izlemek-icin-uc-neden-your-name (1)

İZLEMEK İÇİN ÜÇ NEDEN: YOUR NAME

 

 

Yönetmenliğini Makoto Shinkai’nin üstlendiği “Senin Adın” anime filmini izlemeniz için üç neden.

  1. Zamanın akışı

Reel dünyada ortak bir zaman algısı yaratabilmek için “zaman” doğrusalmış gibi kurgulanır. Oysaki bilincin dışında zaman döngüseldir, hatta bilinçdışı zamansızdır. Şimdi ile geçmiş, birbirine geçmiş adeta kördüğüm olmuştur. Geçmişin tekrarlanıp şimdi olanın aslında geçmişin bir parçası olduğunu algıladığımız zaman, yaşam ve ölüm, yerüstü ve yeraltı, rüyalar ve gerçeklik arasındaki kalın çizgi de yok olacaktır. Peki, filmde, zamanın akışında, ölen Taki midir? Yoksa başkası mıdır?

2. Birleşmeler ve bağlanmalar

İlk ayrılığı yaşadığımız doğum, ana rahminden kopuş ve dünyaya fırlatılma bizim ilk travmamızdır. Bir kumaşı dokurken ipliklerin önce birbirine bağlanıp sonra birbirinden kopması gibi, bir bebek ana rahminde önce büyür sonra rahimden kopar. Fakat eğer bir bağlanma kesilmezse, bir bedende iki can zamanı gelince ayrılmazsa, büyümek imkânsızlaşır, ayrılmamak ise yaşama arzusuyla ölüme dönüşür…

3. Rüyalar

Bir bakıma arzuların doyumu olan rüyalarda iç dünyamızın farklı parçaları adeta ete kemiğe bürünür. Zihnimizde olan fanteziler, kaygılar ve korkular rüyalarda farklı beden görünümleriyle karşımıza çıkarlar. Çocukken bir canavar olur korkumuz rüyada, yetişkinlikte ise bu korkuyu yansıttığımız kişi olur. Bazen rüya ve gerçeklik arasında, bir rüyanın içinde başkasının hayatını yaşarken buluruz kendimizi. Peki, acaba rüyalarımız “eksik”liğini hissettiğimiz tanımlanamaz hissimizi bulmamıza yardımcı olur mu?

MAKOTO SHINKAI

Yönetmenliğini Makoto Shinkai’nin üstlendiği “Senin Adın” (Your Name – Kimi no Na wa) 2016 yapımı bir anime. Shinkai’nin senaristliğini de yaptığı film, Japonya’da tüm zamanların en çok hasılat yapan dördüncü filmi oldu. Yönetmenin filmleri arasında, “Kulenin Gizemi” (The Place Promised in Our Early Days – 2004), “Saniyede 5 Santimetre” (5 Centimeters Per Second – 2007), “Children Who Chase Lost Voices From Deep Below” (2011) ve “Kelimelerin Bahçesi” (The Garden of Words – 2013) bulunuyor.

Yazı: Tuğba Kocaefe

 

 

Önceki Yazılar

BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİN

Sonraki Yazılar

DİJİTAL ŞİDDET NEDİR?