah! İşim için çok önemli bir randevuya gidemeyeceğim o halde” diyor ve ekliyor: “Sen ne zaman yardım istersen ben buradayım!” Vicdanınız sızlıyor değil mi?

Dikkat! Tam da şu anda manipüle ediliyorsunuz, davranışlarınız yönlendiriliyor. Hepimiz bunu tecrübe ettiğimiz gibi, bazen biz de çevremize aynısını yapabiliyoruz. Peki neden? Sırf başkaları bizim isteklerimizi yapsın diye. Bunun en iyi yöntemi de karşı tarafı suçlu hissettirmek ve kendi sıkıntılarımız için başkalarını sorumlu tutmak.

Şantajcıları tanıyın

Ailemizde bizi manipülasyonlarına maruz bırakan, hani o “daimi kurban” rolünü oynayan “şantajcıları” tespit ederek bunu önlemeyi deneyebilirsiniz.

Bayram örneğini ele alalım. Bayram vesilesiyle tüm aileyi bir araya getirmek isteyen anne, çocuklarına şöyle korku tohumları eker: “Biliyorsun kızım aile kutsaldır. Biz yaşlanıyoruz, öbür bayrama çıkacağımız ne malum? Bak ağabeyin sırf bayram için Londra’dan kalkıp geliyor.” Bu duygusal taciz ve suistimal, üstü kapalı bir şantaja dönüşür: “Eğer gelmezsen çok üzülürüz.” Anne istediğini yaptırabilmek için kurban rolüne bürünür.

Psikoterapist Susan Forward dört tip şantajcı olduğunu söylüyor.

  • Sizi cezalandırmakla tehdit eden cellat (“Beni terk edersen, çocukları bir daha göremezsin.”)
  • Sizi cezalandırmak için kendine zarar vereceğini söyleyen kırbaççı (“Beni terk edersen, intihar ederim.”)
  • Acıların insanı kurban (“Zavallı anneciğine bunu nasıl söylersin?”)
  • Vaatleriyle kandıran tacir (“Bu işi benim için yaparsan, çok para kazanacaksın.”)

Tuzak ödüller

Ödüller, manipülasyon için sıkça kullanılan araçlardan biridir. Psikoterapist Isabelle Nazare Aga, “Toplumsal hayatta denge sağlayan ‘karşılıklılık’ prensibinin suistimal edilmesi suretiyle her yapılandan karşılık beklenir. ‘Verici’, ‘alıcıyı’ onun için yaptıkları karşılığında borçlu hissettirir. Üstü kapalı pazarlık şöyle gelişir: ‘Sana şunu yaptığıma göre sen de bana bunu yapmak zorundasın.’ Asıl problem ise ‘verici’nin ‘alıcı’dan almak istediğini ne zaman ve nasıl almak istediğine de karar vermesidir” diyor.

Örnek: Torunlarıyla düzenli olarak ilgilenen büyükanne, oğlunun evine kendi evi gibi ne zaman isterse gidebileceğini düşünüyor. Oğlu da “Annem bize yardımcı oluyor, onu geri çevirmemeliyiz” demek durumunda kalıyor.

Yanlış inanışlar

Manipüle edilen kişi buna karşı çıkmakta, direnmekte neden bu kadar zorlanır? Isabelle Nazare Aga, “Çünkü manipülatör, ailevi ve toplumsal değerleri araç olarak kullanıp karşısındakine kendini kötü hissettirir, vicdan azabı çektirir” açıklamasında bulunuyor.

Örnek: Aileler çocuklarını borçlu hissettiriyor, çünkü onlar çocuklarına ömürlerini verdiklerini ve bu uğurda kendilerinden de ödün verdiklerini sürekli dile getiriyorlar. Ne yazık ki birçok ailede aynı durum görülüyor.

“Şantajcının kurbanına azar azar işlediği suçluluk hissi, kurbanın özgüvenine büyük zarar veriyor” diyor Susan Forward. Yüzüstü bırakma, bencillik, adalet duygusundan yoksunluk ve hainlik manipülatörlerin karşı tarafı kötü hissettirmek için çok sık kullandığı temalardır. Devamlı olarak imalarda bulunup laf sokarlar.

Hiçbir zaman isteklerini açıkça dile getirmezler ve sizi hep zayıf anlarınızda yakalarlar.

Örnek: Hasta anneniz telefonda sizinle sürekli öksürerek konuşuyor, üç gündür yemek yemediğini çünkü markete gidecek hali olmadığını söyleyerek kendini acındırıyor. Ancak açık bir talepte de bulunmuyor, yardım teklifini sizden bekliyor.

 

 

Önceki Yazılar

İŞYERİNDE MİZAHIN BEŞ FAYDASI

Sonraki Yazılar

VEJETARYEN BESLENME MUTSUZ MU EDİYOR?