mother and kids

KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARI EŞİT YETİŞTİRMEK


Anne-oğul arasındaki ilişkinin hangi durumlarda çocuğu olumsuz yönde etkileyebileceğini ve erkek çocuk sahibi olma nosyonunun ülkemizdeki karşılığını Klinik Psikolog Ece Oral Albayrak anlatıyor.

Kızlar babaya, erkekler anneye düşkün olur” sözü ne kadar doğru? Türkiye’de annelerin oğullarına daha düşkün olduğu, onları kayırmaya eğilimli olduğu söylenebilir mi?

İki-üç yaş civarındaki çocukların karşı cinsten olan ebeveyniyle farklı bir bağ kurduğunu görebiliriz. Örneğin erkek çocuklar bu yaşlarda, büyüdüklerinde anneleriyle evlenmek istediklerini söyleyebilir ya da kız çocuklarının zaman zaman babalarını kıskandıklarını fark edebiliriz. Bu aslında çocuğun gelişim sürecinin bir parçasıdır. Bunu bir düşkünlük olarak değil, gelişimin doğal bir parçası olarak görmek gerekir. Ancak bu noktada kültürel ve tarihsel etkilerle birlikte annenin erkek çocuğa farklı davranmaya başlamasının ya da başka bir deyişle kayırmasının, karşılaştığımız bir durum olmakla birlikte hem anne hem de çocuk için bir yanılgı olabileceğini söylemek gerekir.

Annelerin oğullarının üzerine fazlaca düşmeleri nasıl sonuçlanır? Erkeklerin kadınlarla ilişkilerini nasıl etkiler?

Annelerin oğullarının üzerine fazlaca düşmelerinin ne demek olduğunu biraz açmak gerekir. Bu herkes için farklı bir anlam taşıyabilir. Eğer oğullarını fazlaca korumaları, “Aslan oğlum“, “Paşam” gibi sözlerle fazla fazla cesaretlendirmeleri, oğullarını her şeyin en iyisini yaşayacaklarına inandırmaları, oğullara fazla sorumluluk vermeden tüm sorumluluğu kendi üzerlerine almaları, her şeyi oğulları için yapmaları bir yanılgıya ve olası bir hayal kırıklığına neden olabilir. Çünkü her çocuk iki yaşında ebeveyninden ayrışmaya başlar, dört-beş yaş itibarıyla bu durum belirginleşir ve ‘ben‘ olma konusu artık gündeme gelir. Bu süreç ergenlik ve yetişkinlik süreciyle birlikte ‘birey‘ olma ile devam eder. Eğer anne-oğul ilişkisinde bu ilişki tarzı baskın ise; oğulların ayrışmakta ve birey olmakta zorlandığını ya da romantik ilişkilerinde benzer bir ilişki örüntüsünü beklediklerini, bulamadıklarında ise hayal kırıklığına uğradıklarını görebiliriz.

Gelin-kayınvalide ilişkisinde ideal sınırlar nerede çizilmeli?

Eğer anne-oğul ilişkisinde sağlıklı sınırlar yoksa, gelin kayınvalide ilişkisinde de sağlıksız sınırlar olduğunu söyleyebiliriz. Eğer anne, oğluyla kurduğu ilişkinin benzerini oğlunun eşinden bekliyorsa ve bu doğrultuda oğlu ve eşi arasındaki ilişkiye fazlaca müdahil oluyorsa, işte o an çatışmalar kendini gösteriyor. Bu noktada aslında anne ve oğlunun sağlıklı ayrışmasının önemini görüyoruz. Eğer anne, oğlunun zamanında birey olmasına destek olursa, onun ayrı bir ailesi olduğunu, annenin ve eşin değerinin farklı olduğunu kabul ederse, sağlıklı sınırlardan bahsedebiliriz.

Bir annenin oğlunu yetiştirirken, kız çocuğu yetiştirmekten farklı olarak özen göstermesi gereken şeyler var mı?

Hayır, yok. Bir annenin kız ve erkek çocuğu arasında farklı davranmasını gerektiren bir durum olmaması gerekir. Her çocuğun bakım ve beslenme gibi temel ihtiyaçları bellidir. Bunların yanında çocuğun sevgi ve ilgiye ihtiyacı vardır. Bir anne oğlunu yetiştirirken, bunun kız çocuğu yetiştirmekten farklı olmadığını gözetmesi ve eşitlik hissine özen göstermesi gerekir. Tabii bunu yaparken gelişim süreçlerini bilmesi, sağlıklı bir yetişkin olabilmesi için oğluna nasıl destek olması gerektiğini ve sınırlarını bilmesi oldukça değerlidir.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

TİYATRO: 39 BASAMAK

Sonraki Yazılar

İLHAM VEREN CÜMLE