dusuncelerinizi-kontrol-edin

DÜŞÜNCELERİNİZİ KONTROL EDİN

Düşünmek, karşılaştırmak, tahmin etmek… Dengeli çalışan zihin en değerli varlığımız. Buna karşılık, fazla ısınan bir beyin durmaksızın geçmiş ve gelecek arasında gidip gelir. Tahminler kaygı dolu evhama, düşüncelerse geçmişe dair acı sorgulamalara dönüşür. Düşüncelerde yaşamak o anki duygulardan ve hatta bedenden kopmaya neden olur. Oysa beden dur durak bilmeden, “Dur! Benim rahatlamaya ihtiyacım var” der. Sinirsel gerginlik, aralıksız >>>

cok-cabuk-icimi-dokuyorum

“ÇOK ÇABUK İÇİMİ DÖKÜYORUM”

Ceyda, 33 yaşında, her iş ya da şehir değiştirişinde, eski eşinden kimseye bahsetmeyeceğine dair kendi kendine söz veriyor. “Sekiz sene boyunca narsist bir adamla yaşadım. Şimdi, ne zaman biri beni dinlemeye başlasa ya da kıskançlıkla ilgili meselelerden bahseden birini görsem, o zamanları anlatmadan duramıyorum. Bazen karşımdaki kişiye çok fazla içimi döktüğümü fark ediyorum. Ama kendimi tutmak zor geliyor; >>>

hayata-bakisinizi-degistirin

HAYATA BAKIŞINIZI DEĞİŞTİRİN

Bir günde hayata pembe gözlüklerle bakmak mümkün mü? Pozitif psikoloji ve kişisel gelişim yöntemleri hayata daha olumlu bakmamıza yardımcı oluyor. 24 saat boyunca yapacağınız egzersizlerle hayata bakış açınız değişebilir. Filozof Émile-Auguste Chartier, “Karamsarlık bir çeşit karakter özelliğiyse, iyimserlik de bir seçimdir” diyor. Yani gelecekle ilgili olumsuz duygular beslemek ve karamsarlık tabiatımızda olabilir ama biraz çabayla iyimser olabilmek mümkün. Bilişsel terapiler >>>

iyi-olus-hali

İYİ OLUŞ HALİ

Mutlu ve tatminkar bir yaşama sahip olmak çoğu zaman gelir seviyemiz, harcama kolaylığımız ve hayatta satın alabildiklerimiz ve yapabildiklerimizle ölçülür. Uzm. Dan. Psikolog Psikoterapist Ani Eryorulmaz, yaşam tatmininin olumlu hayat koşullarından sadece kısa bir süre için etkileneceğini belirterek, “Sahip olmak istediğiniz eve ve arabaya eriştiğinizde ilk altı ya da dokuz ay boyunca mutluluk seviyeniz artar ve ardından kademeli >>>

“daginik-biriyim”

“DAĞINIK BİRİYİM”

Dağınıklık onların doğasında var. Eşyalarını toplayamamaktan ve düzenli olamamaktan ne kadar şikâyet etseler de yaşam alanlarına hâkim olan kaosu kontrol altına bir türlü alamıyorlar. Peki, bu düzensizliğin altında yatan nedir? 45 yaşındaki Cem’in evinde kıyafetler öyle yığılmış bir haldeki yatağına ulaşması mümkün olmuyor. Mutfak tezgâhı yıkanmamış bulaşıklarla dolu, evin farklı yerlerine yığılmış evraklar da cabası. Cem neredeyse her >>>

kendinizi-sevin

KENDİNİZİ SEVİN

Suffolk Üniversitesi’nde eğitimci olan Beverly D. Flaxington, “Bazen kendimize söylediğimiz şeyler, gerçekten söylenebileceklerin en kötüsüdür. Sürekli ne kadar korkunç olduğumuzu söylemek yerine kendimizi motive etmeliyiz. Unutmayın, kimse mükemmel değildir ve her zaman sizin yerinizde olmak isteyecek biri vardır” diyor. Flaxington, “Birinin sizi sevdiğini, önemsediğini, takdir ettiğini bilmek dünyalara bedeldir” diyor ve ekliyor: “Ancak birçok kişi gibi siz de >>>

isteklerimizi-neden-dile-getiremiyoruz

İSTEKLERİMİZİ NEDEN DİLE GETİREMİYORUZ?

Yardım, tavsiye, para… Bazılarımız için bunlardan birini bile istemek çok zor ve hatta imkânsız. Oysaki yakınımızdan yardım istemek, toplumsal yaşamın temelini oluşturur. İsteklerinizi dile getirmenize engel olan blokajların nedenlerini ortaya çıkarıp onları aşabilirsiniz.     Sanılanın aksine, yardım veya tavsiye istemek çoğu kişi için kolay değil. “İş birinden bir şey istemeye gelince neredeyse hepimiz bundan rahatsızlık duyuyoruz. Çünkü bu >>>

aliskanliklarinizi-degistirin

ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİRİN

Rutinin çerçeveye oturtma işlevi vardır. Bize belirli noktaları sunar ve enerjimizi boşa harcamamızı engeller. Ancak bu, tek tip bir işleyişe dönüşebilir ve zaman zaman boğucu bir his doğurabilir. “Yapmalıyım” ve “Şöyle olmalı” cümleleri, “Şunu isterim” ya da “Şuna ihtiyacım var” cümlelerinin yerini alır. Olan bitene sadece ve sadece uyum sağlamak zorunda olduğunu düşünmek, farklı yollar keşfetme ya da >>>

stresli

SÜREKLİ KAYGILI, HUZURSUZ OLMAK SİZİ GÜÇSÜZ DÜŞÜREBİLİR

Sürekli üzgün olmak sadece akıl sağlığınıza zarar vermiyor: Avrupa Nöropsikofarmakoloji Kongresi‘nde sunulan yeni araştırmaya göre anksiyeteye sahip kişilerin kanserden ölüm riskleri yüksek. 15,000 İngiliz’in bilgilerinin değerlendirildiği araştırmada, genelleşmiş anksiyete bozukluğuna sahip kişilerin olmayanlara kıyasla 15 senelik periyotta kanserden ölüm risklerinin 2 kat daha fazla olduğu görülüyor. Mevcut bağlantı araştırma grubunda kişilerin kansere sebep olabilen diğer faktörler (örneğin anksiyete >>>

önyargı

ÖNYARGI DOĞRU DEĞERLENDİRMEYİ ENGELLER

Belli grupların aynı özellikleri taşıdığına ilişkin inanışlarımız bir kalıp oluşturur. Bu durum genel olarak ‘önyargı‘ diye tanımlanır. Irkına, milletine, cinsiyetine, ten rengine, düşünce sistemine, inancına hatta üye olduğu derneğe, partiye, kuruma göre kişiler hakkında bireysel düşünmeden yargıya varırız. Teninin rengi nedeniyle suç işlemeye daha yatkın olduklarına, düşünce sistemleri nedeniyle bazı şeyleri kabul etmeyeceklerine ya da size göre çok >>>