kendimizi-nasil-daha-iyi-hissederiz

Kendimizi Nasıl Daha İyi Hissederiz?

Hayvanlar içgüdüsel olarak kendilerini nasıl iyi hissettireceklerini bilirler. Kendinizi iyi hissetmek için yedi konuda onlardan ilham alabilirsiniz.

Doğayla olan ilişkimiz uzun zamandır sekteye uğramış durumda. Mevsimler gelip geçiyor ama doğanın değişimlerinin farkında olmuyoruz. Aynı şekilde diğer canlılardan da uzaklaştık. Ne zaman kırlarda dörtnala koşan bir atı izlediniz ya da ne zaman çimlerde uyuyan bir ineği gözlemlediniz? Aslında kendimizi onlardan üstün görmeden sadece bağ kurmaya çalışırsak bize öğretecek çok şeyleri olduğunu görebiliriz. Anda kalmak, özgüvenimizi geliştirmek ve kendimizi daha iyi hissetmek için hayvanlar âleminden ilham alacağınız yedi dersi uygulayabilirsiniz.

1. Onlar gibi uyuyun

Uyku treninin rötar yapmasına neden olan ekran önünde geçirilen geceler ve “duraklatma” tuşuna basmadan geçen günler çok sayıda fiziksel ve ruhsal hastalığın sebebi oluyor. Köpekler, kediler, atlar ve inekler kısa ama sık uyku uyumaları sayesinde enerji toplarlar. Beynimizin diğer memelilerden farklı çalışmadığını unutmakla hata ediyoruz.

Tavsiye: Kendinize 20 dakika kadar kısa bir şekerleme yapma fırsatı verin. Bu sizi şarj etmesinin yanı sıra hafızanızı ve yaratıcılığınızı canlandırır.

2. Bir seferde tek iş yapın

Genelde tek seferde bin tane iş halletmeye, yapılacaklar listemizdeki her işi bitirmeye çalışıyoruz.

Sonuç: Sıklıkla verimsizleşiyoruz, dağılıyoruz ve her işi kötü yapmış oluyoruz. Bu fazla aktif olma hali stresin ve fiziksel tükenmenin sebeplerinden biri. Beynimize fazla yüklenmemek için köpekler gibi tek bir hedefe odaklanmayı öğrenebiliriz. Onlar oyun oynarlar ve yemek yerler ama ikisini asla bir arada yapmazlar.

3. Yerinizden kalkın

Ekrana yapışık halde saatler geçirmek, içinde yaşadığımız post-endüstriyel toplumun bir numaralı hastalığı. Diyabet, kireçlenme, obezite, depresyon direkt olarak fiziksel hareketsizliğe bağlıdır. Durmadan hareket halindeki atları gözlemleyin. Çok duygusal olan bu canlılar kapalı alanda uzun süre kaldıklarında anksiyete belirtileri gösterirler. Onlar gibi bacaklarınızı hareket ettirmek, nöronlarınıza oksijen taşımak ve omuriliğinizi dikleştirmek için düzenli olarak aralar verin. Kısa yürüyüşler ve jimnastik hareketleri oldukça etkilidir.

4. Duygularınızı kontrol edin

Baskılanan, yerine başka duygular getirilen veya sert biçimde ifade edilen hislerimiz bizim en kötü düşmanımız olabilir. Amaç, bu hislerimizi kucaklayarak, tanımlayarak ve geride bırakarak dengeyi bulmamızdır. Atlar duyguların yönetimi için bir model ve esin kaynağıdır. Onlar stresin bizi kemirmesine izin vermemenin mümkün olduğuna örnektir. Heyecanın doruk noktasına çıkıp deli gibi dörtnala koştuktan sonra aniden sakinleşebiliyorlar ve hiçbir şey olmamış gibi saman yemeye devam ediyorlar.

5. Esneme hareketleri yapın

Oturur vaziyette çok zaman geçiriyoruz ve bu pozisyon bizim anatomimize uygun değil. Uzun süre oturmanın kalça ve üst bacak kaslarının kısalması, omurilik sağlığının bozulması gibi tatsız sonuçları oluyor. Kediler adeta birer kas virtüözüdür. Tartışmasız olarak çeviklik ve sükûnet timsalidirler. Fiziksel bütünlüğünüze dikkat etmek için onları taklit edin ve sık sık esneme hareketleri yapın.

6. Anın tadına varın

Sürekli planlar yapmak, geleceği kontrol etmeye çalışmak ve bizim dışımızda gelişen olayların üstünde kontrol sahibi olmayı ummak, bizi depresyona sokar ve korku yaratır. Geçmiş olayları kafaya takmayan, gönlünü yormayan ve kin tutmayan hayvanları taklit etmeyi deneyelim. Onlar gibi tüm duyularımızla şimdiki zamanı doyasıya yaşayalım. İşin sırrı olayları biraz akışına bırakmakta saklı.

7. Yargılamayın

Yargılamak, ölçüp biçmek, kendini başkalarıyla karşılaştırmak… Bunlar özsaygı ve özgüven eksikliğini besleyen stres ve kötü alışkanlıkların kaynaklarından bazılarıdır.

Hayvanların avantajı şudur: Onlar yargılamazlar, eleştirmezler, başkasıyla alay etmezler. Bunlar insanların taklit etmekte zorlandığı davranışlardır. Yargılamamak çoğu ruhani geleneğin önerdiği hayat prensibidir. Peki, biz de biraz bilgelik ve sağduyu kazanmayı denesek nasıl olurdu?

 

 

Önceki Yazılar

Beşinci Tadın Gizemi: Umami

Sonraki Yazılar

Bir Nesilden Diğerine Geçiş