klinik-aromaterapi-nedir-nasil-uygulanir

KLİNİK AROMATERAPİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?

 

 

Kokulu bitkiler ve kokular binlerce yıldır sadece fiziksel değil, psikolojik olarak yaralı olunan zamanlarda da kullanılıyor. Uzman eczacı ve aromatolog Aslı Yazıcıoğlu kokuların psikoaktiviteyi etkileyen klinik kullanımını açıklıyor.

Kısaca nedir? Yapılan çalışmalarda kokuların beyin üzerinde, serotonin ve dopamin gibi hormonların salgılanmasında yarattığı değişiklikler biliniyor. Koku duyusunun doğru ve düzenli uyarılması, koku envanterimizin zengin olması bizi daha mutlu, konsantre ve canlı yapabiliyor.

Kimler içindir? Herkes için ve geniş spektrumlu bir uygulamadır. Burada önemli ve belirleyici olan, doğru uçucu yağ seçimi, uygulama yöntemi ve dozdur. Örneğin yapılan araştırmalarda, depresyona giren kişilerde koku duyusundaki hassasiyetin azaldığı biliniyor. Bu hastalarda yapılan “kontrollü koku çalışmaları” olumlu sonuçlar veriyor. Alzheimer hastalarında, özellikle başlangıç ve orta seviyede, gelişmeler kaydediliyor. Kadınların PMS, menopoz gibi dönemlerinde kullanılan uçucu yağlar eskiden beri biliniyor. Bağımlı ve madde yoksunluğu yaşayan annelerin yeni doğan ünitelerinde yapılan aromaterapi uygulamalarıyla bebeklerinin daha rahat uyuduğu gözlemleniyor. Amerika’da çeşitli şikayetlere sahip 21 bin 554 hasta üzerinde yapılmış aromaterapi uygulamalarını içeren bir araştırmada, ağrıda %32,45, anksiyetede %47,39, bulantıda ise %50,61 iyileşme görüldü.

Nasıl uygulanır? Temelde üç yöntemden bahsedebiliriz: Solunum yoluyla, cilt üzerinden ve dahilen. Ancak klinik aromaterapi, “kendini iyi hissetmek için birkaç damla yağ” terapisi değildir. Sistemik uygulamaların sadece bu konuda eğitim almış sağlık profesyonelleri tarafından önerilmesi gerekir, çünkü uçucu yağlar çok güçlü bileşenlerden oluşur; bir kilogram gül uçucu yağı için 3500 kilogram gül petalinin distile edildiğini hayal edin.

Neden etkili? Koku duyumuz ve nöral bağlantıları diğer dört duyumuzdan biraz farklı çalışıyor. Koku uyarıları çok hızlı etki gösteriyor. En arkaik duyumuz ve kokuyu görsel bir uyaran gibi hayal edemiyoruz. Hem korteks hem de limbik sistem üzerinden işlenmesi etki alanını artırıyor. Koku duyusu, ilgili reseptörlerin burun içerisinde bulunması nedeniyle, “beynin dışarı olan uzantısı” şeklinde de biliniyor. İşin içine koku girince duygular, anılar, koku ile ilgili kültürel bağlantılar gibi parametreler de dahil oluyor. Olfaktör nöron yani koku siniri, beyne bağlı olan tek kafatası siniri. Bu nedenle koku duyusunu diğerlerinden ayıran çok özellik var. Etki mekanizması hâlâ tam çözülmüş değil. Düzenli aromaterapi uygulamalarında, olfaktör sinir sinyalleri, kültür, yaş, cinsiyet, deneyime bağlı sübjektif duygusal yanıtlar ve nörokimyasalların oluşturduğu biyolojik yanıtlar verdiğimiz biliniyor. Bu da, duygusal, biyokimyasal ve bilişsel durumlarımızda birçok değişiklik yaratabiliyor anlamına geliyor.

ASLI YAZICIOĞLU (Uzman eczacı ve aromatolog. Klinik aromaterapinin Türkiye’deki öncü ismi. Platform Essencia’nın kurucusu. Aromaterapi Derneği Başkanı ve öğretim görevlisi.)

 

 

Önceki Yazılar

CİLT TİPİNE UYGUN TEN MAKYAJI NASIL YAPILIR?

Sonraki Yazılar

YARATICILIĞINIZIN SINIRLARINI ZORLAYIN