izlemek-icin-uc-neden-yuzlesme (1)

İZLEMEK İÇİN ÜÇ NEDEN: YÜZLEŞME

Psikoterapist Tuğba Kocaefe, yönetmenliğini François Ozon’un üstlendiği 2018 yapımı “Yüzleşme” filmini izlemeniz için üç neden sunuyor.

Gerçeklikle yüzleşme. Fransız yönetmen François Ozon, bu sefer karşımıza sinematografik oyunlarıyla değil, travmatik bir gerçeklikle çıkıyor. Rahip Bernard Preynat’ın 25 sene boyunca Katolik Kilisesi’ne bağlı Aziz Luc Okulu’nun yaz kampında çocuklara yönelik cinsel istismarını konu alan film, seyircinin de film boyunca gerçeklerin tüm detaylarıyla yüzleşmesini sağlıyor. Burada travma yaratanı biraz daha açabiliriz. İdealize edilmiş olanın (Tanrı’nın) gölgesinde din adamlarının da kendilerini idealize bir konuma yerleştirerek bunu çocukları istismar etmek için kullanmaları kabul edilemez bir suçtur. Güvenin ve kişisel sınırların, bedenin ve mahremin istismarının üstü asla örtülemez ve bir gün, Alexandre’ın hafızasında canlandığı gibi, bir detayla gün yüzüne çıkar. Çünkü cinsel istismar ancak bastırılabilir; kişi bununla baş edebileceği zaman geldiğinde bastırılan geri döner.  

Sessizlik. Çocuk cinsel istismarına olan sessizlik, bireyselden toplumsala film boyunca işlenirken, ara ara vurucu cümlelerle de ifade ediliyor. Filmin bir noktasında geçen “Sessizliğin yükü çok ağır!” cümlesi, belki de bu yükün neden taşınamadığını ve artık patlak vermesi gerektiğini anlatıyor. Saygın ve otoriter rahip, bu saygınlığını manipüle edip, Başpiskopos Philippe Barbarin ile aslında gizli bir dil ortaklığıyla, çocuklarla çalışmayı ve konumunu sürdürebilmiş. Bu manipülasyon yalnızca çocuklar değil, aileleri üzerinde de yoğun bir etkiye sahip. Alexandre’ın ailesi başta olmak üzere, çoğu aile ve Katolik Kilisesi de bu istismara sessiz kalmayı seçmiş. Fakat bu kadar sessizlik bir çığlığın habercisi oluyor filmde…

Affetmek. Bedenin sınırlarını işgal eden, ruhun katline sebep olmuş birini “affetmek”, her ne kadar yüce bir davranış gibi görülse de aslında bir savunma mekanizmasıdır. Filmde bir sahnede şöyle bir cümle var: “Onu affedersen, onun mahkûmuna dönüşürsün!” Tam da böyle açıklanabilir belki… Affetmek, kibirli birinin karşısında kibri yenme savaşıdır aslında. Bir nevi, öfkeyle, yara vermiş kişinin üstüne çıkma savaşı… Aslında sağlıklı olan affetmek değil, iç dünyadaki yaraları dayanışmayla dönüştürebilmektir. Bir mağdur, affederek yalnızca bir mağrura dönüşür. Ve bu, tahterevallinin diğer ucuna geçmek demektir. Önemli olansa bu çarpık dinamiği kırıp atmak ve yerine sağlıklı bir dönüşüm koyabilmektir.

FRANÇOIS OZON

Yönetmenliğini François Ozon’un üstlendiği 2018 yapımı “Yüzleşme” (Grâce à Dieu), Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi ve Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Yönetmenin filmleri arasında, “8 Kadın” (8 Femmes-2002), “Havuz” (Swimming Pool-2003), “Evde” (Dans la maison-2012) ve “Tutku Oyunu” (L’amant Double-2017) bulunuyor.

 

 

Önceki Yazılar

“HAYIR” DİYENLER

Sonraki Yazılar

DOĞAL YAŞAMI KORUYUN