klinik-psikolog-seda-aktas-sorularinizi-yanitliyor

KLİNİK PSİKOLOG SEDA AKTAŞ SORULARINIZI YANITLIYOR

 

 

“Geçmişte yaşadığım üzücü olayları atlatamıyorum.”

Üzücü anılarımdan kurtulamıyorum. Bu durum beni çok korkutuyor. Geçmiş yaralarımı nasıl unutabilirim? Aygül, İstanbul

Tıpkı kaygı gibi korku da tehlikeye karşı geliştirilmiş bir duygusal tepkidir. Genelde fiziksel bütünlüğümüzü etkileyecek durumlardan korktuğumuzu düşünsek de aslında ruhsallığımızdaki kargaşa, çoğu zaman dış dünyadaki gerçek tehlikelerden daha korkutucu olabiliyor. Kendimizi ve yaşantıladıklarımızı anlayıp tanımlayamamak kişinin korku dolu bir dünyada yaşamasına sebep olur. Doğal olarak bu durum kişiyi sınırlı bir yaşama mahkûm kılar. Bahsettiğiniz format atma isteği aslında bu mahkûmiyet hissiyle bir tür başa çıkma yolu; acı veren anılardan kurtulma, bir unutma arzusu kuşkusuz. Çok anlaşılır bir istek olmasının yanı sıra olumsuz bir olayın duygusal acısından kurtulmak, özgürleştirici gibi görünse de maalesef hafızayı silmek geçmişi değiştirmez. İstenmeyen bir düşünceyi bir durumda engelleyebilmek, düşüncenin farklı bir bağlamda yeniden bizimle yüzleşmeyeceği anlamına gelmez. İstenmeyen hafıza bilinçten uzak tutulsa bile ona bağlı duygular bizi etkilemeye devam eder; depresyona, kaygıya ve umutsuzluğa neden olabilir.

Daha üretken bir çözümleme, örneğin nasıl bir kişi olduğunuza dair içgörü kazanmak için, hafızayı kullanmayı ve şimdi yapmak istediğiniz seçimleri, olmak istediğiniz kişi olmaktan zevk almayı öğrenmeyi içerebilir. Öte yandan, herkesin unutmak istediği durumun içeriği ve derecesi farklıdır. Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla yoğun bir süreç yaşıyorsunuz. Ruh sağlığı alanında çalışan bir profesyonelle görüşmenin sizin için en sağlıklı yol olacağını düşünüyorum, zira bazen yaşamla başa çıkmak için dışardan destek almak gerekir. Psikoterapi süreci, size acı veren geçmiş anıları yani travmanızı belirlemede yardımcı olur. Böylelikle sizi tetikleyen yani unutmaya çalıştığınız anıların bir anda zihninize doluşmasına sebep olan durumları ve bunlara verdiğiniz karşılıkları anlamaya başlarsınız.

“Eşimi kızım doğmadan önce kaybettim. Ona baba kavramını nasıl anlatabilirim?”

İki aylık hamileyken, eşim trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Kızım şimdi 1 yaşında. Ona baba kavramını öğretmedim, fotoğrafını bile göstermiyorum, çünkü anlamlandıramayacağını düşünüyorum. Fakat doğru olan bu mu emin değilim. Nasıl bir yol izlemeliyim? Halime, İstanbul

Çocuğunuz için duyduğunuz kaygıyı anlıyorum, fakat unutmamak gerek ki tıpkı kızınız gibi siz de ani bir kayıpla başa çıkmaya çalışıyorsunuz. Merak ediyorum, siz nasılsınız?

Karşılaştığınız bu ani kayıpla başa çıkmak zaman zaman zor olabilir, fakat kendinize yas tutmak ve kaybı kabullenmek için izin vermeniz oldukça önemli. Bir kayıp yaşamak, yaşamın kaçınılmaz bir parçası. Acıyla yüzleşip başa çıkmak, kırılan parçaları toplayıp hayatınıza devam etmenin yollarını bulmanıza yardımcı olur.

Eş kaybı önemli bir stres faktörü olabilmekle birlikte kişiyi depresyon ya da kronik stres gibi sorunlara karşı savunmasız bırakabilir. Kendiniz için yeteri kadar destek alabildiğinizi hissediyor musunuz? Sizi önemseyen insanlardan destek istemekten çekinmeyin. Kızınıza gerekli bakımı verebilmek için sizin de kendinize bakım vermeniz gerekli. Siz mutlu oldukça, o da mutlu ve doymuş olur.

Öte yandan, bazen kendi acımızla yüzleşmek zor olabilir. Birçok farklı ve beklenmedik duyguyu tetikleyebilir. Farkında olmadan kaçış yolları arayıp acıyla yüzleşmeyi ertelemeye veya yok saymaya çalışırız. Örneğin başkaları üzerinden kendimizi dolaylı yoldan iyileştirmeye çalışabiliriz. Kendi endişemize alan tanımadığımız için bir yakınımız aracılığıyla baş edebileceğimizi düşünürüz. Dolayısıyla düşünmekte fayda var; acaba çocuğunuza dair duyduğunuz endişenin bir parçası da sizin kendi kaygılarınızdan kaynaklanıyor olabilir mi? Bu ve olası diğer kaygıları bertaraf etmek için, öncelikle bir uzmanla kendi psikoterapi sürecinize başlamanızı öneririm. Süreçte, çocuklar ve ergenlerle ilgilenen bir klinik psikoloğa kızınızı götürebilir, gerekli desteği psikososyal gelişimine göre bir uzman eşliğinde verebilirsiniz.

“Hayattan zevk alamıyor, hayal bile kuramıyorum.”

Son zamanlarda hayata dair hiçbir şeyden keyif almıyorum. İnsanlara karşı tahammülüm çok azaldı. Geçen gece sinir krizi geçirdim. Bunu daha önce de birkaç kez yaşadım. Hayal kuramıyorum; hayallerimin önüne hep ailem ve onların değerleri geçiyor. Tekrardan gülmek ve mutlu olmak için ne yapabilirim? Hüseyin, İzmir

Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla yoğun bir süreç geçiriyorsunuz. İçinizde bir tarafınız buraya soru göndererek iyi olmayı arzuluyor, farkındayım, fakat özellikle bahsettiğiniz tekrarlayan sinir krizlerini dikkate aldığımızda, bunun yeterli olamayacağını ve sizin bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeniz gerektiğini düşünüyorum. Sinir krizi, resmi olmayan bir tanım olmasına rağmen aşırı stresin tetiklediği ve zorluklarla başa çıkma kapasitesinin sınırlı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Sinir krizi geçirmek, çok zor ve kafa karıştırıcı bir deneyim olmasının yanı sıra ciddiye alınması ve tedavi edilmesi gereken gerçek bir ruhsal sağlık durumudur. Sinir krizi sonucu fonksiyon kaybı olur. Kişi geçici olarak evde, işte ve diğer durumlarda normal şekilde çalışamaz. Düzenli olarak bir terapistle çalışmak, kişinin stresi yönetmesine ve en aza indirmesine, onu sağlıklı şekilde ele almasına, önemli yaşam tarzı değişiklikleri yapmak için adımlar atmasına ve olumsuz düşünce ve davranışlarda olumlu değişiklikler yapmasına yardımcı olabilir.

Çok daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulsa da özellikle aileniz ve kendi hayatınızla ilgili sorunlardan bahsetmeniz dikkatimi çekti. Bahsettiğiniz, arada kaldığınızı düşündüğünüz değerlerin neleri kapsadığını bilmek oldukça önemli. Öte yandan, toplumun ve kültürün buyurduğu kurallar normalliğin temel ölçütü gibi görülür. Oysa bu inşa edilen normların sizi mutlu etmediğini hissediyorsanız, düşlerinizi sınırlamak zorunda değilsiniz. Sadece toplumun onayı için yaşamak, kendimize has olan varoluşumuzun adeta yok olması anlamına gelebilir. Kendi kararlarımızı verebilmek ve bunun sorumluluğunu kabul etmek, birey olmanın yükümlülüklerinden biridir.

“Aileme nasıl yardımcı olabilirim?”

Annem ve babam artık çok yaşlandılar. Onları bu şekilde görmek beni çok kaygılandırıyor. Çalışıp didinmekten hayatlarını yeterince yaşayamamışlar diye düşünüyorum. Olmaları gerektiği kadar mutlu değiller sanki. Onlar için ne yapabilirim?  Aslı, Ankara

Tüm yaşam döngüsü bir gelişim sürecidir. Her yaş döneminin birbirinden farklı duygusal ihtiyaçları ve krizleri vardır. Krizin başarıyla çözülmesi, kişinin genel iyi olma/hissetme haline katkıda bulunan psikolojik bir erdem geliştirilmesine yol açar.

Kendimize ayrılan zamanın sınırlı olduğunu, yani ölümün varlığını inkâr etme ihtiyacı her yaş dönemine ait bir kriz olabilirken, özellikle yaşlılık döneminde artış gösterir, zira her canlı zamanın kurallarına uymak durumunda olduğunu bilir. Ardı sıra gelen kayıplar (iş, arkadaş, sağlık) bu ölüm kaygısını haklı olarak tetikler.

Yaşamın sonlanabilir olduğunu bilmek, insanı bir tür anlam arayışına yönlendirir. Yaşama ancak anlam katıldığında özgürleştiğimizi düşünürüz. Kişi eğer anlamlı bir yaşam sürmediğini düşünüyorsa, bir tür suçluluk ve umutsuzluk hissedebilir. Yaşamda kendimize has biricik bir yer edindiğimizi ve bundan doyum aldığımızı hissetmek, bu duyguları bertaraf etmek adına oldukça önemlidir. Dolayısıyla, sağlıklı bir yaşlanma süreci için kişinin sosyal ilişkilerini, üretkenliğini ve yaratıcılığını geliştirecek alanlara sahip olması ve yaşadığı topluluğa katılımının sağlanması önemlidir.

Öte yandan, ebeveynlerimizin yaşlandığını düşünmek ya da farkına varmak çoçuklar olarak bizlerde bir çeşit kaygıya yola açabilir. Yaşımız kaç olursa olsun artık “çocuk” olmadığımızı fark eder; ebeveynlerimizin bir zamanlar bize baktığı gibi, onlara bakmaya daha doğrusu bakım vermeye başlarız. Dolayısıyla bir çok açıdan kayıp hissi yaşantılamamıza neden olur. Diğer bir deyişle, ebeveynlerinizin yaşlanması hakkında endişeleriniz oldukça anlaşılırken sizin bu gerçeklikle nasıl yüzleştiğinizi anlamak, başa çıkma kapasitesinizi değerlendirmek adına oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

“AİLE TEMSİLLERİ DÖNÜŞÜM GEÇİRİYOR”

Sonraki Yazılar

Collagen Lift Paris Detox